I MIZRAKLI ilmihâl diyor ki ve dahi imansız gitmeye sebep olabilecek kırk kadar hâlden yirmincisi haset etmek, din kardeşini çekememektir. Bizim kültürümüz bu hâli, kalp âfetleri yâhut kalbin hastalıkları başlığı altında inceliyor. Kitaplarımızın söylediğine göre, her insanın kalbinde az veya çok haset vardır ve bu duygusunun kalbe gelmesi insanın elinde değildir. Demek ki hasutluk insan […]
Diğer canlılardan bir farkımız da fanilik bilincimiz. Sadece kendi varoluşumuzun, hayatımızın biricikliğinin farkında değiliz öleceğimizi, fani olduğumuzu da biliyoruz. O yüzden bakmayın şimdi bize “ölümü unut ve anı yaşa” diyenlere “ölümü hatırla ve anda yaşa!” demek en doğrusu. Ölümü, faniliğini hatırladıkça yaşadığı her zaman zerresinin, anın kıymetini daha iyi bilir, daha sorumluca davranır insan. Bakmayın […]
Hased kültürü insan ilişkilerini infilaka hazır bir bomba haline getiriyor. Bu havayı soluduğumda, başkasının yüceltmesi benim değersizleşmem anlamına geliyor. O halde onu da dedikodu, kara çalma, çelme takma gibi en adi vasıtalarla yanıma çekmeliyim ki, değersizlik hislerim beni perişan etmesin. Bu toplum, tuhaf bir özgüven spazmı içinde, özgüven bazen büzüşüyor, o kadar narinleşiyor ki, her […]
0 Yorumlar