Modern ekonomik düzen, kendi kategorilerine göre \geri kalmış’ ya da‘üçüncü dünya’ olarak belirlediği ülkelerin kaynaklarını sömürmeyi; düşük maliyet,yüksek kâr ile üretimi, sermayeye köle işçiyi, ilahlaştırilan reklam ve moda araçları- nın esir aldığı tüketiciyi ifade eder. Eşyada asıl olan işlevsellik iken bugün statüyü ölçen araca dönüşmesi, savurganlığı yaşam biçimi hâline getirmiş, bir tarafta açlıktan ölen diğer […]
…. “Katibim” şarkılarıyla büyüyen bugünkü nesillerimizin eğitimine eğilince, tipik bir tüketim toplumunun zihniyetiyle karşılaşıyoruz. Çocuklarımıza okullarda, “Erken yatarım, erken kalkarım, bir yumurtayı sütle çalkalarım.” şarkısıyla tüketimi öğretiyoruz; fakat o sütün ve yumurtanın nasıl ele geçirileceğini öğretmiyor, ona dair bir beceri kazandırmıyoruz. Yeni yetişen nesillerde sorumluluk şuuru uyandırılmış olsaydı, kendilerini her şeyden azade kabul eden […]
Verimliliğin en üst seviyede tezahürü olarak, insanların alışverişlerini kolaylaştıran, onlara promosyonlar ve çeşitli imkanlar sunması ile kredi kartının kullanımı tüketime ayartılmış birey için cazibeli bir iştir, hatta vazgeçilmez bir araçtır. Oysa tüketim toplumu mutlak bir tatminsizlik üretmekte ve daha fazlasını istemek üzere ayartılmış bir tüketim faaliyetini körüklemektedir. Kredi kartı ile daha akılcılaşan tüketim faaliyeti her […]
0 Yorumlar