Şükür içinde sâfi bir iman, hâlis bir tevhid var

Bismillahirrahmanirrahim   (Şükür Risalesi’nden)   Hem şükrün envâı var. O nevilerin en câmii ve fihriste-i umumiyesi, namazdır.   Hem şükür içinde sâfi bir iman var; hâlis bir tevhid bulunur. Çünkü, bir elmayı yiyen ve “Elhamdü lillâh” diyen adam, o şükürle ilân eder ki: “O elma doğrudan doğruya dest-i kudretin yadigârı ve doğrudan doğruya hazine-i rahmetin hediyesidir” demesiyle ve […]

Daha fazla oku
Şükür nedir,Şükürsüzlük nedir?

Bismillahirrahmanirrahim   (Şükür Risalesi’nden)   Hem rızık olan nimetlerde gayet güzel, süslü suretler, gayet güzel kokular, gayet güzel tatmaklar şükrün davetçileridir; zîhayatı şevke davet eder ve şevkle bir nevi istihsan ve ihtirama sevk eder, bir şükr-ü mânevî ettirir.   Ve zîşuurun nazarını dikkate celb eder, istihsana tergib eder. Nimetleri ihtirama onu teşvik eder; onunla kalen […]

Daha fazla oku
Allah’ın kullarından istediği en mühim iş şükürdür

  Bismillahirrahmanirrahim   Beşinci Risale Olan Beşinci Mesele   Şükür Risalesi   بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ   وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ 1   Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan tekrar ile   اَفَلاَ يَشْكُرُونَ.. اَفَلاَ يَشْكُرُونَ.. وَسَنَجْزِى الشَّاكِرِينَ لَئِنْ شَكَرْتُمْ َلاَزِيدَنَّكُمْ – بَلِ اللهَ فَاعْبُدْ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِرِينَ 2   gibi âyetlerle gösteriyor ki, Hâlık-ı Rahmân‘ın, ibâdından istediği […]

Daha fazla oku
Hiçbir insanın Cenâb-ı Hakka itiraz hakkı yoktur

Bismillahirrahmanirrahim   İ’lem eyyühe’l-aziz!    Hiçbir insanın Cenâb-ı Hakka karşı hakk-ı itirazı yoktur. Ve şekvâ ve şikâyete de haddi yoktur. Çünkü, şikâyet eden ferdin hilâf-ı hevesini iktizâ eden, nizam-ı âlemde binlerce hikmet vardır. O ferdi irzâ etmekte, o bin hikmetin iğdâbı vardır. Bir ferdi razı etmek için bin hikmet fedâ edilemez.   وَلَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ […]

Daha fazla oku
İhlâsta çok nurlar ve çok kuvvetler var

Bismillahirrahmanirrahim Bu Lem’a lâakal her on beş günde bir defa okunmalı.     -1-  -1-  -2-  -3-  -4-   EY ÂHİRET KARDEŞLERİM ve ey hizmet-i Kur’âniyede arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, hususan uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçi, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarik-i […]

Daha fazla oku
İslam alemi, üç aylar ile arızalara mukabele eder

Bismillahirrahmanirrahim Üç ayların manevi pazarından herkes istifade eder ve etmeli. Şuhur-u selâse ve muharremede âlem-i İslamın manevi havası, umum ehl-i imanın ahiret kazancına ve ticaretine ciddi teveccühleri ve himmetleri ve tenvirleri o havayı sâfileştiriyor, güzelleştiriyor, müthiş ârızalara ve fırtınalara mukabele ediyor. Herkes o sayede ve sayesinde derecesine göre istifade eder. Fakat o şuhur-u mübareke gittikten sonra, […]

Daha fazla oku
Mü’minlerin namaz ve dualarındaki büyük sır

Bismillahirrahmanirrahim İ’lem eyyühe’l-aziz!  Mü’minler ibadetlerinde, dualarında birbirine dayanarak cemaatle kıldıkları namaz ve sair ibadetlerinde büyük bir sır vardır ki, herbir fert, kendi ibadetinden kazandığı miktardan pek fazla bir sevap cemaatten kazanıyor. Ve herbir fert ötekilere duacı olur, şefaatçi olur, tezkiyeci olur—bilhassa Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâma… Ve keza, herbir fert, arkadaşlarının saadetinden zevk alır ve Hallâk-ı Kâinata […]

Daha fazla oku
Zulmetsiz dâimî bir ziyâ, bilinmez ve hissedilmez

Bismillahirrahmanirrahim Suâl: Niçin Cenâb-ı Hakkın sıfât ve esmâsının mârifeti, enâniyete bağlıdır? Elcevap: Çünkü, mutlak ve muhît bir şeyin hududu ve nihayeti olmadığı için, ona bir şekil verilmez ve üstüne bir sûret ve taayyün vermek için hükmedilmez,mahiyeti ne olduğu anlaşılmaz. Meselâ, zulmetsiz dâimî bir ziyâ, bilinmez ve hissedilmez. Ne vakit hakiki veya vehmî bir karanlık ile bir […]

Daha fazla oku
Âlemin miftâhı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır

  Şu âyetin büyük hazînesinden tek bir cevherine işaret edeceğiz. Şöyle ki: Gök, zemin, dağ, tahammülünden çekindiği ve korktuğu emânetin müteaddit vücûhundan bir ferdi, bir vechi, ene’dir. Evet, ene zaman-ı Âdem’den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nurânî bir şecere-i Tûbâ ile, müthiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir. Şu azîm hakikate girişmeden evvel, o […]

Daha fazla oku
Kur’ân, Hz. Muhammed (asm) ile ispat ediyor ki

Bismillahirrahmanirrahim (“Risalet-i Ahmediyeye dair” 19. Söz dersinden…) ON DÖRDÜNCÜ REŞHA Mahzen-i mu’cizat ve mu’cize-i kübrâ olan Kur’ân-ı Hakîm, nübüvvet-i Ahmediye (a.s.m.) ile vahdâniyet-i İlâhiyeyi o derece kat’î ispat ediyor ki, başka burhana hâcet bırakmıyor. Biz de onun tarifine ve medar-ı tenkit olmuş bir iki lem’a-i i’câzına işaret ederiz. İşte, Rabbimizi bize tarif eden Kur’ân-ı Hakîm,  […]

Daha fazla oku