Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
01:05 - 17 Ağustos 2016
Parçalanmış Bilinçle Bütüne Kör Kalmak Ortasından dört bir yana doğru çizgi çizgi çatlamış bir pencere camından dışarıyı seyreden bir kimse, karşısındaki manzarayı bütün olarak görebilir mi? Bu nasıl mümkün değilse, varlığı, eşyayı ve olayları da böyle parçalanmış bir zihin yapısıyla bir bütün olarak görmek mümkün değildir. Sözü getirmek istediğimiz nokta, geçmişimizi değerlendirirken […]
Arif
00:44 - 17 Ağustos 2016
1 Yorum
Aklın merkezinin neresi olduğuna doğru cevabı bulmak önemli. Çünkü aklı beynin bir faaliyeti olarak kabul ettiğimizde, insanı maddi-manevi bütün yanlarıyla sadece biyolojik bir varlık olarak görme tehlikesiyle karşı karşıyayız demektir. Sadece hayvanlardan biraz daha gelişmiş bir varlık. “İnsanı diğer canlılardan ayıran ve hepsinden üstün kılan en önemli özellik nedir?” diye sorulduğunda, cevabımız elbette ‘akıl’ olacaktır. […]
Arif
00:32 - 17 Ağustos 2016
0 Yorumlar
…Efendimiz bu durumu şöyle beyan ediyor: “Mü’min kul bir günah işlediği zaman kalbinde bir siyah nokta oluşur. Eğer tevbe ederse o nokta silinir ve kalbi cilalanır (eski haline gelir).Eğer günah işlemeye devam ederse o noktalar da artar ve nihayet bütün kalbini kaplar.” (Tirmizî, bn-i Mace, Ahmed b. Hanbel) Her Günah Fıtrata Bir Darbe Bu çok […]
Arif
15:48 - 4 Ağustos 2016
0 Yorumlar
[ Yılkı Dergisi – Temmuz 2016 ] Zor bir coğrafyada, ağır bir tarihsel misyonun yüküyle yürümeye çalışıyoruz. Düşmanlarımız, kemiyet ve keyfiyet planında “dost” diyebileceklerimizle kıyas kabul etmez bir üstünlüğe sahip. Ümmet’in son kalesini de ele geçirip, ebedî rövanşlarını taçlandırmak üzere topyekün taarruz halindeler… Efendimiz (s.a.v)’in işaretlediği üzere küfür, “Amik Ovası”ndaki o nihaî darbeyi yiyene kadar […]
Arif
15:23 - 25 Haziran 2016
0 Yorumlar
Soru: Elfaz-ı küfr bahsi ile ilgili olarak çeşitli kaynakları tetkik ettim. Bazı kitaplarda uzun listeler veriliyor. Verilen misaller arasında günümüzde halkın diline yerleşmiş ve hiç düşünmeden kullanılan bir takım cümleler de var. Hatta beş vakit namazlı, mütedeyyin insanlardan dahi bu tarz sözler sadır olabiliyor. (Meselâ; “yüzünü gören cennetlik” demek, “yürü Allah yürü, git Allah git” […]
Arif
17:06 - 7 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Modern zamanlarda Batı’dan dünyaya yayılan ve “evrensel” olduğu söylenen hakim değer yargıları, İslâm dünyasında bir kısım ilahiyatçıları ve yarım aydınları ilgi çekici biçimde bir “din sorgulaması”na itti. Mevcut durumun mutlaklaştırılması sonucunda girilen bu yol, yolcularını, kaçınılmaz olarak “Din’e karşı din” noktasına getirdi. İsrailoğulları’nın yaşadığı garip ve garip olduğu kadar da ibretamiz serüven, “Karış karış, arşın […]
Arif
17:06 - 19 Mart 2016
0 Yorumlar
Kur’an’ın, insanlığın dünya ve ahiret saadetini temin ve Allah’ın rızasına uygun, “insanca” bir hayat için gönderildiğini hepimiz bilir ve söyleriz de, bundan sonrasının “nasıl”lığı konusunda son yıllarda kafaların iyice karıştığı bir gerçek. Yaklaşık 23 yıllık bir zaman kesiti içinde nüzulü tamamlanan, kimi zaman özel olaylara özel çözümler ihtiva eden, kimi zaman bütüne şamil hükümler getiren; […]
Arif
20:29 - 19 Şubat 2016
0 Yorumlar
İslam, hayatın her alanına ve varlığın görünür-görünmez her boyutuna “kendine mahsus” damgasını vuran bir dindir. Müslüman olmanın kendine has hüküm, tarz, sembol ve göstergelerinin muhafazası, bu sebeple Efendimiz (s.a.v) tarafından ümmetine titizlikle öğütlenmiştir. Tarih boyunca Müslümanların hep “kendine mahsus” bir hayat yaşamış olması, eşya ve olayları bu “mahsus” telakki tarzıyla değerlendirmesi, kökü buraya dayanan “kimlik […]
Arif
03:30 - 17 Şubat 2016
0 Yorumlar
Özel olarak Tasavvuf tarihiyle ve genel olarak İslamî ilimlerin tarihiyle ilgilenenlerin çok iyi bildiği üzere İslam’ın diğer sahalarında olduğu gibi Tasavvuf sahasında da bir kısım anlayış ve uygulamaların zaman zaman ve yer yer istikametten saptığı görülmüştür. Bu, eşyanın tabiatındandır. Zira insan; mesleğine, meşrebine, içinde bulunduğu dinî ve sosyal çevreye bağlı olarak birinci derecede […]
Arif
00:59 - 15 Şubat 2016
0 Yorumlar
Özellikle gençler arasında hayli yoğun bir şekilde tartışılan meselelerden biri haberi sıfatlar. Kısaca, “Kuran ve Sünnet’te Allah Teala’nın müteşabih sıfatları cümlesinden olduğu haber verilen hususlar” olarak tarif edebileceğimiz bu sıfatlar hakkında ne düşünmeli, onlara nasıl inanmalıyız? Allah Teala’nın eli, yüzü, gözü, inmesi, gelmesi… gibi nitelemeleri okuduğumuzda/dinlediğimizde aklımıza ne gelmeli? Anlaşılan o ki, bir kesim, bu […]

0 Yorumlar