Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
15:49 - 28 Kasım 2015
Bismillahirrahmanirrahim Yirmi Dördüncü Pencere لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ 1 Gayet kuvvetli bir hüccet-i vahdâniyettir. اَلَّذِى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ delâletince, mevt adem, idam, fenâ, hiçlik, fâilsiz bir inkıraz değil; belki bir Fâil-i Hakîm tarafından, hizmetten terhis ve tahvil-i mekân ve tebdil-i beden ve vazifeden paydos ve […]
Arif
14:28 - 28 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Yirmi Üçüncü Pencere اَلَّذِى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ (“Ölümü de, hayatı da yaratan Odur.” Mülk Sûresi, 67:2.) Hayat, kudret-i Rabbâniye mu’cizâtının en nuranîsidir, en güzelidir. Ve vahdâniyet burhanlarının en kuvvetlisi ve en parlağıdır. Ve tecelliyât-ı Samedâniye âyinelerinin en câmii ve en berrakıdır. Evet, hayat, tek başıyla, bir Hayy-ı Kayyûmu bütün esmâ ve […]
Arif
13:53 - 28 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Yirmi İkinci Pencere اَلَمْ نَجْعَلِ اْلاَرْضَ مِهَادًا – والْجِبَالَ اَوْتَادًا – وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجًا 1 فَانْظُرْ اِلٰۤى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللهِ كَيْفَ يُحْيِى اْلاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا 2 Küre-i arz bir kafadır ki, yüz bin ağzı vardır. Her bir ağzında yüz bin lisanı vardır. Her lisanında yüz bin burhanı var ki, herbiri çok […]
Arif
13:50 - 28 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Yirmi Birinci Pencere وَالشَّمْسُ تَجْرِى لِمُسْتَقَرٍّ لَهَا ذٰلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ (“Güneş de kendisine tayin edilmiş bir yere doğru akıp gider. Bu, kudreti herşeye galip olan ve ilmi herşeyi kuşatan Allah’ın takdiridir.” Yâsin Sûresi, 36:38.) Şu kâinatın lâmbası olan güneş, Kâinat Sâniinin vücuduna ve vahdâniyetine güneş gibi parlak ve nuranî bir penceredir. Evet, manzume-i şemsiye […]
Arif
13:46 - 28 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim On Dokuzuncu Pencere تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَاْلاَرْضُ وَمَنْ فِيهِنَّ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ (“Yedi gök ve yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.) sırrınca, Sâni-i Zülcelâl, semâvâtın ecrâmına o kadar hikmetler, mânâlar takmış ki, güya celâl […]
Arif
13:35 - 28 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim On Sekizinci Pencere اَوَلَمْ يَنْظُرُوا فِى مَلَكُوتِ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ (“Onlar, göklerin ve yerin iç yüzüne (özüne) bakmadılar mı?” A’râf Sûresi, 7:185.) Yirmi İkinci Sözde izah edilen şu temsile bak ki: Nasıl mükemmel, muntazam, san’atlı, saray gibi bir eser, bilbedâhe, muntazam bir fiile delâlet eder. Yani, bir bina, bir dülgerliğe delâlet eder. […]
Arif
13:25 - 28 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim On Yedinci Pencere اِنَّ فِى السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ َلاٰيَاتٍ لِلْمُؤْمِنِينَ (“Muhakkak ki, göklerde ve yerde, iman edenler için deliller vardır.” Câsiye Sûresi, 45:3.) Zeminin yüzünü yaz zamanında temâşâ edip görüyoruz ki: İcad-ı eşyada müşevveşiyeti iktiza eden ve intizamsızlığa sebep olan nihayetsiz sehâvet ve bir cûd-u mutlak, gayet derecede bir insicam ve intizam […]
Arif
13:22 - 28 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim On Altıncı Pencere Rû-yi zeminde mevsim be mevsim tazelenen mahlûkatın icad ve tedbirlerindeki intizamat ve tanzimat, bilbedâhe bir hikmet-i âmmeyi gösterir. Sıfat mevsufsuz olmadığından, elbette o hikmet-i âmme, bizzarure bir Hakîmi gösterir. Hem o perde-i hikmet içinde harika tezyinat, bilbedâhe bir inâyet-i tammeyi gösterir. Ve o inâyet-i tamme, bizzarure inâyetkâr bir Hâlık-ı […]
Arif
13:20 - 28 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim On Beşinci Pencere اَلَّذِى اَحْسَنَ كُلَّ شىْءٍ خَلَقَهُ (“O herşeyi en güzel şekilde yaratandır.” Secde Sûresi, 32:7. ) sırrınca, herşeye, o şeyin kabiliyet-i mahiyetine göre kemâl-i mizan ve intizamla biçilip hüsn-ü san’atla tertip edilip, -en kısa yolda, -en güzel bir surette, -en hafif bir tarzda, istimalce en kolay bir şekilde (meselâ […]
Arif
13:16 - 28 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim On Dördüncü Pencere 1 قُلْ مَنْ بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍ وَاِنْ مِنْ شىْءٍ اِلاَّ عِنْدَنَا خَزَاۤئِنُهُ 2 مَا مِنْ دَاۤبَّةٍ اِلاَّ هُوَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا3 اِنَّ رَبِّى عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ حَفِيظٌ 4 sırlarınca, herşey, herşeyinde ve her şe’ninde tek bir Hâlık-ı Zülcelâle muhtaçtır. Evet, kâinattaki mevcudata bakıyoruz ve görüyoruz ki, zaaf-ı […]

0 Yorumlar