İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
18:44 - 16 Mart 2015
Menemen Vak’ası, ülkeyi yönetenlerin yönetim tarzı, halka, dindarlara, basın ve yayın araçlarına bakışları konusunda çok ilgi çekici ipuçları vermektedir. Bizzat M. Kemal Paşa, halkın gözünün korkutulması için mahkûm olanların birer ikişer tecziye edilmesi, hepsinin nihayete bırakılmaması gerektiğini söylemekte ve cezalandırılmayan halkın sürülmesini istemektedir. Çünkü hadiseye karışsın karışmasın bütün halk suçludur. Bazı gazeteler yayınlarıyla hükümetin korkulacak […]
Arif
18:41 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
CHP’nin altı okunun 1937’de Anayasa’ya sokulması ile Parti prensipleri devletin temel ilkeleri hâline getirildi. Altı Ok’la oluşturulan yapının demokrasi ile, katılımcılıkla ilgisi yoktur. Kemalizmin altı oku, cumhuriyetçilik, halkçılık, devletçilik, milliyetçilik, laiklik ve inkılâpçılıktır. Bunlardan devletçiliğin, inkılâpçılığın ve laikliğin kesin olarak totaliterliği öngördüğünü söyleyebiliriz. Türkiye’de laiklik, yalın bir siyasi laiklik/din-devlet ayrımının ötesinde, dinî kurumların toplum hayatındaki […]
Arif
18:37 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
Türkiye Cumhuriyetinin uluslararası temel metni olan Lozan Andlaşması’nın Batılı sömürgecilerin daha önce kurmak istedikleri çerçeve ile tetabuk noktalarının ciddi olarak araştırılması lâzımdır. Bu tetabuk sadece kuru metin üzerinde değil, Türkiye’nin Cumhuriyet’ten sonra yaşadığı cebrî değişikliklerde de aranmalıdır. Mesela, Türkiye Cumhuriyeti Medenî Kanun’u İsviçre’den gerçekten bize söylenen gerekçelerle mi iktibas etti? Bu sorunun cevabı “batılıların adlî […]
Arif
14:26 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
Atatürk’le ilgili birinci elden otantik bir belge niteliğinde olan Nutuk incelenirse, görülecektir ki, Atatürk cumhuriyetçidir, fakat onun cumhuriyeti demokrasiyi öngörmez ve bu kelimeyi Atatürk Nutuk un hiçbir yerinde telaffuz etmez. Atatürk için çok genel bir halk tasvibi daha sonra yapılacaklar için yeterlidir. Nitekim, daha Lozan müzakereler» tamanlanmamışken, içinde “İkinci grup” olarak adlandırılan muhalif unsurları ihtiva […]
Arif
14:22 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
Atatürk demokratik gereklere uymak için değil, diktatör görüntüsü vermemek ve teşkilatlı bir siyasetin sağladığı imkânlardan dolayı kurullara, kuruluşlara önem vermiş, bunun için kongre, Heyet-i temsiliye, Millet Meclisi ve siyasi parti teşkil etmiştir. Fakat sistemi içinde başka grup ve partilerin muhalefetine yer vermemiştir. Lider, onun partisi, halk için gereken her şeyi yaptığından, muhalefete ihtiyaç yoktur. Bu […]
Arif
14:19 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
Bütün tek parti yönetimi boyunca halk adına hükmeden bürokrasi olmuştur. Bu yönetimin yasama organında diğer güç odaklarının, mesela büyük toprak sahiplerinin, tüccarların temsil edildiği de bir gerçektir. Ama bunlar, devlet desteğine mazhar olmayı yeterli bularak bir siyasî güç olmaya çalışmamışlardır. Ancak uluslararası konjonktür gereği çok partili siyasî hayata geçişle birlikte bürokrasinin hakimiyeti başka güç odaklarıyla […]
Arif
12:19 - 15 Mart 2015
0 Yorumlar
Gerek Kanun-ı Esasi, gerekse Teşkilat-ı Esasiye görünüşte halk için yapılmış olmalarına rağmen ne yapılışlarında, ne uygulamalarında ve ne de değiştirilmelerinde halkın rolünden söz etmek mümkün değildir. Nitekim 1923’ten sonra, yani egemenliğin kayıtsız şartsız halka ait olduğu öne sürülen bir dönemde, Teşkilat-ı Esasiye Kanun’u muhtelif değişikliklere uğratılmış (laiklik maddesinin eklenmesi gibi) en sonunda adı da «Anayasa»ya […]
Arif
13:47 - 12 Mart 2015
0 Yorumlar
Kâzım Karabekir Paşa bu görüşlerini 2 Mart 1923 tarihinde İzmir İktisat Kongresi’nde yaptığı konuşmada belirtmiştir. Daha sonra hayli tartışmalara konu olan Paşa’nın bu görüşlerini biz 3 Mart 1923 tarihli Vakit, Tanin ve Akşam gazetelerinden derledik. Bu mesele maarife taalluk ettiği için bizim kongremiz iştigal edeceği mesailin haricindedir. Fakat çok zamandan beri bu mesele zaman zaman […]
Arif
07:39 - 9 Mart 2015
0 Yorumlar
Cumhuriyet idaresinin kuruluşu İstiklal Harbi’nin verilmesine bağlıdır. İstiklal Harbi’nin kazanılması İslâm’ın bu topraklarda hükümran olacağının işaretidir. İstiklal Harbi’ni veren kadro elbette ki İslâm’ın en önemli temsilcileri vasfındadır. Müslümanların İslâm’ı bu topraklarda yaşatmaya matuf mücadeleyi veren kadroya “koşulsuz” desteği, bağlılığı ve açık çeki vardır. Çünkü İslâm lehine ölümü göze alan kadronun “yanlış” eylemler içine girmesi söz […]
Yusuf Aslan
18:00 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
Tarih ilminin konusu, zaman içerisinde meydana gelen hadiselerin sebeplerini, vesilelerini ve sonuçlarını tahlil etmekle sınırlıdır. Ancak tarih kitaplarında yer alan bilgilerin izafi olduğunu, yani o tarihin yazılmasını sağlayan güçlerin ‘resmi yorumlarını’ da beraberinde getirdiğini unutmamak gerekir. Osmanlı toplumunda; Tanzimat ile başlayan, Meşrutiyet ve Cumhuriyet döneminde yaygınlaşan asrileşme (muasır medeniyet seviyesine ulaşma) ideali ile aydınlanma felsefesini […]

0 Yorumlar