MURADULLAH mı,Meal Yazarının Kanaati mi

Doç Dr. Ebubekir Sifil Giriş:Önce bir soruyla başlayalım: Modern zamanlara özgü “meal yazma” modası ne tür bir ihtiyacın tazyi-kiyle ortaya çıkmış olabilir?Bu soruya, herhangi bir kitabın ihtisar edilme-si/özetlenmesi meselesiyle mukayeseli bir cevap üretmek şu sebeplerle gerçekçi olmaz: 1-Herhangi bir kitap/metin, anlaşılmasını kolaylaş-tırmak için muhtevası basitleştirilerek ihtisar edilir.Kur’ân’ın bir başka dile aktarılmış muhtevası için ise böyle […]

Daha fazla oku
İndirilen din”, “uydurulan din”

Birileri “indirilen din” ve “uydurulan din” sloganını bulmuş. Sınırlarını kendilerinin çizdikleri dine indirilen, buna aykırı gördükleri din yorumuna da uydurulan din yaftasını yapıştırmaktalar.Bunların meşhur olanlarından birisine itiraz sadedinde size göre tarihte İslâm’ı doğru anlayan kimse çıkmamış dediğimde; “Hayır, doğru anlayanlar çıkmıştır. Ancak Ehl-i Sünnet onlara zındık yaftasını yapıştırarak mahkum etmiştir” cevabını vermişti.Ehl-i Sünnet, onlara göre […]

Daha fazla oku
“İndirilen din”, “uydurulan din”

Birileri “indirilen din” ve “uydurulan din” sloganını bulmuş. Sınırlarını kendilerinin çizdikleri dine indirilen, buna aykırı gördükleri din yorumuna da uydurulan din yaftasını yapıştırmaktalar.  Bunların meşhur olanlarından birisine itiraz sadedinde size göre tarihte İslâm’ı doğru anlayan kimse çıkmamış dediğimde; “Hayır, doğru anlayanlar çıkmıştır. Ancak Ehl-i Sünnet onlara zındık yaftasını yapıştırarak mahkum etmiştir” cevabını vermişti. Ehl-i Sünnet, […]

Daha fazla oku
M.İslamoğlu’nun Anlama Problemi ve Arapça’daki Zayıflığı!

“ANLAMA PROBLEMİ”NDEN MÜŞTEKİ BİR YAZARA HATIRLATMALAR (M. İSLAMOĞLU’NUN ‘ÜÇ MUHAMMED’ ADLI KİTABINA TENKİD) Bugünden başlayarak birkaç yazı halinde Mustafa İslamoğlu’nun, “anlama problemi” üzerine kurguladığı Üç Muhammed adlı çalışmasını konu edineceğim. Hemen belirteyim ki, okuyacaklarınız “book review” tarzı yazılar olmayacak. Zira mezkûr kitabın kurgusuyla, iddiasıyla ve ortaya koyduğu argümanlarla ilgilenecek o tarz bir yazı, takdir edersiniz […]

Daha fazla oku
Dinlerini Parça Parça Edenler

159- Dinlerini parça parça edip fırka fırka ayrılanlar var ya, senin – onlarla hiç bir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a aittir. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Hz. Ali, şöyle derdi: Allah’a yemin ederim, onlar dinlerini parça parça et­mediler. Kendileri dinlerinden ayrıldılar. Diğerleri ise, “re” harfini şeddeli olarak (“fe”den sonra “elif koymaksızın) okumuşlardır. Şu […]

Daha fazla oku
Uymamız Gereken Dosdoğru Yol

Yüce Allah’ın: “Şüphesizki bu, Benim dosdoğru yolumdur. O halde ona uyun”(En’am 153)   Bununla yüce Allah, Peygamberi Muhammed (sav) vasıtası ile açıklamış ve açmış olduğu geniş bir yol olarak teşri buyurduğu, sonu da cennete ula­şan yoluna tabi olmayı emretmektedir. Bu yoldan bir çok yollar ayrılmıştır. Kim o doğru yolu izlerse kurtulur, kim bu ayrılan yollara […]

Daha fazla oku
Bid’at Sahiplerine Karşı Takınılması Gereken Tavırlar

  Hüccet olan imamlarla onların peşinden gidenlerin, takiye olmak üzere fasıklarla beraber oturup kalkabileceklerini ve onların görüşlerinin doğrulu­ğunu ifade edebileceklerini iddia edenlere karşı bu âyet-i kerimede aziz ve celil olan Allah’ın Kitabındaki bu âyette açık bir red bulunmaktadır. Taberî, Ebu Cafer, Muhammed b. Ali (r.a)’dan şöyle dediğini zikretmek­tedir: Çeşitli davalar ileri sürerek birbirine düşmanlık eden […]

Daha fazla oku
Resulullah’ın (a.s) Sünneti Hakkında

BİRİNCİ MESELE: Sünnetin mânâsı: Sünnet kelimesi bir ıstılah olarak çeşitli an­lamlarda kullanılır: Sünnetin birinci mânâsı: Sadece Hz. Peygaraber’den nakle-dilegelen, bizzat Kur’ân tarafından ele alınmayan, aksine Hz. Pey­gamber tarafından beyan edilen şeylerdir. Bunların Kur’-ân’m genel olarak getirdiği esasların beyanı mahiyetinde olup ol­maması arasında fark yoktur.[1] Sünnetin ikinci mânâsı: “Bid’at” m karşıtı anlamındadır. Meselâ bir kimse Hz. […]

Daha fazla oku
Sünnetin Kuran-ı Kerim’i Beyanı

….Beyan yetkisi,Kuran ve Sünnet­ bütünlüğünü sağlamak için son derece önemli bir konudur. Bu çerçevede Hz. Peygamber’in Kur’ân karşısındaki görevlerini dörde ayırmak mümkündür. Bunlar içinde be­yan görevi, ayrı bir önemi haizdir. Şimdi bu görevleri ve bunlar içinde beyan görevini görelim:   1-Tebliğ: Tebliğ, Hz. Peygamber’in birinci görevidir. Allâh’tan aldıklarını olduğu gibi insanlara aktarmak durumundadır. İlgili âyet­ler […]

Daha fazla oku
Sünnetin Delil Oluşuna İtirazlar’a Cevaplar

  “Bu itirazları dört noktada toplamak mümkündür:   a-Şöyle denilmektedir: “Dîn kat’î olmalıdır. Sünnet ise zannîdir. Kur’ân’da ise zan ve şüphe yoktur. Allâh “Bu kitapta asla şüphe yoktur.” buyurmaktadır. Ayrıca Kur’ân zanna uymayı da yasaklamıştır.”   Öyle anlaşılıyor ki, burada epey bir mesele, iç içe sokulmuştur. Belli  ki kat’îlikten tevatür kastedilmektedir. Buna göre,Kur’ân mütevâtirdir ve […]

Daha fazla oku