Batılı bilincin “Top” korkusu

…11 Ekim 1098’de Anadolu’da Türklere karşı yürütülen savaşlara katılan bir Papaz’ın günlüğünde şu dehşet verici cümle kayıtlıdır: “Her yerde Türkler!” Ağustos 1100’de ise Roma’da Papa II. Baschalis bunu doğrularcasına şu fetvayı yayımlar: “Müslümanlar eşittir Türkler”. Böyle bir ortamda 11. yüzyıldan XVI. yüzyılın sonlarına kadar Avrupa’nın en önemli gündem maddesi ortaya çıkar: ‘Türklere karşı sürekli savaş’. […]

Daha fazla oku
İdeolojik Savaş Başladı -mı?

….Düşünce tarihiyle birlikte yürür; bugünü idrak etmek için düne göz atmak gerekir. Saint Pierre, ‘Muhammetçi hataya karşı eyleme geçmek yani yazmak gerekir’ demişti XII. yüzyılın ilk yarısında… XVII. yüzyılın ikinci yarısında ise Alman asıllı ancak Fransız siyasî erkine hizmet eden ünlü filozof-bilim adamı Leibniz, henüz 26 yaşında iken XIV. Louis için İslamı, bahusus İslam’ın o […]

Daha fazla oku
Biz Türkler koyunluğumuzu geri istiyoruz

Bir millet ki koyun gibidir, mensubiyetine sadıktır, bu mensubiyeti paylaşan diğer mensubdaşlarına müşfiktir; medenî olmanın gerektirdiği yavaşlığı yani sukuneti vardır çünkü bir şehirde iskan edilmiştir, meskeni vardır, sakindir. Millet olmanın gereği olarak biribirini kollar, aralarında dostluk vardır, birbirlerinin sözünü dinlerler, ama en önemlisi bir koyun sürüsü gibi omuzlarını birbirlerinin omuzlarına sürterek yürüyecek, yol alacak kadar […]

Daha fazla oku
Akıllı Türk, Akıllı Tarih!

İnsan eylemi, Ahmet Cevdet Paşa’nın deyişiyle, üçlü bir yapı gösterir: Eylemeyi bilmek(ilim), eylemeyi istemek(irade) ve eyleyebilmek(kudret). Eylem bu üç unsurun cisimleşmesidir, tezahürüdür; öyle ki, bir kez vuku bulduktan sonra eylem, kendisini oluşturan unsurlardan hiçbirisine, tek başına geri götürülemeyecek derecede yeni bir olgu’dur. Bilgi’nin, irade’nin ve kudret’in harmanıyla karmaşık bir örgü oluşturan insan eyleminin en önemli […]

Daha fazla oku
Türklerin bir tarihi var mı?

…İnsan yalnızca kavramına sahip olduğu şeyi görebilir. Bu yalnızca yaşamaya ilişkin konular için değil; tersine insanın hemen hemen tüm vicdanî ve fikrî üretimleri için geçerli bir yargıdır. Bu nedenledir ki, kavramlar insan aklının makroskobu veya mikroskobu gibidir; uzağı yakın eder; küçüğü büyültürler. Nasıl ki bu âletler insanın görme’sini mümkün kılmak içinse, kavramlar da insan aklının […]

Daha fazla oku
Bir gelecek idraki olarak tarih

“Malumatın yanlış olduğu yerde yorum üzerinde konuşmak, abesle iştigaldir”. Öte yandan söz kadar sözün sahibi de önemlidir; bu nedenle, İblis’in “Tanrı Bir’dir” deyişi bile ihtiyatla karşılanmalıdır. Bu tür bir bakış, daha baştan bir tür niyet okuması olarak görülebilir. Ancak, günlük hayatta yalnızca şeyin hakikatine ilişkin bilgi sahibi olmak yanında bu bilginin davranışını, başka bir deyişle, […]

Daha fazla oku
Tarih’te kalıcı olmanın sırrı nedir?

… ‘hem ilahî hem de beşerî siyasetin amacı insandır’; çünkü ‘nizam-i alem insandır’. Öyleyse insanı ‘rencide edecek’ hiç bir siyaset, tanımı gereği, kalıcı olamaz. Kalıcı siyaset insanı ‘tebcil eden’ siyasettir. İlahî siyasetin, insanı ‘eşref-i mahlukat’ görmesi bu nedenle üzerinde durulması gereken bir noktadır. Öyle ki beşerî siyaset de ancak ve ancak insanı eşref-i mahlukat görüp […]

Daha fazla oku
İhsan Fazlıoğlu – Akıllı Türk Makul Tarih ”Notlar”

Her milletin doğal yeri tarihidir. Bir milletin doğal yerini bulması o milletin özünün gürleşmesini, özgürleşmesini sağlar. Bu nedenle her millet eğitim ve terbiye sistemini doğal yerini verecek bir biçimde organize etmelidir. Aksi takdirde, millet yapay yerde yapaylaşır; bir süre sonra da iç-çatışmaya yuvarlanır. Sonuç: maddî ve manevî (=zihnî) imkanların tükenmesi ile birlikte o milletin de […]

Daha fazla oku
Tarih Bilinci Yıkmak

Bir ülkeye sahip olmak için onu yıkmak gerekir; yıkmak demek o ülke halkının yok-edilmesi demektir. Yok etmek ise ya bedenî olarak insanları katletmek ya da o halkı o halk kılan örfe ve adetleri, kısaca halkın bağımsızlık ve özgürlük taleplerini yasladığı tarihi öldürmektir. Bağımsızlık maddî vatanın kurtulması ise özgürlük, özün gürleşebileceği manevî vatanın yani tarihin kurtulmasıdır. […]

Daha fazla oku
Padişahlar İçki İçer Miydi ?

13-07-2009 tarihinde kanalın birindi (atv) tarihçi olarak sunulan Prof.Halil Berkay,topkapı sarayında içkili bir kutlamayı protesto edenler ağır bir şekilde saldırıp,kaos ortamı oluşturmak için mal bulmuş mağribi gibi saldırmalarını fırsat bulanlar gibi,bu tarihçi de pervasızca;’Bütün osmanlı padişahlarının hepsi de içerdi.”demesi,belli ki araştırma ve belgeli konuşmaya dayanmadan,tamamen hissi,belki de kin ve nefretle karışık bir çıkışın eseriydi. Bunun […]

Daha fazla oku