İnsan Doğası Üzerine

Herhalde koskoca dinî ve felsefî bir meseleyi face sayfasında halledecek değiliz. Ancak bir ucundan tutabilirsek ne ala! Malumdur ki, insanın bir doğası var mı? Var ise değişir mi, değişmez mi tartışmaları söz konusu. Öz mü önce gelir varlık mı sorusu da bir açıdan bu tartışmayla ilgili. Bazı felsefi akımlar insan doğasının olmadığı kanaatinde. Onları şekillendiren […]

Daha fazla oku
Batı Medeniyetinin Kökenleri

Sefer Turan: Hocam burada belki bir açılım olur. Bir röportajınızda diyorsunuz ki: “Doğu olmasaydı, Batı olmazdı.” Fuad Sezgin: Ben öyle bir şey söylemedim, yanlış yazılmış. Turan: Size atfedilen buna benzer bir söz daha var. Diyorsunuz ki: “Batı medeniyetinin temelinde Yunan değil İslam medeniyeti vardır!” Sezgin: Bu da gazetecilerin sözü. Ama bana da biraz uyuyor.Ben şu […]

Daha fazla oku
Amerika’yı Kristof Kolomb’dan Önce Müslümanlar Keşfetti !

Sefer Turan: Bir de, ”Amerika’nın keşfı Kristof Kolomb’dan önce Müslümanlar tarafından gerçekleştirildi” diyorsunuz, yoksa bu da mı gazetecilerin sözü? Fuad Sezgin: Hayır … Evet onu söylüyorum. Müslümanların bir haritasını da buldum. Çok mühim bir harita … Bu hususta internette Almanca ve İngilizce olarak görüşlerimi ihtiva eden 30’ar sayfalık bir yazı var. Onu kitabın ı3. cildine […]

Daha fazla oku
Hayat ve Ölüm

Mülk 2. “Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu deneyerek göstermek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, güçlüdür, çok bağışlayıcıdır” [Hayat ve Ölüm] Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu deneyerek göstermek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. Ebû Bekir el-Esam şöyle dedi: Ölümü yarattı,meâlindeki beyan sizi ölü iken, yani yok iken nutfe, aleka (aşılanmış yumurta) ve bir […]

Daha fazla oku
Dem Bu Demdir

“Fikr-i müstakbel ü maziyi bırak ârif isen, Böyledir hâl-i zaman, bir var imiş biryoğ imiş.” Koca Ragıp Paşa İçinde yaşadığımız an, yani bugün, burada, geçmişle gelecek arasında, bu arada yaşadığımız an; zaman kavramı açısından en so­mut gerçekliği ifade eder. Varlık ile yokluk arasında, bir varmış bir yokmuş arasında, bugünle yarin arasında, her şeyin içinde cereyan […]

Daha fazla oku
“Geldi geçti ömrüm benim”

Aslında hepimiz filozofuz. Bizi filozof yapan, hayata bakışımız ve algılayışımız. Tamamen kendimize özgü bir yaşam felsefemiz olması hasebiyle filozofuz ve aynı nedenle tüm düşüncelerimizde, yapıp etmelerimizde kendimizi haklı görüyoruz. Kapitalizm bizi tam da iddiamızdan vuruyor. Piyasaya her alanda ürünler sürüyor ve yaşam felsefesini kendi ürünleri arasındaki tercih meselesine çeviriyor. Kapitalizmin denetimindeki teknik akıl, “iyi hayat […]

Daha fazla oku
Felsefe-Bilimin Olmazsa Olmazı:Dil

1-Kavramlar ve onların seslendirilmiş ifâdesi sözler, kurumlaşmış ve oturmuş olmalıdır. Bunu bütün büyük dillerde görürüz. Örneğin insanlar Kur’ânda ne söylendiğini aradan bin üç yüz, bin dört yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, anlayabiliyorlar. Arapca hâlâ konuşuluyor çünkü. Dilde kalıcılık önemlidir. Her dilde konuşma ile klasik yazı dili arasında farklar var. Babam, öğrenci olarak gittiği Almanyadan babasına […]

Daha fazla oku
Dünyanın en tehlikeli fikri: Transhümanizm

Ahmet Dağ Ticarî kapitalizm ve sanayileşmeyle birlikte sekülerizm hakim olmuş, “tanrı” geriletilmiş ve doğa sömürülme vasıtası haline getirilmiştir. Teknolojinin vasıtalarıyla hümanizm radikalleştirilmiş ve transhümanizm sürecine girilmiştir. İlk defa J. Huxley-1957 tarafından kullanılan transhümanizm’in ilk temsilcileri; J. Huxley, Haldane ve Bernal’dır. H. Moravec, F.M. Esfandiary, E. Drexler, R. Kruzweil, N. Bostrom ve R. Minsky vs. kişiler […]

Daha fazla oku
Tahsin Görgün – Medeniyet Meselesi ”Alıntılar”

Descartes diyor ki, düşünüyorum o halde varım o kadar kesin bir bilgidir ki bu konuda kimse beni şüpheye düşüremez. Tanrı bile bu alanda bana müdahale edemez diyor. Bunu dikkate aldığınızda zaman Descartes’ın, Tanrının bile müdahale edemediği bir bilgi alanı, muhkem bir alan, sadece insana ait bir alan kurduğunu ve sonra bu alanı bir usule bağlı […]

Daha fazla oku
Mumyalar,Yamyamlar ve Vampirler

Avrupa Tarihinin Yazılmamış sayfaları 18. yüzyılın sonuna kadar Avrupalıların epilepsi, morarma, yaralanma, iltihaplanma,veba, kanser, gut hastalığı ve depresyon gibi birçok hastalığı tedavi etmek için insan kanını, etini, kemiğini, yağını, beynini ve derisini reçete olarak yazıp kullandıklarını biliyor muydunuz? Durham Üniversitesi’nden Rıchard Sugg’un Türkçesi Ketebe Yayınları’n-dan çıkacak olan Mumyalar, Yamyamlar ve Vampirler adlı kitabından çarpıcı bölümleri […]

Daha fazla oku