Hadisleri Kabul Etmeyen Şüphecilerin Vesveselerine Reddiye
Hadisleri Kabul Etmeyen Şüphecilerin Vesveselerine Reddiye

Mealci geçinen hadis inkarcısı taifenin inkar edip reddetmek için Hadis olması yeterlidir. Hadis Usulu alimlerince mutevatir sahih diye onaylanmasına rağmen, bu hadis inkarcıları “aklıma yatmıyor”, Allah böyle dermi, hiç peygamber böyle yapar mı?, adalet mi? diyerek sahih, mutevatir, Buhari, Muslim vs. olmasını önemsemeden reddetmektedirler. Evet Rasulullahın aktardığı hadislerin sahihi olabildiği gibi , hasen veya zayıfı da […]

Daha fazla oku
Metin Karabaşoğlu – Hakikatin Dengesi ”Notlarım”

  Hayat bir yolculuksa, Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselamın her bir sünneti doğru yolu gösteren bir pusula niteliğindedir. İnsan, ancak onun kılavuzluğunda önüne çıkan binlerce ihtimal ve bunca seçenek arasında istikameti bulabilir. Sözün kısası, insan için, hakikati bulmak yeterli değildir. Hakikatin dengesini de bulmak gereklidir. Bu ise, ancak pusulası sünnet-i seniyye, kaptanı Resûlullah olan bir hayat gemisinde […]

Daha fazla oku
Irkçılığı ilk dâvâ eden kimdir ve bu davranış, kimin özelliğidir?

Irkçılık, zaten bir dâvâ olmaktan çok uzak. Şu veya bu ırktan olmamız nasıl irademiz dışında ise, ırk değiştirmekten mahrum olduğumuz da bir gerçek… O halde, insan ırk dâvâsı güttüğü ve onun reklâmını yaptığı zaman ne demek istiyor?.. Bir adam ortaya atılıp, “benim gibi boylu var mı” diye bir dâvâ gütse maskara olmaz mı?.. Herkes ona […]

Daha fazla oku
Sadeleştirmenin Perde Arkası Kime Dayanıyor?

Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin akrabalarından Mustafa Sungur ağabey’inde yıllarca yanında bulunmuş Sabri Okursadeleştirme konusunda dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Doğrusu ben bu sadeleştirme adı altındaki tahrifatla alakalı bir şey yazmak istemiyordum. Çünkü başta muazzez Üstadımızın; “Hem talebelerim hem varislerim hem de manevi evlatlarım” gibi pek çok sözleriyle  taltif ettiği, aynı zamanda hizmetinde ve nurların telifinde bulunmuş, hem […]

Daha fazla oku
Müçtehitlerin Tabakaları Nelerdir?

Fıkıh metodolojisi alimleri, müçtehitleri ikiye ayırıyorlar: Müçtehid-i mutlak ve müçtehid-i mukayyed. Müçtehid-i mutlak, bütün şer’i meselelerde içtihat ehliyetine sahip olan zâtlardır. Müçtehid-i mukayyed ise bazı meselelerde içtihada muktedir olup, bazı konularda ise içtihada ehil olmayan fakîhlerdir. Bunlar içtihat edemedikleri konularda diğer mutlak müçtehitleri taklit ederler. Müçtehit kendi akıl, hayal ve hissiyatından mesele istihraç edemez. Ancak […]

Daha fazla oku
Kutsal kitaplar neden gönderildi?

İmtihan adalet ölçüsüne göre yapılır. Bir öğretmen, imtihandaki adalet ölçüsü, tatbikatı, uygulamayı ister… Aynen bunun gibi, Allah kullarını imtihan için öğrencilerine tatbikat yaptırması gerekir. Tatbikat ise, öğretici bir muallim ve onun elinde de bir kitap / ders notlarının olmasıyla gerçekleşir. İşte insanlık camiasının hayat okulundaki muallimleri peygamberler, ders notları ise semavî kitaplardır. “Bir peygamber göndermedikçe […]

Daha fazla oku
Risale-i Nurların sadeleştirilmesi hakkında ki fikrimiz!

Risale-i Nur sadeleştirilmesi hakkında şimdiye kadar bir şey demedik, herhalde küçük kitapları değiştirip bırakacaklar diye düşündük ama gelinen durum çok vahim. Müellifi bir harf bile çıkartılmaz diyor, sadeleştirmeyi yapanlarda kendilerine sonradan kaldırılmış yeri delil sayıyor ve akıllarınca hizmet ettiklerini zannediyorlar. Üstad o yeri çizdirip bu çıkartılacak demiş(varis ağabeyler yalan söyleyecek değiller!). Risale-i Nur ağır değil […]

Daha fazla oku
Kur’an, o dönemin koşullarına göre mi inmiştir?

Kur’an evrensel ve ezeli bir kitaptır. Yani, hem tüm dünyaya hem de tüm zamanlara hitap eden bir kitaptır. Bu noktadan hükümleri tüm zamanları kapsamaktadır. Dolayısıyla getirdiği hükümler sadece belirli bir kavme veya zamana bağlı değil, tüm zamanlara ve milletlere hitap etmektedir. Diğer taraftan, Allah’ın iki şeriatı vardır. 1. Tekvini şeriat ki, kainattaki kanunlardır. 2. Teşrii […]

Daha fazla oku
Ehl-i Sünnet Hakkındadır..

Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sünnetine ve ashâbının (r.a) yoluna bağlı olan ve onların izlediği dini yol ve metodu benimseyenler. Kitap ve Sünnet üzerinde ittifak etmiş, ihtilâf ve tefrikadan sakınmış, dinde münakaşaya sebep olan hususlarda aklı değil, Kitap ve Sünneti kaynak alan, nasları esas kabul eden topluluk. Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sünnetine tâbı olanlara ehl-i sünnet; onun sahâbîlerini […]

Daha fazla oku
Mezheplerin doğuşu nasıl olmuştur..

İslâm’da dinî hükümlerin iki kaynağı vardır: Kitap ve sünnet. Bu ikisinden sonra müracaat edilecek kıyas ve icma da esas itibariyle, yine bu iki kaynağa bağlıdır. Bunların dördüne birden “dört usul, dört şer’î delil” adı verilir. Bütün dinî hükümler bu dört delilden çıkarıldığı için, bunlara dayanır. Bu dört delil sırasıyla şöyledir: 1. Kitap: Kitaptan maksat Kur’ân-ı Kerim’dir. İslâm dininin en esaslı kaynağı olan yüce kitabımız Allah […]

Daha fazla oku