Sosyoloji Yakın Tarih
Cumhuriyet’in 100.Yılında Kamusallık ve Sivil Alanda Dini...5 Ekim 2026
Arif
01:49 - 12 Mayıs 2015
Türklük de nihâyet, geçmişte zuhûr edivermiş herhangi bir araz değildir. O, insanlığı bir bütün olarak biçimlemiş, tarihin en kayda değer iki yahut üç belirleyici gücünden biri olan İslâm âleminde özbilinçine vâkıf olup ona bin küsur yıl öncülük, önderlik ve hâmilik etmiş bir varlıktır. Bu bakımdan, İslâm medeniyetinin belirgin özellikleri tanınmadan Türk/lük anlaşılmaz. Mezkûr medeniyetin […]
Arif
01:46 - 12 Mayıs 2015
0 Yorumlar
‘ Yüce Görev (Misyon) Uğruna Yaşananlarla Ülküsel Hayat İnşâa Olunur: ‘DEVLETİ EBED MÜDDET’ (1) Ta Hsiungnıı varsayılı atalarından, demekki M.Ö. Dördüncü yüzyıldan beri Avrasya denilen anakaranın bütün bellibaşlı inanç câmialarına —Kamlık, Göktanrı itikâdı, Taoculuk, Burkancılık, Mazdaklık, Manicilik, Yahudilik ile Hıristiyanlığın kollarından Nasturîlik, Katoliklik ile Ortodoksluk— girip çıkmış Türklüğün,57 hayata ve insana karşı vazgeçilmez ülküsü, yâni […]
Arif
01:37 - 12 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Dar çevremizden çıkıp da dünyamızın kalan kısmını bir fasıl gözden geçirelim. Koca Türk (Pâdişâh), değişik dinden yirmi milleti barış içinde idâre ediyor. Istanbulda iki yüz bin Rumun güvenliği tam… Türk yıllıklarında (annales) bu din topluluklarının herhangi birinden kaynaklanmış bir ayaklanmadan bahis yoktur. Hangi bölgeye giderseniz gidiniz: Filistine, Acemistana, Tataristana, hepsinde aynı hoşgörüyü, sulhu sükûnu yaşayacaksınız […]
Arif
01:33 - 12 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Kültürden Medeniyete 1- Medeniyet sevîyesine erişebilmiş kültürlerde gelenekleşmiş örfler, ödev – hak dengesi gözetilerek sıkıca belirlenmiş düzenlere dönüştürülmüş, buradan da ‘hukuk’, dolayısıyla da ‘kanun’lar oluşturulmuştur. ‘Hukuk’un ise, aslı esası ‘ahlâk’tır. Geleneklere geçmiş ‘görenek’lerdeki ‘ahlâk’, yaptırım gücü bulunmayan yaşama tarzıdır. Bu hâliyle ahlâk devingen ve akışkandır. Hâlbuki özellikle yazıyla tesbîtinden itibâren hukuk, sâbitleştirilmiş bir düzendir. […]
Arif
01:30 - 12 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Kavramlar ile terimlerin tersine, Özel adların, bir dilden bir başkasına tercümesi yapılamaz, özge sözel temsilcileri bulunmaz. Bundan dolayı ALLAH’a ALLAH’tan başka bir şey denilemez. O, Kadîm zamanlarda, insanın, özlediği, arzuladığı, düşleyip (İng: to fancy) de beceremediklerini yüklemiş olduğu üstün güçlerden -ilahlardan- apayrıdır. İlah -yahut benzeri ilke/ler-, insanın kendisini ölçü -insanmerkezcilik– aldığı düzlemde, üstün becerileri (İng: […]
Arif
01:27 - 12 Mayıs 2015
0 Yorumlar
BAŞ MİHRAKI: ‘Farmasonluk’ (‘Serbest Yapı Ustalığı’) ve ÖNCÜ ETKİNLİKLERİ: İktisâd ile Sanayi 1300lerin başlarında vuku bulmuş kovuşturmalardan Templaris mensupları darmadağınık durumda Avrupanın çeşitli yöre’ terine göçüp türlü etkinliklerle geçimlerini temîn ederken; Iskoçyaya sığınmış olanlar, alışılmış sanatlardan taş, yapı ve duvar işçiliği ve ustalığına devâm ettiler. ispanyada yaklaşık bin yıl sürmüş Islâm döneminin ardından Müslümanlarla birlikte […]
Arif
01:21 - 12 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Toplumu yozlaştıran baş etken, kendisine vücut veren bireylerin göze batacak raddede çoğunun hayâsızlaşmasıdır. Hayâ, kelime olarak, hayâttan gelir. Canlı olan beşerle varoluş bütünlüğünü paylaşan, artık canlı olmaktan öte hayat sahibi insandır. Hayat ise, hayânın pınarıdır. Hayâ da, edebin, dolayısıyla da, ahlâkın ‘omurga’sidir. İşte bu zikrettiğimiz belirlenim, İslâmî yaşayışın, İmmanuel Kantın deyişine başvurursak, “temel kural’ı yahut […]
Arif
01:09 - 12 Mayıs 2015
0 Yorumlar
8-İslâm, spekulativ yahut spekulativ-olmayan metafizik sistem, ideoloji, hukuk nizâmı yahut fizik dünya hakkında bilgi sağlayan kaynak eser değildir. Bunlar, onun görev alanında yer almazlar. O, bunlarla birlikte bilcümle insan faaliyetlerine imkân veren kaynağın menbaıdır. Algılanamaz kaynağın menbaıdır. İpuçlarını fizik dünyada bulamadığımız, ama tekmil işlerimizi, işlemlerimizi, etkinliklerimiz ile faaliyetlerimizi; kararlarımızı, tercihlerimizi, kabullerimiz ile redlerimizi, doğruluk […]
Arif
01:03 - 12 Mayıs 2015
0 Yorumlar
İlkece, İslâm, Allah Tebliğinin verisidir. Buna karşılık, daha önce de çeşitli vesilelerle bildirilmiş olduğu üzre, ideoloji, insan dimâğının eseri olan Felsefe- bilim çıkışlıdır. Bu ikisi, şu hâlde, birbirine zıttır. İkisinden birini öbürüne indirgemek, felsefe-bilim bakımından saçma; Din yönündense, küfürdür. Ne İslâm\ ideolojileştirebilirsiniz ne de ideolojiyi İslâmileştirmeğe mezunsunuz. Haddızâtında, İslama., dolayısıyla da insanlığa yapılabilecek en büyük […]
Arif
00:10 - 12 Mayıs 2015
0 Yorumlar
İngiliz Yûhudîlik ile Ana İdeolojisini Küreselleştiren Etken ”Farklı görüşteki kişiler ile değişik insan kümelerinin vücut vermesine rağmen, Hür Sermayeciliği asıl belirleyip başlangıç safhalarından bu yana yürüten merkezî mahfil, milletler-üstü bir teşkilât olan Farmasonluktur. Sıkı bir silsile-i meratıp düzeni ile tavizsiz bir gizlilik kuralı doğrultusunda çalışan Farmasonluk, belit bir kişinin, aile yahut boyun güdümünde olmayıp dünya çapında […]

0 Yorumlar