Genel Sosyoloji
Osmanlı Aydını ve Dönemin Fikir Akımlarının Zihin...7 Ekim 2026
Arif
11:14 - 5 Ekim 2026
Dünya menzillerinde insanlar dört kısma ayrılır.Birinci kısım dünyadaki rızkını sebeplerden bilir.İkinci kısım başkalarına güvenir.Üçüncü kısım rızkı sebeplerle birlikte Mevla’dan bilir.Dördüncü kısım ise bütünüyle tevekkül eder. 1.Birinci kısım sadece duyularıyla idrak ettiklerini bilen sıradan insanlardır. Bu yüzden var güçleriyle sebeplere yönelirler. Sabah yorgun çıkarlar, akşam bitkin bir hâlde dönerler. Ölçüsüzce çırpınarak hayallerinin peşinde […]
Arif
16:20 - 14 Aralık 2023
0 Yorumlar
Bismillâhirrahmânirrahim Hamd, evveliyetinin diğer ilkler gibi başlangıcı olmayan, en güzel isimlere ve en yüce ve ezeli niteliklere sahip olan; daha akıl, nefs, basit ve bileşik varlıklar, yer ve gökler yok iken, içindeki bütün mâlumat ile birlikte bütün âlem amâda iken var olan (el-Kain); imkân dâhilindeki hiçbir şeyi yapmaktan aciz olmayan, iradesi ile her şeyi […]
Arif
22:40 - 25 Nisan 2019
0 Yorumlar
Hamd o gökleri ve yeri yaratan,, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’adır…(En’am,1) … İkinci Mesele:”Elhamdu” lafzı, başına elif-lâm getirilmiş müfred bir lafızdır.Bu şekliyle kelime, “hamd” denen şeyin aslını ifâde eder.Bunun böyle olduğu sâbit olunca biz deriz ki: “Allah Teâlâ’- nın “elhamdülillah” âyeti, bu aslın Allah’a âit ve mahsus olduğunu ifâde eder ki bu da, Allah’dan […]
Arif
20:34 - 19 Nisan 2017
0 Yorumlar
Bil ki Allah Teâlâ, senin O’na bir ahdin, O’nun da sana bir ahdi olduğunu beyân edip, sen ahdine riayet ettiğinde, kendisinin ahdini yerine getireceğini açıklayarak: “Bana olan ahdinizi (sözünüzü) yerine getirin, ben de size olan ahdimi yerine getireyim (Bakara. 40) buyurmuştur. Sonra Cenâb-ı Hak başka ayetlerde sadece senin ahdini, veya sadece kendi ahdini zikretmiştir. Senin […]
Arif
12:36 - 6 Nisan 2017
0 Yorumlar
(”Hamd Allah’a mahsustur”) Bundan maksad şudur: Hak Teâlâ, hamdetmeyi emredip, insanların akıllarında da hamdetmenin ancak bir nimet mukabilinde güzel olacağı fikri yerleşince, işte bundan dolayı bu emir, mükellefiyeti, Allah’ın kendisine vermiş olduğu çeşitli nimetler hakkında düşünmeye sevkeder. Sonra o nimetin zikredilmesiyle, şu iki şerefli maksada istidlal edilebilir: a) Bu nimetler yok iken, sonradan var olmuşlardır. […]
Arif
16:44 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Hâris el-Muhâsibî’ye şükürden şükürden soruldu: “Nedir şükrün mâhiyeti? Mânası nedir?” Şöyle cevap verdi Muhâsibî: “Nimetin yalnızca Allah Teâlâ’dan olduğunu bilmendir. Semâvât ve arz ehli mahlûkâta ihsan edilmiş hangi nimet var ise hepsinin başlangıcı Allah a aittir. Bunu böylece bilirsin ki Allah Teâlâ’nın hem senin hem başkalarının üzerindeki nimetlerini tanımakla O’na şükreden bir kul olasın.” […]

0 Yorumlar