Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
01:24 - 28 Mayıs 2016
Ne dersin, Ebû Cehil ve Ebû Leheb Kur’ân’ı anladılar mı anlamadılar mı? Arapça ve harf yönüyle anladılar, ancak onun hakikatine karşı kördüler. Kur’ân onlardan şöyle haber verdi: “Onlar birtakım sağırlar, dilsizler, körlerdir.”(Bakara,18) Ey Aziz! Bil ki Kur’ân müşterek lafza delalet eder. Yâni bâzen Kur’ân lafzıyla onun harf ve kelimeleri kastedilir, bu mecâzîdir. Bu makamda kâfirlerin […]
Arif
01:09 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
…Hz. Isâ kemal ve yücelik sâhibi olduğu için ona Rûhu’l-Kudüs elbisesini giydirmiş ve onu bütünüyle ruh yapmışlardı. “Onu Rûhu’l-Kudüs ile teyit ettik.”(Bakara,253) âyeti bu mânâda gelmiştir. Adem ve Adem sıfatlıların, başkalarına karşı kerâmet ve fazilete sâhip olmaları “Katından bir ruh ile onları desteklemiştir.”(Mücadele,22) âyetinde ifade edilen ruh ile desteklenmeleri sebebiyledir. Rûhu Allah âleminden bedene […]
Arif
01:04 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Ey Aziz! Kul ile küfür arasında namazın terki vardır.” sözünden ne anladın? “Allahu ekber” niyetini işittin, şimdi de “Fâtihat-ül-kitab’ı dinle ki Muhammed Mustafa şöyle demiştir: “Fâtihasız namaz olmaz.” Ey Aziz! Hiç “Rabbime gidiyorum”a(Saffat,99)doğru yol aldın mı? Hiç “Allahu ekber” dediğinde mülk ve melekûtun varlığının yok olduğunu gördün mü? Hiç tekbirde “mahv”dan sonra “isbât”ı gördün mü? […]
Arif
00:53 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Ey Aziz! Bil ki halk-ı cihan üç kısımdır. Allah onları üç çeşit fıtrat ve hilkat üzere yaratmıştır. Halk-ı cihanın birinci kısmı şekil ve sûret bakımından insana benzerler fakat insanın mânâ ve hakikatinden uzaktırlar. Kurân bu kimseler hakkında şöyle haber vermektedir: “Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta yolca daha da sapkındırlar.”(Furkan,44) Neden böyledirler? Zira onlar hakkında “İşte […]
Arif
00:42 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Bil ki Hz. Muhammed’in (s.a.v) dış özelliklerine bakıp onu zahirî bir gözle değerlendirenler hakkında “Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.”(Araf,198) âyeti gelmiştir. Ey Aziz! Diyorum ki yoksa sen Kur’ân’da “Size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.”(Maide,15) âyetini hiç okumadın mı yâhut bu âyeti hiç duymadın mı? Hz. Muhammed’e nur denilir, Allah’ın kelâmı […]
Arif
18:16 - 25 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Sahâbiler, sünnete i’tisam konusunda ileri derecede bir hassasiyet ve titizliğe sahip bulunmaktadırlar. Bu takdire şayan hassasiyetin temelinde, hem kavram olarak hem de uygulama olarak sünnette hikmet olduğu inancının bulunduğu görülmektedir. Zira onlar,Hz. Peygamberin bir işi yapmış olmasını başlı başına hikmet olarak kabul ederler, sünnete itirazı, akıllarından bile geçirmez, hatta uygulamasına yönelik küçük bir tereddüdü […]
Arif
18:12 - 25 Mayıs 2016
0 Yorumlar
SÖZLÜ TEPKİLERİ Üzüntüsünü Belirtme “Sünnete uymama”yı çirkin gören sahâbîler, sebep ve gerekçe ne olursa olsun sünnete uyulmadığını görmekten son derece rahatsız olurlardı. Dihye b. Halîfe (v. 50/670), bir Ramazanda yolculuğa çıkmış, bazı insanların yolculukta oruç tuttuklarını görmüş, geri döndüğünde “Vallahi bugün görebileceğime hiç ihtimal vermediğim bir şey gördüm. Bir grup Resûlullahın (sallallahu aleyhi ve sellem) […]
Arif
18:08 - 25 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Sünneti Öğrenme Merak ve Gayretleri Sahâbî ve tabiînin sünneti öğrenme istekleri, temelde Kurân’la yaşama isteklerinin bilimsel bir sonucuydu. Onların bu eğilimi, Kur’ân’la sünnetin dini belirleyici olduğu inancından ileri geliyordu. Dönemin bu yönünü şöyle özetlemek mümkündür: “Sünnet, müslümanların ilk neslini oluşturan sahâbiler tarafından Hz. Peygamber’den duyarak, görerek veya ondan (sallallahu aleyhi ve sellem) bizzat duyan ya […]
Arif
18:03 - 25 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Din, insanlara bir hayat tarzı sunar, bir dünya görüşü verir. Buna göre o dinden olanlar, hayata ve olaylara kendi inanç ve anlayışlarına göre değer biçerler. Bir kimseye bağlılığın en üst seviyelerinden ve göstergelerinden biri, herşeyi onun bakışı ile görmek ve “ona göre” değerlendirmektir. Tabiî olarak bu seviye Hz. Peygamber ve onun hayatı olan sünnet, […]
Arif
17:59 - 25 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Sünnete Muhalefet Sünnete muhalefet, önemli bir uyumsuzluk göstergesidir. ”Eğer Rabbin dileseydi elbette bütün insanları tek bir ümmet yapardı. Halbuki yine de ihtilaf edip duracaklardı.”(Hud,118) ve “Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa o mu’ dediler. Bunu sana ancak tartışmak için söylediler. Doğrusu onlar kavgacı bir toplumdur” âyetleri,(Zuhruf,58) ihtilâfın insan tabiatından kaynaklandığını haber vermektedir. Ancak üzerinde ihtilafın ve […]

0 Yorumlar