Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
21:13 - 3 Ağustos 2016
Cep telefonları günümüz insanının en büyük derdi olan can sıkıntısına birebirdir. Modern çağın alametlerinden birisi, insanın onca uyaran karşısında bile can sıkıntısına yakalanabilmesi. Eğlence peşinde koşarız. Hayatı kocaman bir neşe, ölçüsünü şaşırmış bir kahkaha olarak yaşadığımızda mutlu olduğumuzu sanırız. O yüzden bizi eğlendirecek, hayatı unutturacak bir şey bulamadığımızda elimizin altındaki oyuncağa yöneliriz. Telefonlar, giderek […]
Arif
19:50 - 26 Haziran 2016
0 Yorumlar
Bilmek için kimileyin sevmek gerekir. İşte tasavvufun merhameti mihver alan öğretisi bu noktada insanın ruhsal sıkıntılarına çare olarak beliriyor. ‘İncinmemek ve incitmemek’ten yola çıkan ve “Gönüller yapmaya geldim” diyen bu zengin öğretinin, mutluluğu, tüketmekte arayan ve ciddi kimlik sorunlarıyla bunalan günümüz insanına söyleyeceği çok şey var. Her şeyden önce, anlamın insanın tam da içinde, ruhunun […]
Arif
22:24 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Hayatı internette dolaşır gibi yaşıyoruz. Bir anda birkaç pencere birden açarak, ayrı iklimlerde geziniyoruz. Bedenimiz bir yerde, ancak ruhumuz başka başka yerlerde geziniyor. Bir gülüşün tam ortasında, uzay gemisinden yanlışlıkla dünyaya düşmüş bir yabancı gibi kalakalıyoruz. Sahi, ben orada değilken bu kadar komik ne otmuş olabilir? Niye gülüyor çevremdeki bu insanlar? Neyi kaçırdım ben? Kaçırdığım […]
Arif
22:21 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
-Tartışma veya müzakere gibi kavramlar diyaloğun yerini tutmuyor. İnsanların sağlıklı bir diyalog için önce ön- kabullerini askıya almaları gerekli. Diyalog halkası içinde; görüşlerini beğenmediğim, kendi varlığım için tehdit edici saydığım diğer insana karşı düşüncelerimi öfkeyle ifade etmiyorum, dahası ona için için küfretmeyi de bırakıyorum. Onunla kendimi aynı gemide hayal ediyorum. Bir varlık ve yokluk savaşı […]
Arif
22:14 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Vücudum benim kendi meselemdir. Kimse bana nasıl görünmem gerektiğini veya güzel mi, çirkin mi olduğumu söyleyemez. Ben, bundan daha önemli işlerim olduğunun farkındayım.” Bu sözleri, Kanada yurttaşı, başı örtülü genç bir hanım söylüyor. O ve onun gibi düşünen çokları için örtünme, yirmibirinci yüzyılın tüketimci kapitalist kültüründe bedenin nesneleştirilme- si ve metalaştırılmasına karşı güçlü bir direniş […]
Arif
15:34 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Nefret adaletsizliği tetikler, adaletsizlik de şiddeti. Nefret sözcüğü ağzınızdan çıktığında, düşmanı ortadan kaldırılası bir varlık olarak tanımlamış olursunuz. Bugün Türkiye’de aklı başında gibi görünen pek çok insan, demokratik bir ülkede nefret suçu’ sayılabilecek söylemlerde bulunuyor, nefret konuşmasını çoğaltıyor. Sokaktaki vatandaşın ‘karadonlu/kıllı’ veya ‘göbeğini kaşıyan adam’ olarak aşağılandığı, hikâyesinin ve dolayısıyla yapağı seçimin önemsizleştirildiği ayrımcı yaklaşımlar, gazete […]
Arif
15:32 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
‘Çocukların hızla büyümeye zorlandığı, ‘çocuk masumiyetinin kaybolduğu, buna mukabil erişkinlerin de çocuklaşma temayülü içine girdiği tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. Bugünün çocukları bilgisayardan anlıyor. Evime ilk kişisel bilgisayar girdiğinde 30 yaşımdaydım. Bugün i ki buçuk yaşındaki afacan oğlum net üzerinde oyun oynuyor. Mouse’u kontrol etmeyi çok seviyor. En sevdiği ve ilk öğrendiği sözcüklerden birisi, “tıkla”! Bugünün […]
Arif
15:30 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Ahlâk eğitimi, günübirlik etkileşimlerle, yetişkinleri gözleyerek, hayatin içinde öğrenerek yürür. Çocuklar bizim hayatlarımızın tanığı olmakla bir ahlâk duygusu geliştirirler. Bir yetişkin, ancak doğru eylemlerle çocuğa ahlâk hocası olabilir. Kuru nasihat ve vaaz çocuklara sökmez. Çocuklar birbirleriyle konuşarak, çevrelerinde olup bitenleri gözleyerek, neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair bir kanaat edinirler. Anne-baba, nasıl önceki nesillerin değer […]
Arif
15:29 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Hased kültürü insan ilişkilerini infilaka hazır bir bomba haline getiriyor. Bu havayı soluduğumda, başkasının yüceltmesi benim değersizleşmem anlamına geliyor. O halde onu da dedikodu, kara çalma, çelme takma gibi en adi vasıtalarla yanıma çekmeliyim ki, değersizlik hislerim beni perişan etmesin. Bu toplum, tuhaf bir özgüven spazmı içinde, özgüven bazen büzüşüyor, o kadar narinleşiyor ki, her […]
Arif
15:27 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Hastalıklı narsisizmin günümüz kültüründe normalleşmesi, bu anlayışın, zihin ve karakterlere biçim veren kurumlar ve etkiler üzerinden çocuklara aktarılması demektir. Narsisistik / özsever imge ve değerlerle dolu bir dünyada, anne babalar sağlıklı çocuklar yetiştirmek için zorlu bir uğraş içinde. Günümüz dünyası bize var olan sınırların ve kısıtlamaların aşılmasını telkin ediyor. Çocuklara öz güven kazandırma gayreti onların […]

0 Yorumlar