Aile Toplum ve Dayanışma Ağları Kapsamında Bir Değerlendirme-1

Yeni Bir Sosyal Dünya İçin Modern Batı Düşüncesi Köken İtibariyle Karşıtlıklar Üzerine Kuruludur İnsan hakları Batının 19. Asırdaki sorunuydu. 20. Asırdaki ise erkek karşıtlığı üzerine kurulu, ifadesini feminizmde bulan kadın sorunu oldu. Modern batı düşüncesi köken itibariyle karşıtlıklar üzerine kuruludur; karşıtlıklar hâsıl ederek sorunları kategorize eder, sonra da bunlar arasındaki çatışmadan bir senteze ulaşılacağını varsayar. […]

Daha fazla oku
Aile Toplum ve Dayanışma Ağları Kapsamında Bir Değerlendirme-2

Çağdaş toplumlarda akrabalık bağlarını insanlar bir yük olarak görmektedirler. Gönderilen her peygamber Hz. Adem ve Havva’nın bıraktığı miras olan “aile geleneği”nin devamı olarak kendi aileleriyle insanlara örneklik yaptılar. Bununla, içinde yaşadıkları toplumun “yürürlükte” olan aile telakkisini ve ilişkilerini zımnen de olsa ya onaylamış ya da restore etme yoluna gitmişlerdir. Günümüzün artık genel kabul görmüş modern aile modelinden, benzerlikleri […]

Daha fazla oku
Georges Balandier – Büyük Rahatsızlık Adlı Kitaptan Alıntılar

Modernite sayesinde umut giderek insanlığın öte dünyasıyla bağını kopardı. İktidar ele geçirilince dünyayı şekillendirmek ve ona insanın kendine belirlediği amaçlara göre şekil verebilmek olası hale geldiği için, bu dünyadaki beklentiye dönüştü. Bu umut siyasal olarak yeni bir Devlet içerisinde, entelektüel olarak insan zihninin kazanımlarında, toplumsal olarak ise ilerlemenin kitlelere yayılmasında kendini hayata geçirmek için Akıl’la […]

Daha fazla oku
Sadık Güneş ‘Enformasyon Toplumunun Putları’ Alıntılar

Medyanın sunduğu bu dünya olup bitenler hakkında bilgilendirmekle kalmaz onları nasıl anlayacağımıza dair ‘anlamlandırma formatları’ da verir. Televizyon bir haberi vermeden önce o haberi nasıl anlamamız gerektiğine dair bir zihniyet verir. Ardından kendi değişmez yorumunu zerkeder. Bütün bu nedenlerle bizim kitle iletişimi aracılığıyla enformasyon çağına girdiğimiz yanılsaması gibi bu araçlar tarafından bilgilendirildiğimiz de bir yanılsamadır. […]

Daha fazla oku
Eğlence Kültürünün İslam Toplumunu Dönüştürmesi

Yazar: Prof. Dr. Mustafa TEKİN İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İnsanoğlu çok boyutlu bir varlıktır. Gündelik hayatında birçok faliyet alanlarına değer. Böylece hem tek boyutluluktan kurtulur, hem de insan olmanın gereklerini göstermiş olur. Öte yandan çok boyutluluk, “Tevhid’in yansıması kesrettedir.” yargısının insan üzerindeki en önemli yansımasıdır. İnsanoğlu bütünlüklü bir varlık, onun farklı boyutları da o bütünlüğü […]

Daha fazla oku
Cemil Meriç – Bir Facianın Hikayesi’nden Alıntılar

Babil kulesinde yaşıyoruz Sombart’a göre. Avrupa insanı doğru yoldan uzaklaştı… Bir buçuk asırdır Avrupa’da ve Amerika’da olup bitenleri anlamak için Şeytan’ın gücüne inanmak lâzım. Gördüklerimizi Şeytan’ın işi diye vasıflandırmaktan başka çıkar yol yok. Mavera inancını yıktı Şeytan. İnsanları kibirlerinden yakaladı. Tanrı’dan ne farkımız var demeye başladılar. Ve Şeytan içimizde uyuklayan aşağılık insiyakları şahlandırdı : “Hırs, […]

Daha fazla oku
E.Aronson,A.Pratkanis ”Propaganda Çağı” Adlı Kitaptan Alıntılar

Bu da açıkça gösteriyor ki medya en temel inanç ve fikirlerimizîn bazılarını etkilemekte; bizi reklamı yapılan bir markayı almaya yönlendirebiliyor veya başka insanların yok edilmesini desteklememize yol açabiliyor. Bazen rasyonel varlıklar olarak davranabildiğimiz doğru; meselâ medya bir konuda kapsamlı bir tartışma başlattığında ve bu konuda düşünmeye sevk edildiğimizde. Ama durum her zaman böyle olmuyor. Bazen […]

Daha fazla oku
Kadın ve Huzur” Bir arada mümkün mü?

“…özgür düşüncenin iki düşmanı Avrupa’nın bilgeliği ve Amerika’nın faydacılığıdır. Yeni devletler bu ikisinin izni olmadan hiç bir fikri kabul etmek istemiyorlar…” (Simon Bolivar’dan alıntı. Eduardo Galeano, Aynalar s:206) Sömürgeciliğin sonuçlarından biri de tüm Dünya fikriyatının Batı düşüncesi tarafından tahakküm altına alınması oldu. Ortaya konulan fikir; ya Batı Medeniyetinin kabul edebileceği bir fikir olmalı ya da; […]

Daha fazla oku
Gözetleyen Toplum

… “Ağa” Bağlanma, Sanala Mensubiyet, Platonik Dostluklar İnternet 2000lere doğru Türkiye’ye girerken, habercilik misyonundan çok “çet” adı verilen sohbet platformlarıyla gün­deme geldi. Erken dönemlerde internete bağlanmak isteğinizi ikrar et­tiğinizde müstehzi bir ifadeyle karşılaşırdınız. Çünkü internet demek gayri ahlaki her türlü yayının platformu manasına ge­lirdi. Dolayısıyla Türkiye’de internet algısının başında “sosyal­leşme” gelir. Sosyal medyanın ilk halleri çet […]

Daha fazla oku
Neoliberal Dindarlık

Türkiye’de Müslüman kimliğinin, dindarlık vasıflarının gerisine düşmesinin tarihi çok eski değil; neoliberal dönemle birlikte kamusal alan kavramına “sığmaya” çalışan Müslüman kimliği kendini dindarlıkla izah etmek, tanımlamak, meşru­laştırmak istedi. Zira İslâm’ın tezleri, İslâm’ın dünyayı dönüş­türme kapasitesiyle dindar kimlik arasında ince ve fakat kıyıcı bir fark var. Bu fark Türkiye’de Müslümanların kolaylıkla sis­temin içinde pasifleşmesine de neden […]

Daha fazla oku