Kolonyalist Dili Meşrulaştırma Aracı Olarak Tarihselcilik

Müslümanların modern paradigmayla karşılaşmaları, benzerine daha önce rastlanmamış sancılı bir durumun ortaya çıkmasına sebep oldu.Modern öncesi dönemde çok daha ağır travmalarla karşılaşmış olmalarına rağmen yaslandıkları değerler sistemine(tevhid) ve tutundukları sağlam kulpa(urvetül vuska) olan kavi imanları sayesinde bir çıkış yolu bulan Müslümanlar,özelikle 17.yüzyıldan itibaren yüzleşmek zorunda kaldığı modern paradigma karşısında mağlubiyet psikolojisine girdiler.Oysaki Müslümanlar ilk defa […]

Daha fazla oku
Bir Avrasya Düşünürü: Cemil Meriç

70 yıllık ömrünün 1938’den 1987’ye kadar uzanan 50 yılını İstanbul se­maları altında geçiren ve “muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istik­bale bağlayan” kelime ve sevgi köprüsü olmak isteyen Cemil Meriç’e, Boğaz’ın üstündeki köprüler veya altındaki müstakbel tüp-geçit kadar önem verdiğini ispatlayan İstanbul Belediyesi yetkililerine, ülkemin, “Bu Ülke”nin geleceği adına teşekkür ederek sözlerime başlıyorum. Cemil Meriç, […]

Daha fazla oku
Günahın ve Sevabın Kelebek Etkisi

Ünlü matematikçi ve meteorolog Edward Lorenz, 1963 yılında hava durumu üzerinde çalışırken bir kelebeğin kanat çırpışına denk düşecek hava hareketinin, doğrusal girdiler sonucu bir başka yerde kasırgaya neden olabildiği sonucunu ortaya koyduğunda aslında sadece tabiatın işleyişiyle ilgili bir keşfe imza atmamıştı. İnsanlar ve toplumlar da tıpkı Lorenz’in kelebek etkisi diye ünlenen felsefesiyle hareket etmekte, tarihin […]

Daha fazla oku
O başka, bu başka!’ felsefesi

‘O başka, bu başka!’ felsefesi ya da günümüz din dilinin eleştirisi Günlük hayatta, bir kişinin, inançları ile eylemleri arasında tutarsızlık gözlendiğinde ve durum kendisine ifâde edildiğinde, verdiği yanıt hemen hemen aynıdır: “O başka, bu başka!”… Durumun imlediği üzere, kişinin bir uzayda inanıp başka bir uzayda yaşaması ne demektir? Başka bir deyişle, inanç küresi ile eylem […]

Daha fazla oku
Adalette Ayrımcılığın Pozitifi Olamaz

Zengin birisi cinayet işliyor fakat sonra diyor ki “Bana hapis cezası vermeyin, benim ülke ekonomisine çok katkım var.”  Affedilmesi uygun mudur? Engelli biri suç işliyor ve sonra diyor ki “Benim zaten bir sürü derdim var, engelim var beni affedin.” O kişiyi affetmek adalete sığar mı? Bir kadın hırsızlık yapıyor ve sonra diyor ki: “Biz kadınlar yıllarca […]

Daha fazla oku
Şakir Kocabaş – Ifadelerin Gramatik Ayırımı Adlı Kitabından Alıntılar

Şu ifadeleri karşılaştıralım: “Allah doğru yolu gösterir,” “Bilim doğru yolu gösterir.” Ve şimdi de şunları: “Allah dilediğine doğru yolu gösterir,” “Bilim dilediğine (?) doğru yolu gösterir.” Temel inançların “bilime” veya “bilimin” temel inançlara karşıt olduğunu düşünmek insanı birleşik bir zihin karışıklığına sokar ki, böyle bir karışıklığın sonuçları iki şekilde gözlemlenebilir: 1. Teorik terimleri temel inançların […]

Daha fazla oku
Eleştiri

Husumete varmayan eleştiriler, sorumluluk duygusundan kaynaklanan uyarılar, yıkmaktan ziyade yapmayı önceleyen fikirler her zaman başımızın tacıdır. İnsan atasız ve hatasız olmaz. Kendimizi tam manasıyla göremeyiz. Eleştiri, bize tutulan aynadır. Dışarıdan nasıl görünüyoruz, onu söyler. Her eleştiri sahibini ötekileştirmek, istenmeyen ilan etmek, bizi daha korunaklı ve doğru yapmaz. En yıkıcı yalnızlık, çevremizde yanlışımızı söyleyecek kimsenin kalmamasıdır. […]

Daha fazla oku
Anadolu “Vahhabiler”i

“Anadolu’daki Vahhabilik”, “Kilise”nin Anadolu’daki mütekabilidir; “Kilise”ye, Anadolu’da karşılık gelendir. Hatırlanacağı üzere, “Kilise”, “Grek-Latin-Kilise diyarı”nda “düşünceyi (rasyonaliteyi) ve algıyı aşan” bazı konulara işaret ederek, “birey”in bizzat “kendi esası”na yönelmesini engelleyen, “bireyin bizzat kendisinde derinleşme imkanı”nı ortadan kaldıran ve, “birey”i bir “yığınsal birey”e dönüştürerek “yığınsal birey” lerden “yığınsal toplum” düzenleyen “kendinden menkul” bir “mevzuat manzumesi”dir. Her ne […]

Daha fazla oku
Öğrenmeyi Öğrenmek

“BENDEN FELSEFEYİ öğrenmiyeceksiniz” demiş örgencilerine Immanuel Kant, “ama benden nasıl felsefe yapılacağını öğrenecek, tekrar edilecek düşünceleri değil, düşünmeyi öğreneceksiniz. Kendi payınıza düşünün, kendi payınıza inceleyin, kendi ayaklarınız üzerinde durun.” Bu sözler isabetli bir tavsiyeyi, yerinde bir uyarıyı içinde barındırır gibi görünüyor. Ama bu sözler insanlar için ancak belli bir aşamadan, belli bir gelişme basamağından sonra […]

Daha fazla oku
Televizyon Ya Da Görüntü Çöplüğü

Gün kararmaya başladığında gri renkli cam ekran, titrek ışığını, ay ışığına nazire yaparcasına, oturma odalarının camlarından çevreye yayar. Titrek ışığın gri cam üzerinde oluşturduğu görüntüler, ekranın kendi sınırlı yüzeyi içinde, nasıl ve ne amaçla hazırlandığının bilincindedir. Ekran, kendinden öncekilerin bütün iyiliklerini ve kötülüklerini bir mirasyedi edasıyla sergilerken, hem geniş kitlelere ulaştığının, hem de bu kitlelere […]

Daha fazla oku