Recm Meselesi 2

2.Bölüm Recmi kabul etmeyenler özetle şöyle demektedirler: Celde cezasını öngören ayet nüzul olmazdan evvel zinakarlar için evlerde hapsedilme cezası öngörülmüştü. Nitekim bu Nisa-15. ayette şöyle ifade edilmektedir: Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar hakkında bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde […]

Daha fazla oku
Recm Meselesi 1

1. Bölüm Mukaddime Meseleye Genel Bir Bakış Bu risale, sünnetin teşrî konumunu isbat sadedinde detaylı malumat içermesi amacı ile yazılmamıştır. Ancak her ne kadar bu amaçla yazılmamış olsa da, ele alacağımız recm meselesi ile doğrudan bir bağ bulunmasından dolayı az da olsa sünnet hakkında genel bir bakış açısı oluşsun diye bir takım noktalara değinmek istiyoruz. […]

Daha fazla oku
Kitap ve Sünnet’e Bağlılığın Gereği

    Mükemmel ve son din olarak gönderilmiş bulunan İslâmın iki kaynağı, Kitap ve Hz. Peygamber’in yaşayışı ve yorumları demek olan Sünnettir. Bu iki asl’a ya doğrudan veya dolayı­sıyla dayanmayan, bunlardan kaynaklanmayan hiçbir görüş ve uygulama “İslâmî bir nitelik ve kimlik” taşımaz. Bu sebep­le alimler, sürekli olarak bütün güçleriyle ve İlmî metodlarla bu iki temel […]

Daha fazla oku
İslam ve Amel

Eğer dine (İslâm) hayatımızın her şeyi diye bakmıyorsak, onu kendisiyle amel edeceğimiz bir hükümler bütünü olarak görmüyorsak, dini bir zihin fantezisi olarak kabul ediyoruz demektir. Din, bir kez, bir zihin fantezisi olarak kabul edilince, bu fanteziye yüklenmek istenen değer ne kadar yüce ve yüksek olursa olsun, o artık kendisiyle amel edilen bir hükümler bütünü olmaktan […]

Daha fazla oku
Taganni Üzerindedir, Kâtip Çelebi

Taganni musiki fenni kaidesine göre nağmelerle seslerin tekrarına derler. Mutlak seslerin ruhlarda ve bedenlerde tesiri kararlıdır, inkâr olunmaz. Eğer ses, ölçüsüz ve çirkin olursa nefret yönünden tesir eder. Ve eğer ölçülü ve tabiata uygun olursa rağbet ve benimseme yönünden tesir eder. Ruhların ondan etkilendiğinin bedenlerde izi olur ve sahibi o tesiri anlayıp bilir, meğer ki […]

Daha fazla oku
Kabir Azabı Hakkında

  Kabir azabını inkar edenler ise şu âyeti delil getirmiştir: “ilk ölümden başka ölüm tatmayacaklar dır”(Duhan,56). Eğer kabirde diriltilselerdi iki ölüm tatmış olacaklardı. Cevap: Bu, cennet ehlinin vasfıdır ve “orada / lafzındaki zamir cennete gitmektedir. Buna göre âyetin manası şudur: Cennetlikler cennette ölüm tatmayacaklardır. Dolayısıyla onlara verilen nimetler dünyadakilere verilen nimetlerin ölümle kesildiği gibi kesilmeyecektir. […]

Daha fazla oku
Sırat, Mizan, Hesap, Kitapların Okunması, Havuz ve Organların Şahitliği

Dinin bildirdiği sırat, mizan, hesap, kitapların okunması, havuz ve organların şahitliği, bütün bunlar, ümmetin çoğunluğuna göre tevilsiz gerçektir. Bunları ispat ederken dayanağımız kendiliklerinde mümkün olmala­rıdır. Çünkü bunların gerçekleştiğini varsaymak, zâtı gereği herhangi bir imkânsızlığı gerektirmez. Yanı sıra doğru sözlü Peygamber (s.a.) bunları haber vermiştir. Muhalifler çıkmadan önce Müslümanlar bu hususta icma etmişti. Kur’ân da bunları […]

Daha fazla oku
Namaz Kılıp da Büyük Günah İşleyen Mümin midir?

Namaz kılan derken ehl-i kıble kastedilmektedir. Daha önce imanın hakikati meselesinde bunun açıklaması geçmişti. Buradaki amacımız muhaliflerin görüşlerini zikretmek ve onların şüphelerini cevaplamaktır. Hariciler bu kimsenin kafir olduğuna, Hasan el-Basri münafık olduğuna, Mutezile ise ne mümin ne de kafir olduğuna vardı Haricilerin bir kısım delilleri vardır. Birincisi şu ayettir: ”Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler kâfirlerdir.”(Maide 44) Zira âyette geçen […]

Daha fazla oku
Tarihselcilik

Usul-i Fıkıh’a Karşı Tarihselcilik ve Selefiyecilik Tek katmanlı düşünce son asırda İslam düşüncesine iki kanaldan nüfuz etmeye çalışmıştır: Tarihselcilik ve Selefiye­cilik. Bu iki yaklaşım ile daha önce sözünü ettiğimiz poziti­vizm arasında tekdüze hakikat anlayışı açısından büyük bir benzerlik vardır. Tarihsecilikten maksadımız, İslam’ın modernizmin yaygın norm ve modalarına uymayan yönlerini, günümüzde artık ge­çerliliği kalmamış, tarihe ait […]

Daha fazla oku
Fıkhı Yeniden Keşfetmek

  Fıkhı Yeniden Keşfetmek   İbn Haldun’a göre ilim medeniyetin temel özelliklerinden veya klasik ifadesiyle zâtı arazlarındandır. Bu yaklaşımdan hareketle fıkıh İslam medeniyetinin zâti arazı yani ayrılmaz temel özelliğidir diyebiliriz. İslam medeniyeti krize girerse fı­kıh da krize girer. Aynı şekilde fıkıh krize girerse İslam me­deniyeti de krize girer. Nitekim son dönem İslam tarihi buna şahittir. […]

Daha fazla oku