Mefsedet İçermeyen Maslahatların Çakışması

Mefsedet içermeyen uhrevi maslahatların çakışması halinde mümkün olursa hepsi elde edilir. Bu mümkün olmazsa daha iyi, daha üstün olan elde edilir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Dinleyip de sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele”[82], “Rabbinizden size indirilenin en güzeline tâ­bi olun”[83], “Kavmine onun en güzelini almalarını emret.” [84] Şayet maslahatlar birbirine denkse ve hepsinin birlikte […]

Daha fazla oku
Amel Edilmeyen Hadisler

Hadis Tarihi ve Hadis Usulü eserlerinde, Ehl-i Hadis‘e mensup, Fıkıh nosyonuna sahip olmayan birçok alimin, hadislerle amel noktasında –özellikle mütearız hadislerin çokluğu ve Fıkhu’l-hadis konusundaki birikimlerinin azlığı dolayısıyla– yaşadığı tıkanıklığı Fıkıh imamlarına başvurmak suretiyle aştığını anlatan önemli anekdotlar vardır. Bu durum, belli bir sisteme dayanmadan hadislerle amel ameliyesinin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilemeyeceğinin çarpıcı bir göstergesidir. Yine bu sebepledir ki, –birkaçı hariç– büyük Hadis […]

Daha fazla oku
Meşakkatin Farklı Olmasına Bağlı Olarak Ecrin De Farklı Olması

Bir fiilin, kolay bir fiile oranla daha fazla ecir kazandırması için, meşak­katli olmasının ölçüsü nedir sorusuna şöyle cevap verilebilir: iki fiil rükün­leri, şartları ve üstünlük açısından bir olup bir tanesinin meşakkati fazla ol­sa bile yapılan her şey aynı olduğu için her iki fiilin ecri de aynı olur. Ancak Allah için daha fazla meşakkate katlanan kişi […]

Daha fazla oku
Günahın Küçük Ya Da Büyük Oluşunun Tespiti

Küçük günahla büyük günah arasındaki fark tespit edilmek istendiğinde büyük günahlarla ilgili olarak ayet ve hadislerde beyan edilen mefsedetlere bakılır. Mefsedeti en az olan büyük günahtan daha az mefsedet içeren amel­ler küçük günah, daha fazla ya da eşit derecede mefsedet içerenler ise büyük günahtır. Allah’a ya da Resulüne sövme, veya O’nlardan birini yalancılıkla suçla­ma, Hz. […]

Daha fazla oku
Maslahat Ve Mefsedetlerin Mahiyetine Dair

Maslahat dört çeşittir; hazlar ve sebepleri, sevinçler ve sebepleri. Mefse­det de dört çeşittir; acılar ve sebepleri, üzüntüler ve sebepleri. Dünya hazzı, sevinci, acısı ve üzüntüsü ile her birinin sebepleri örf ve adetle bilinir. Dünya hazlarının en üstün olanları; irfan sahibi olma, hal ehli olma ve peygamber ile velilerin bazı fiillerinden duydukları hazlardır. Ken­disi için namaz […]

Daha fazla oku
Maslahat Ve Mefsedetleri Bilme Yolları

Maslahat Ve Mefsedetleri Bilme Yollari Ve Bunların Farklı Derecelerde Olması Dünyaya ait maslahat ve mefsedetler ile dinî hükümlerin önemli bir kıs­mı akılla bilinebilir. Akıllı bir kimse; şeriat gelmeden önce de sırf maslahat olanın elde edilmesi, sırf mefsedet olarım gerek insanın bizzat kendisinden gerek diğer varlıklardan defedilmesi, mefsedetlerin daha kötü olanının evle-viyetle defedilmesi, iki maslahattan daha […]

Daha fazla oku
Üç Aylara Dair

Yarın, “üç aylar” başlıyor. Halkımız arasında Receb, Şaban ve Ramazan ayları “üç aylar” olarak isimlendirilerek bu aylara, diğer kamerî aylara göre daha fazla önem verilir. Bu ayların “kutsal”, “mübârek”, “faziletli” olduğuna inanılır. Dahası bu aylarda yer alan kimi gecelerin (Reğâib, Mirac, Berat, Kadir ) özel bir takım ibadetlerle ihyâ edilmeye çalışıldığı görülür. Örfte bu şekilde […]

Daha fazla oku
Bu Asrın Bir Özelliğinin Beyanı

Otuzbirinci âyetin işaretinin beyanında, ﻳَﺴْﺘَﺤِﺒُّﻮﻥَ ﺍﻟْﺤَﻴَﻮﺓَ ﺍﻟﺪُّﻧْﻴَﺎ bahsinde denilmiş ki: Bu asrın bir hâssası şudur ki; hayat-ı dünyeviyeyi, hayat-ı bâkiyeye bilerek tercih ettiriyor. Yani kırılacak bir cam parçasını, bâki elmaslara bildiği halde tercih etmek bir düstur hükmüne geçmiş. Ben bundan çok hayret ediyordum. Bugünlerde ihtar edildi ki: Nasıl bir uzv-u insanî hastalansa, yaralansa sair a’zâ […]

Daha fazla oku
Musbitlerin En Büyüklerinden Birisi…

Musibetlerin en büyüklerinden birisi de: Ecnebilerden gelip içimize girmiş, onların hissiyatları ile meşbu’ tarz-ı üslüblarındaki, hamele-i din ve medrese âlimlerine karşı hiss-i istihfafdır. Halbuki bu din âlimleri şu insanların kâffesinden daha çok hürmet, merhamet ve muhabbete layıktırlar. Hem de kusur ve hata onların vücûdundan değil, belki zamanın müsaadesizliği ile kâmil muhakkiklerin bulunmamalarındandır. Evet, din âlimleri […]

Daha fazla oku
Tavsiye ve Nasihat

Zünnun şöyle demiş: ‘Dünya işlerinde akıllı ve zeki iken ahiret işlerinde ahmak olan biri zekâ ve akıl sahibi sayılmaz.Hilim gösterilmesi gereken yerde sefih davranan, tevazu izhar edilmesi gereken yerde kibirli olan akıllı değildir. Tabiatına ait işlerde ve yerlerde arzusunu yitiren, hakikat söylendiğinde öfkelenen veya akıllı insanın ardından koştuğu şeyi değersiz gören veya zeki insanların değersiz […]

Daha fazla oku