İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
00:29 - 6 Haziran 2015
Abdullah b. Abbâs’tan rivâyet edilmiştir: Resûlullâh’ın (a.s.) minberde; “Sizler Allâh’a yalın ayak, çıplak ve sünnetsiz olarak kavuşacaksınız” dediğini işittim.(Buhari,Rikak,45; Enbiyâ, 8,44; Tefsir, 5//14-15; 21//2; Müslim, Cennet,14;Tirmizi,Sıfatu’l Kıyamet,3;Tefsir,72;Nesai,Cenaiz,118) Tirmizî’nin diğer bir rivâyeti de şöyledir: Hz. Peygamber; “İnsanlar yalın ayak, çıplak ve sünnetsiz olarak haşredilecek” deyince, bir kadın; “Birbirimizin avret yerine bakmaz -veya görmez- miyiz?” diye […]
Arif
00:25 - 6 Haziran 2015
0 Yorumlar
Ebu Hureyre’den nakledildiğine göre, Resûlullâh şöyle buyurdu: “Sizden hiç kimse ölümü istemesin! Eğer o sâlih bir kimse ise faziletini artırması umulur. Fâcir biri ise tevbe edip Allâh’ın rızasını ka- | zanması umulur.”(Buhari,Temanna,hd.no.7235) Enes’den nakledildiğine göre, Resûlullâh şöyle buyurdu: “Sizden biri maruz kaldığı bir zarar sebebiyle ölümü asla temenni etmesin! Mutlaka onu yapmak mecburiyetinde ise […]
Arif
00:20 - 6 Haziran 2015
0 Yorumlar
Buhârî, İbn Ömer’in şöyle dediğini nakletmiştir: “Abdullah b. Ubeyy b. Selûl vefat edince oğlu Abdullah, Resûlullâh’a geldi. Resûlullâh da ona kendi gömleğini verdi ve onu bunun içinde kefenlemesini emretti. Sonra da onun üzerine cenaze namazı kıldırmaya kalktı. Bu esnada Ömer, Resûlullâh’ın elbisesini tuttu ve ‘Bu bir münafık iken ve Allah seni onlar lehine mağfiret […]
Arif
18:12 - 5 Haziran 2015
0 Yorumlar
Hz. Peygamber’in diğer peygamberlerden üstün olmadığına yönelik bir anlayış, bazı kesimlerce dile getirilmektedir. Bu kesimler, Hz. Peygamber’in aşırı övüldüğünü, buna gerek olmadığını, onun da diğer peygamberler gibi olduğunu ifade etmektedir. Oysa övgüye değer olanı övmek, bir vecibedir. Allâh’ın övdüğünü övmek, bir gerekliliktir. Hz. Peygamber övülmeyecek de başka kim övülecektir? Diğer taraftan, üstünlük, akılla bilinebilecek bir […]
Arif
18:00 - 5 Haziran 2015
0 Yorumlar
Peygamber şöyle buyurmuştur: “Biz ümmî bir topluluğuz.Yazı yazmaz, hesap bilmeyiz”.(Buhari,Savm,13) Bu hadîs âyetlerle uyum içindedir. Bunun yanında aşağıda değerlendireceğimiz, Hz. Peygamberin son günlerinde nadir de olsa (kesin olmamakla birlikte) bir şeyler yazabileceğini gösteren rivâyetler vardır. Bu durum, hem yukarıdaki hadîse hem de Hz. Peygamberin ümmî olduğunu ifade eden âyetlere aykırıdır. İbn Hacer ve Aynî’ye göre […]
Arif
17:56 - 5 Haziran 2015
0 Yorumlar
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Biz şüphe duymaya İbrâhîm’den daha hak sahibiyiz. O, ‘Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster’ demişti. Allâh ‘Bana inanmıyor musun’ buyurunca İbrahim ‘kalbim mutmain olsun diye ‘ şeklinde cevap verdi”.(Buhari,Enbiya,hd.no:3272) Hadîs Hz. Peygamber’e şüphe izafe etmektedir. Şüphe küfür olup peygamberlerden sadır olmaz. O halde bu durum nasıl anlaşılmalıdır? Bu noktada iki […]
Arif
17:51 - 5 Haziran 2015
0 Yorumlar
İbn Ömer anlatıyor: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurdu: “Ben, insanlar Allah’tan başka ilâhın olmadığına, Muhammed’in de Allâh’ın elçisi olduğuna şehâdet edinceye, namaz kılıncaya, zekât verinceye kadar onlarla savaş etmekle emrolundum. Bunları yaptılar mı kanlarını, mallarını bana karşı korumuş (emniyet altına almış) olurlar. İslâm’ın hakkı hâriç. Artık (samimi olup olmadıklarına dair) durumları Allâh’a kalmıştır”. (Buhârî, […]
Arif
17:44 - 5 Haziran 2015
0 Yorumlar
….Beyan yetkisi,Kuran ve Sünnet bütünlüğünü sağlamak için son derece önemli bir konudur. Bu çerçevede Hz. Peygamber’in Kur’ân karşısındaki görevlerini dörde ayırmak mümkündür. Bunlar içinde beyan görevi, ayrı bir önemi haizdir. Şimdi bu görevleri ve bunlar içinde beyan görevini görelim: 1-Tebliğ: Tebliğ, Hz. Peygamber’in birinci görevidir. Allâh’tan aldıklarını olduğu gibi insanlara aktarmak durumundadır. İlgili âyetler […]
Arif
17:28 - 5 Haziran 2015
0 Yorumlar
“Bu itirazları dört noktada toplamak mümkündür: a-Şöyle denilmektedir: “Dîn kat’î olmalıdır. Sünnet ise zannîdir. Kur’ân’da ise zan ve şüphe yoktur. Allâh “Bu kitapta asla şüphe yoktur.” buyurmaktadır. Ayrıca Kur’ân zanna uymayı da yasaklamıştır.” Öyle anlaşılıyor ki, burada epey bir mesele, iç içe sokulmuştur. Belli ki kat’îlikten tevatür kastedilmektedir. Buna göre,Kur’ân mütevâtirdir ve […]
Arif
16:29 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
Gerçek zühd ahiret ve uhrevi amel ve değerlerin maddi ve dünyevi menfaat, haz ve işlerden daha önemli ve değerli tutulması esasına dayanır. Kısaca zühd daima ahireti dünyaya, maneviyatı maddiyata tercih etmektir. Bu anlamda zühd dünyanın ve maddiyatın tamamen ve kökten red ve terk edilmesi mânâsına gelmez. Bu şekilde tanımlanan zühd (ascetism) bütün dinlerde, ahlâk sistemlerinde […]

0 Yorumlar