İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
13:52 - 4 Haziran 2015
Peygamberlerin bile zelle adı verilen ufak tefek hataları varken, bu sebeple sıkça tevbe ederken sûfîlerin ve velilerin mutlak surette hatasız ve günahsız oldukları nasıl söylenebilir? Öyle olsaydı onların bütün söz ve davranışları bütün Müslümanlar için delil olmaz mıydı? Kuşeyrî, müridlerin ve şeyhlerin masum olduklarına itikat etmeleri doğru değildir, diyor. Sûfîlerin nefslerini arındırdıkları, kalplerini kötü duygulardan […]
Arif
13:48 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
İster tasavvuf ve tarikat anlamındaki şeyh olsun, isterse diğer ilimlerin hocaları olsun üstadlara hürmet etmek ve tazimde bulunmak dinî geleneğimizde önemlidir. Hz. Ali, “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” demiştir. Hakiki mürşidlere gösterilen saygıyı ve bağlılığı onlara çok görmemek gerekir. Üstad hakkı önemlidir. Üstada saygı ilme saygı demektir. Bununla beraber üstada saygı, gerektiği […]
Arif
13:28 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
Güya Allah’ı takdis ederken. . . 19: Bir arkası yarın olarak Mustafa İslamoğlu ile Yalan Rüzgarı Fitne, cahilliğimizden besleniyor. Bediüzzaman’ın hayrı vücudî, şerri ise ademî olarak tarif etmesinde böyle bir anlam derinliği de var. Ne ki, ilmimizle dolmuyor; o boşluktan, o cehaletten birisi bir fitne çıkarıyor, sınanıyoruz. Bilmediğimiz yerden gelen sualler en çok kafamızı karıştıranlar […]
Arif
02:02 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
Islâm’da Kur’an ve hadisten kaynaklanan başlıca İlimler tefsir, hadis, fıkıh, kelâm ve tasavvuftur. Bu ilimlerin uzmanları zaman zaman birbirlerini eleştirmişlerdir. Fıkıh mezhebi imamları ve fakihler arasındaki tartışmalar ve eleştiriler bunun en açık örnekleri arasında sayılabilir. Hanefî mezhebinin kurucusu olan İmâm Ebû Hanîfe (ö. 150/767), Ebu Yusuf (ö. J 83/798) ve İmâm Muhammed (ö. 189/805) gibi […]
Arif
01:43 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
Kavramları Düzgün Kullanmak Bir kelimenin, birden çok anlamı ve farklı manalara delâletleri olabilir. Bu durumda söz konusu kelimenin her bir manasının, mutlaka uygun bir kullanım alanının var olduğunun bilinmesi gerekir. Dolayısıyla birden çok manayı bünyesinde barındıran bir kelimenin cümledeki bağlanıma uygun bir anlamında veya delâlette kullanılmaması halinde hata edilmiş olur ve doğru bir anlatım tarzı […]
Arif
01:31 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
İnsanlar içerisinde Allah’tan en çok korkanlar, O’na karşı en fazla saygı gösterenler ve O’nun koyduğu sınırları en iyi bilenler âlimlerdir. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’inde şöyle buyurmuştur: “Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilâh olmadığına adaletle şâhitlik ettiler.Ondan başka ilâh yoktur. O, mutlak sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.’’ Yine Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Allah’a karşı […]
Arif
01:01 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
……. V-HÜKME UYGUN METODU TATBİK ETMEK Dinin hükümlerini insanlara anlatırken veya bir hükmünü uygularken aceleci davranmayarak en uygun metodu benimsemek esastır. Bu yolla hüküm hakkında bilgi sahibi olmayan câhil bir kimse meselenin dinin hükmünü öğrenir. Yanlış bir yolda olan doğruya erişir. Özür sahibi olanların ne gibi mazeretlerinin olduğu açığa çıkar. Ayrıca muhalif görüşte olanların […]
Arif
00:49 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
İnsanlar bu hususta pek çok farklı yol takip edebilir; a-Amellerin en zor ve külfetli olanını tercih etme Buna göre bazı kimseler amellerin Allah’a yaklaşma yolunda amellerin en zor ve en külfetli olanım tercih edebilir ve bu türden amellerle meşgul olur. Bu şekilde düşünenlerin temel hareket noktalan, kendileri Allah yolunda ne kadar ağır ve meşakkatli kullukta […]
Arif
00:34 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
Âdemoğlunun yaratılışı ne acâiptir! Yaratıcı onda ne enteresan defineler saklamıştır. Hevâsına tâbi olmazsa, bir melektir. Kesâfet onu kaplamazsa latîf bir mânâdır. Gaybın ilginç sırlarını saklayan ve bütün ilimleri kendinde toplayan bir hazînedir. Nûr ve zulmet dolu bir kaptır. İçinde, ruh gelininin ağyârın gözlerinden sûret örtüleri ile gizlendiği bir kalıptır. Kader, onun güzelliğini “Biz onları üstün […]
Arif
00:27 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
Allahu Teâlâ’nın fiillerinden, akla üstün gelen, şekli ve kalıbı kıran bazı keşifler evliyâya vâki olur. Bu da iki türlü gerçekleşir: 1-Celâlî müşâhede. 2-Cemâlî müşâhede. Celâl ve azamet müşâhedesi kalbe havf/korku, endişe, ürperti, darlık ve büyük bir sıkıntı bırakır. Bunların uzuvlarda da belirtileri görülür. Hz. Peygamberin namaz esnâsmda sadr-ı şeriflerinden (şerefli göğüslerinden) havfin şiddetinden dolayı, kaynayan […]

0 Yorumlar