İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
19:57 - 20 Mayıs 2014
Şimdi hukuken, vicdânen Âtıf Hoca’ınn derhal serbest bırakılması lâzımdır, değil?… Ancak öyle yapılmamıştır. Âtıf Hoca Giresun’dan tekrar İstanbul’a getirilmiş ve evine gönderilmeyip Emniyet Müdürlüğünde nezaret altında tutulmuştur. Âtıf Hoca buradan da “gizli güçlerin şevkiyle” Ankara’ya götürülmüş ve Ankara İstiklâl Mahkemesinin huzuruna çıkarılmıştır. Bu muâmeleler insana “kurtla kuzu hikâyesi”ni hatırlatıyor. Hani meşhur hikâyedir. Kurdun biri bir […]
Arif
15:43 - 20 Mayıs 2014
0 Yorumlar
ŞAPKA UĞRUNA BATAN GÜNEŞ : İSKİLİPLİ ATIF HOCA VE ŞEHADETE GİDEN YOL “Atıf Hoca’nın savcı tarafından hapsi istendiği halde idama mahkum edilmesi ve aleyhindeki başlıca suçlamanın, şapka kanunundan çok önce yayımlanmış bir risale olması. (Frenk Mukallitliği ve Şapka) istiklal Mahkemesinin en haksız kararlanndan birini oluşturmuştur.” Bu sözler sanıldığı gibi bir İslamcı yazarın değildir, bir molla, […]
Arif
15:28 - 20 Mayıs 2014
0 Yorumlar
Ayrıntılara geçmeden kısaca Lozan’daki TBMM heyeti ile Ankara arasındaki haberleşmeden de bahsetmek gerekir. Haberleşme daha çok telgraf kanalıyla oluyordu. Ancak telgraf hattı Ingilizlerin ve Fransızların kontrolündeydi. Bu nedenle telgrafların İngilizlerce öğrenilmesi her zaman muhtemel. Ingiltere Gizli Telgrafları Ele Geçiriyor M. Kemal Paşa tarafından “fevkalade mahremdir” notuyla Heyet-i Murahhasa riyasetine gönderilen bir mektuptan, Lozan’la olan haberleşmenin […]
Arif
15:00 - 20 Mayıs 2014
0 Yorumlar
Lozan süreci Saltanatın ilgasından önce başlar Hilafetin ilgasından sonra Lozan’ın Ingiltere tarafından onaylanmasıyla tamamlanır. Bu süreç içinde çok önemli gelişmeler, kırılmalar ve sapmalar olmuştur. Bu süreçte Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş tamamlanmıştır. Bu süreçte Saltanatın ilgası, Meclisin yenilenmesi, Cumhuriyetin ilanı ve Hilafetin ilgası gibi çok önemli gelişmeler yaşanmıştır. Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu belgelerinden biridir; hatta en […]
Arif
14:56 - 20 Mayıs 2014
0 Yorumlar
I.Meclis değerlendirilirken sık sık niyetlerin ayrı, söylenilenlerin ayrı olduğundan bahsedilir. Bu, birçok 1. Meclis mebusunun 11. Meclis üyesi iken söylediği karşılaştırıldığında genel olarak doğrudur. Gerçek şu ki, I. Meclis dönemi geçici bir dönemdi. Türkiye ve dünya, yeni bir yapılanmanın eşiğindeydi. Osmanlı Devleti henüz yıkılmamıştı ve hala müessirdi, Türkiye Cumhuriyeti de henüz kurulmuş değildi. Bu dönemde […]
Arif
14:49 - 20 Mayıs 2014
0 Yorumlar
Şeriatı bir meşruiyet aracı olarak kullanma konusunda kırılma noktası Hilafetin ilgasıdır. Hilafetin ilgası öncesinde yapılan değişikliklerde dine ve şeriata göndermede bulunulurken Hilafetin ilgası sonrası yapılan düzenlemelerde “irtica”dan ve “dini siyasete alet etmek”ten söz edilmiştir. Örneğin, 25 Şubat 1925 tarih ve 556 nolu Kanun, dini ya da mukaddesat-ı diniyeyi siyasete alet etmek için cemiyetler kurmayı “vatana […]
Arif
14:43 - 20 Mayıs 2014
0 Yorumlar
Müzakereler sırasında yapılan tartışmaların en önemlilerinden birisi de Halife’nin vazife ve salahiyetleri konusunda olanıydı. Bitlis mebusu Yusuf Ziya Bey, Vatikan’ı taklit etmediklerini, Halife’nin vazifelerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. O’na göre, Halife ruhani ve dsmani kuvvetleri nefsinde cem etmektedir ve şuranın reisi olmalıdır. Dolaylı yoldan Halife’nin Meclis’in reisi olması gerektiğini söylüyordu. Bu tehlikeyi gören M. […]
Arif
13:00 - 20 Mayıs 2014
0 Yorumlar
..İlginç olan şudur: Vahddeddin’in ülkeyi terk ettiği zaman diliminde Ankara Hükümeti isteseydi bu durumu önleyebilirdi; buna gücü yeterdi. Ancak Ankara, adeta bu gelişmeye çanak tutulmuştur. M. Kemal Paşa, Vahdeddin’in ülkeyi terk edeceğini tahmin ediyordu. Hükümetin bile haberi olmadan bu konudaki sezinlemelerini Refet Paşa’ya bildirmiş ve Ona, “Vahdeddin kaçmak isterse mani olunmamasını” emretmişti.(1) Mani olunmadı ve […]
Arif
12:56 - 20 Mayıs 2014
0 Yorumlar
Öncelikle belirtmek gerekir ki;Mecliste bu kararın hukuka uygunluğu tartışılmamıştır. Daha doğrusu tartışılamamıştır… Anayasa Komisyonu başta olmak üzere komisyonların bu konuyu özgürce tartışmasının engellendiğini yukarıda ifade etmiştik. Konu hukuki açıdan genel kurulda da tartışılmamıştır. Peşinen söyleyelim ki, gerek Saltanatın ilgası gerekse Hilafetin ilgası hukuki değil siyasi kararlardır. Bu kararlar alınırken hukuk değil siyaset gözetilmiştir. Steinhaus’a göre […]
Arif
12:51 - 20 Mayıs 2014
0 Yorumlar
Lozan Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çok önemli bir kilometre taşıdır, önemli bir kırılma noktasıdır. Daha Lozan’a davetten itibaren, Lozan’ın her aşamasında ve Lozan’dan sonra en önemli inkılâplar gerçekleştirilmiştir. Başta Ingiltere olmak üzere itilaf Devletleri Lozan aracılığıyla Türkiye’ye yeni bir şekil vermeye ve Türkiye’yi dünya sistemi içinde yeni bir yere oturtmaya çalışmıştır. Kısaca Lozan, daha çagrı aşamasından […]

0 Yorumlar