Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
16:34 - 7 Şubat 2026
Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:2 ”Notlarım” Evrenin asıl yapısı birbirinden farklı tabiatlar (tabâyi) ve zıt konumlar (vücûh) üzerine kurulmuştur; özellikle birleşebilenleri bir araya getiren ve ayrılması gerekenleri de ayırabilen aklın amaçlayıp yöneldiği varlık. Bu da hikmet ehlinin “küçük âlem” (el âlemü’s-sagir) diye isimlendirdiği insandır. Doğrusu insanlar çeşitli arzulara (ehvâ”) ve farklı tabiatlara sahip kılınmıştır. Onların […]
Arif
12:09 - 16 Eylül 2017
0 Yorumlar
Bid’atçilerin iddialarından birisi de sahih hadislerin Kur’an’la çeliştiği veya birbirleriyle çeliştiği veya manalarının yanlış olduğu ya da akla aykırı olduğu iddiasıdır.(1)Nitekim Rasulullah’ın birbiriyle davalı iki kişiye söylediği şu söz hakkında da aynı iddiada bulundular: “Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ikinizin arasında Allah’ın Kitabı ile hükmedeceğim: Verdiğin câriye ve yüz koyun sana geri […]
Arif
12:08 - 16 Eylül 2017
0 Yorumlar
Bid’atçilerin kullandıkları yöntemlerden birisi de yukarıdakinin zıddı olup o da onların maksatlarına ve mezheplerine uygun düşmeyen hadisleri reddetmeleri, onların akla aykırı ve delilin gereğine uygun olmadığını ve reddedilmeleri gerektiğini iddia etmeleridir. Meselâ kabir azabını, sıratı, mizanı ve âhirette Allah Teala’nın görülmesini inkar edenler bu yöntemi izlerler. Karasinek ve onun öldürülmesiyle ilgili hadisi reddedenler de böyledir. […]
Arif
12:05 - 16 Eylül 2017
0 Yorumlar
Mes’ûdî dedi ki: Salih ibn Ali el-Hâşimi anlattı ve dedi ki: Günlerden bir gün zulüm ve haksızlıkları görüşmek için halife el-Muhtedi’nin(1) huzurunda bulundum. Benim de hoşuma gidecek şekilde onun kendisine yapılan şikayetleri kolayca çözüme kavuşturduğunu ve o konulardaki mektuplarının bölgelere ulaştığını gördüm. O haberleri incelediği zaman ben kendisini göz ucuyla izliyordum. Bakışını bana çevirdiği zaman hemen […]
Arif
01:22 - 1 Temmuz 2015
0 Yorumlar
es-Şâtıbî el-Muvâfakkâtta şöyle der: Rasûlullah (s.a.v.)ın açıklaması sahîh bir açıklamadır, bunun sahihliğinde herhangi bir şüphe yoktur. Çünkü Rasûlullah, onun için gönderilmiştir. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurur: “Biz sana Kur’ân’ı, insanlara kendilerine indirilenleri açıklaman için indirdik.” Sahâbe açıklamasına gelince, açıkladıkları şeyde icmâ ederlerse, onun sahîh olması hususunda da herhangi bir şüphe yoktur. Nitekim: “Eğer cünüb […]
Arif
18:18 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
BİRİNCİ MESELE: Sünnetin mânâsı: Sünnet kelimesi bir ıstılah olarak çeşitli anlamlarda kullanılır: Sünnetin birinci mânâsı: Sadece Hz. Peygaraber’den nakle-dilegelen, bizzat Kur’ân tarafından ele alınmayan, aksine Hz. Peygamber tarafından beyan edilen şeylerdir. Bunların Kur’-ân’m genel olarak getirdiği esasların beyanı mahiyetinde olup olmaması arasında fark yoktur.[1] Sünnetin ikinci mânâsı: “Bid’at” m karşıtı anlamındadır. Meselâ bir kimse Hz. […]
Arif
17:55 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Şâtibî şöyle der: Şer’î deliller, âklî hükümlere ters düşmez. Bunun delilleri vardır: Üçüncü Mesele: Şerî deliller, aklî prensiplere ters düşmez. Delilleri: 1-Eğer şer’î deliller aklî prensiplere ters düşseydi, o zaman onlar ne şer’î bir hüküm için ne de başka birşey için insanlar hakkında delil olamazlardı. Halbuki, onlar sağduyu sahiplerinin görüşbirliği ile delil olmaktadır. […]
Arif
17:48 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Zikredilen bu şekil üzere [1]Kur’ân’da her şeyin açıklaması bulunmaktadır. Gerçek anlamda onlara vâkıf olan, şeriatın tamamını ihata etmiş olur [2]ve hiçbir konuda sıkıntıya düşmez. Buna aşağıdaki hususlar delâlet eder: 1. İlgili Kur’ân nassları: “Bugün size dininizi tamamladım.. [3] “Sana da insanlara gönderileni açıklayasın diye Kur’ân’ı indirdik [4]”Kitapta [5] hiçbirşeyi eksik bırakmadık [6]Doğrusu bu Kur’ân Kur’ân, […]
Arif
17:38 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Eğer Kur’ân’da müjde içeren bir âyet gelmişse, mutlaka beraberinde [1]veya sonunda ya da öncesinde uyarı içeren âyet de gelmiştir. Aksi de aynı şekilde varittir. Keza umut verici âyetler korkutucu âyetlerle dengelenmiştir. Bu mânâya çıkan şeyler de aynıdır; meselâ cennet ehli zikredilmişse, buna mukabil cehennemlikler de zikredilmiştir. Aksi de böyledir. Amelleri sebebiyle cennete hak kazananların zikredilmesi […]
Arif
17:32 - 12 Haziran 2015
0 Yorumlar
Yüce Allah bazı şeyleri haram, bazılarını da helal kılmıştır. Bunu ya bir kayıt olmaksızın ve bir sebebe bağlamaksızın mutlak olarak yapmıştır. Nitekim namazı, orucu, haccı ve benzerlerini böyle vacip kılmıştır. Zinayı, ribayı, öldürmeyi ve benzerlerini de yine bu şekilde haram kılmıştır. Bazı şeyleri de sebeplere bağlayarak vacip ya da haram kılmıştır. Zekatı, keffaretleri, nezre vefayı, […]

0 Yorumlar