Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
17:28 - 12 Haziran 2015
Süreklilik arzeden âdetler[1] iki kısımdır: (1) Şerî âdetler: Bunlar şer’î delillerin ortaya koymuş olduğu ya da yasaklamış bulunduğu şeylerdir. Bunlar şeriat tarafından vaciblikya da mendupluk düzeyinde yapılması istenilen veya mekruhluk ya da haramlık seviyesinde yapılması yasaklanan veyahut da yapılıp yapılmaması tercihe bırakılan şeylerdir. (2) Hakkında müsbet ya da menfî şer’î bir delil bulunmayan ve insanlar […]
Arif
17:25 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Onuncu Mesele: Hz. Peygamber’in bizzat kendisine has olan fiilleri hariç, getirdiği diğer hükümler ve yükümlülükler nasıl ki bütün mükellefler için genellik arzediyorsa, meziyet ve menkıbelerinde de durum aynıdır. Kendisine has olanlar hariç, Hz. Peygamber’e verilmiş bulunan her meziyetten, mutlaka ümmetine de örnekler verilmiş bulunmaktadır. Bunlar da, aynen teklifin umumîliği gibi genellik arzetmektedirler. Hatta Ibnu’l-Arabi’nin iddiasına […]
Arif
17:19 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Kısaca diyebiliriz ki, amellerde ihlas, ancak nefsânî nazların atılması ve onlardan tamamen arınılması ile mümkündür; ancak o amelin dinde sahih, sağlam ve Allah katında makbul ve kurtarıcı bir temel üzerine oturtulmuş olması şarttır. Fasit bir temel üzerine kurulmuş ise, tabiî ki bunun aksi olacaktır. Bu fasit temel üzerine kurulu hazlar-dan feragat edilmiş fiiller, çoğu kez […]
Arif
17:14 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Fasıl: Mükelleften güçlük ve sıkıntı kaldırılmıştır. Bunun iki gerekçesi vardır. a) Mükellefin teklif yolunda ilerlemeden kesilmesi, ibadetleri sevmemesi ve yükümlülükten nefret etmesi endişesi. Bu gerekçenin altına, onun bedenine, aklına, malına ya da davranışlarına bir bozukluğun arız olabileceği endişesi de girebilir, b) Kula yönelik çeşitli yükümlülüklerin çok ve bir anda bulunması durumunda onları gereği gibi yerine […]
Arif
17:10 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Şâri Teâlâ, getirdiği yükümlülüklerle kişilerin meşakkat ve sıkıntıya sokulmasını istememiştir. Buna şu hususlar delâlet eder: (1) Bu konuda gelen nasslara örnekler: “O peygamber, … onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir”[1] “Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibibize de ağır yük yükleme.Rabbimiz Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi taşıtma.[2] Hadiste ise: (Kulun bu duası üzerine) Yüce Allah: “(Tamam öyle) […]
Arif
17:07 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Şeriatta farklılık bulunan hususlar, çoğu kez sadece mutlak olan ve belirli bir sınır konulmayan, aksine mükellefin değerlendirmesine bırakılan konularda bulunur.[1]Bu durumda her mükellef kendi kavrayış ve değerlendirmesine göre sorumlu olur. Mesela, birisi böyle bir durumda şunu anlar, o onunla sorumlu olur; bir ikincisi onun anlayışından daha ileri gider, o da onunla sorumlu olur. Öbür taraftan […]
Arif
17:03 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Mertebeler her ne kadar farklılık gösterseler de, bu farklılıklarından aralarında bir zıdlık ve çelişki meydana gelmez. Şöyle ki mesela: ‘Falanca âlimdir” dediğimiz zaman, mutlak surette belirttiğimiz bu ifâdeden o kişinin ilim sıfatına sahip olduğunu bir şüpheye meydan vermeyecek şekilde belirtmiş oluruz. “Falanca, ilimde ondan üstündür” dediğimiz zaman ise, bu ifâdeyle ilim alanında ikincinin birinciden daha […]
Arif
16:58 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
a) Zarurî, hâcî ve tahsînî dikkate alma açısından farklı mertebelerde bulunmaktadırlar. Bunlar içerisinde zarurî olanlar en güçlüsü, sonra da sırasıyla hâcî ve tahsînî olanlar gelmektedir. Ancak bunlar birbirleriyle irtibat halindedirler. (Çünkü birbirlerini tamamlamaktadırlar.) Bu durumda daha aşağı mertebede olan bir hususun iptali, bir üst derecede bulunan bir hususun iptaline bir cüret teşkil edecek ve onun […]
Arif
02:34 - 8 Mayıs 2015
0 Yorumlar
el-Mebsût isimli kitapta Yahya ibn Yahya’dan[1] nakledilmiştir; O, A’raftan ve A’raf ehlinden söz ettikten sonra bir âh çekti ve innâ lillah ve innâ ileyhi râcîûn deyip şöyle dedi: Bunlar öyle bir topluluktur ki iyilik yapmak için bir yol tutturmak isteyen fakat bunda isabet etmeyenlerdir. Yahya ibn Yahya’ya denildi ki: Ey Ebû Muhammed! Bununla beraber onların […]
Arif
02:26 - 8 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Akıllı bir kimsenin bid’atler üzerinde düşündüğü zaman onun kötü bir şey olduğunu bileceği gayet açıktır. Çünkü bid’atlere uymak demek, sırat-ı müstakimden çıkmak ve cehalette ileri gitmek demektir. Bunu hem aklî ve mantıki delillerle hem de genel şer’î ve nakli delillerle açıklamak mümkündür, Akli olarak bid’atın kötülüğünü ortaya koymaya gelince bunun çeşitli yönleri vardır: 1-Dünyanın […]

0 Yorumlar