Ebu Hanife’nin Dehrilerle Münakaşası

İmam Azam, Dehrîlere şunu sorarak münazaraya başlamıştır: – Bir adam size gelse de şöyle bir şey anlatsa: Denizin ortasında bir fır­tına koptu, dalgalar ve rüzgâr çarpışırken birdenbire içi çeşitli mallarla dolu bir gemi meydana geliverdi. Kuvvetli fırtınaya rağmen bu gemi kaptansız ve tayfasız kendi kendine istikametini bulup hareket ediyor; dese buna ne der­siniz? Akıl bunu […]

Daha fazla oku
“Uydurma” Dinden “Paralel” Dine Doğru

Zaman zaman sivri çıkışlarıyla gündeme gelen Mustafa İslâmoğlu, bu defa Bediüzzaman ve Mevlânâ’ya dil uzatarak yine çeşitli tartışmaların merkezine oturdu. İslâmoğlu, aslında bu işi yıllardır yapıyor. Önceleri sessiz ve derinden gider gibi görünen çıkışları, daha sonra televizyon desteğiyle çok daha etkili bir şekilde yankılanmaya başladı. “Uydurma dinden gerçek dine dönüş” şeklinde bir sloganın etrafında dönen […]

Daha fazla oku
Vehhabiler Hakkında – Yirmi Sekizinci Mektup

Altıncı Risale olan Altıncı Mesele[Harameyn-i Şerifeyne Vehhabilerin tasallutuna dairdir] بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُصِيبَنَّ الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَاصَّةً 1 Aziz kardeşlerim, “Haremeyn-i Şerifeynin Vehhâbilerin eline geçmesi ve onların, eâzım-ı İslâmın türbeleri hakkındaki tahripkârâne hürmetsizliği ne hikmete mebnîdir?” diye sual ediyorsunuz. Elcevap: Şu hadise, âlem-i İslâmın siyasetine ve hayat-ı içtimâiyesine taallûk ettiği için, […]

Daha fazla oku
Sahabe Müdafaası – İhsan Şenocak

Bir pazartesi gecesiydi. Fatih’in çevresinde Haliç’e bakan bir evde dört köşesi kitaplarla dolu bir odada “Usul-u Fıkh” okuyorduk. Aslında başka dersler de vardı okuduklarımız arasında. Fakat bahse konu olan zamanda, rahlelerin üzerinde sadece “Usul” kitapları bulunuyordu. Dersin son anlarına doğru içeriye uzun boylu, kırk yaşlarında birisi girdi. Selamlaştık. Boş bir yere oturup dersi dinlemeye başladı. “Fatiha” […]

Daha fazla oku
Geliyorum Diyen Felâket: ‘Kur’ân İslâm’ı’ Söylemi

İki yıkıcı oryantalist proje var. Meseleyi kişileştirmeden, kimseyi kırmamaya özen göstererek bu iki hayatî sorunu kısaca mercek altına almak istiyorum. Dünkü yazıda bazı genel teorik gözlemlerde bulundum. Dil ve algılama sorunu ekseninde. Bugünkü yazıda anlaşılır ve net ifadelerle bu konuya biraz daha açıklık getirmek istiyorum. Umarım, herkes anlamak istediği gibi anlamaz. YÜZYILLIK İKİ TEHLİKELİ PROJE […]

Daha fazla oku
‘Kur’ân İslâm’ı’ tehlikesi

Neo-selefî mantık, İslâm dünyasında hızla yaygınlaşıyor. Neo-selefî mantık, tastamam düz mantıktır. Sadece kör zâhire göre hükmeder. Mânâ’nın aslında, derûnî dünyada gizli olduğunu göremez. O yüzden hakîkî Selefîlik’le ilgisi filan yoktur. Bu selefîlik, tam anlamıyla, selefisizliktir ve hâricî mantığıdır. İslâm tarihinin hiç bir döneminde, hâricî mantığı bu kadar hâkim olmamıştı, olamazdı da. Neo-selefîlik, İslâm’ı protestanlaştırma projesinin […]

Daha fazla oku
İmam Ahmed, Zalim Sultan Hadisleri ve İSLAMOĞLU’nun Son Numarası

Acemi bir yazar, ilk kitabını tecrübeli bir yazara götürüp incelemesini istemiş. Bir süre sonra heyecanla kanaatini öğrenmek için gittiğinde usta yazar şöyle demiş: “Kitabını okudum. İçinde birçok yeni şey ve birçok hakikat var.” Acemi yazarın heyecanı tam sevince dönüşecekken üstat devam etmiş: “Fakat kitabındaki hakikatlerin hiçbirisi yeni değil, yeni olanların da hiç birisi hakikat değil.” […]

Daha fazla oku
Ulemaya İftira Etme İslamoğlu

İhsan Şenocak Hoca sohbette 51 ciltten oluşan Müsned’ten zalim sultanlara itaat edilmemesi ile alakalı hadislerin bir kısmını numarasını vererek okuyarak, “Bunlara haber gönderdik, ulemayı aşağılamayın, onlara iftira etmeyin, siz böyle yapınca Kur’an-ı Kerim okumasını bilmeyenler, sizin sözünüzden hareketle Ehl-i Sünnet alimlerine hakaret ediyor. Geliniz bu ümmet nasıl elindeki kelepçeleri parçalar, yeniden Üsküp’ten Patani’ye kadar yekvücut […]

Daha fazla oku
İbn-i Teymiyye Kimdir, Üç Talak Hakkında Görüşü Nedir?

Şeyhülislâm Tahiyüddîn Ebû’l-Abbâs Ahmed b. Abdülhalim el-Harrârî: Hanbelî fukahasından meşhur bir zattır. Harran’da 661 tarihinde doğmuş, Tatarların zulmünden dolayı babası ile birlikte Dimaşk’a hicret etmiş, 728’de orada vefat etmiştir. Tahsilini Dimaşk’da tamamlayan İbn-i Teymiyye, az zamanda tefsir, hadis, usûl-i fıkıh ve Arabiyyatta geniş bilgi sahibi olmuş; henüz yirmi yaşında varmadan yüksek malûmatı ile şöhret bularak […]

Daha fazla oku
İslâm Dünyasının ‘Püsküllü Bela’sı: Neo-Selefîler

Arap Baharı olarak adlandırılan süreç, ‘devrim’ olarak adlandırılmıştı. Şimdi, Selefilik, sadece İslam dünyasında değil, Balkanlar, Türki Cumhuriyetler, Afrika ve Avrupa’da deyim yerindeyse ‘ışık hızıyla’ yayılıyor. ARAP BAHARI ‘DEVRİM’LERİNDEN, SELEFİ ‘KARŞI-DEVRİM’LERE… ‘Karşı-devrim’ hareketinin önünde, eski ve yeni yerli aktörler, gerisinde ise sömürgeci ülkeler var. Eski aktörler, diktatörlüklerin artığı, ‘her türlü kullanıma elverişli’ tipler: Özellikle de kaos […]

Daha fazla oku