Siz Hiç Gerçekleri Bindörtyüz Yıl Sonra Keşfedilen Hak Din Görmediniz mi?

(Kısa bir Osman Caner Taslaman Zihniyeti Analizi) Bir din düşünün ki hak din olsun! Bir din düşünün ki Allah’ın gönderdiği son din olsun! Ve yine bir din düşünün ki bütün insanlara gönderilmiş olsun. Bir din düşünün ki kendisine inananlara ‘Sizler insanlar için var edilmiş en hayırlı ümmetsiniz’(Âl-i İmran, 3/110) diye seslensin. Ve bir din düşünün […]

Daha fazla oku
Kuran-ı Kerim’i Nasıl Anlamalıyız ? 2.Bölüm

  Kur’an’ı Kerim’i anlamada bir problem olarak “modern zihniyet” Buraya kadar önce Kur’ân-ı Kerim′i anlamanın yolu yordamı konusunda bir ufuk olarak Ashab’a işaret ettik ve Ashab’ın Kur’ân-ı Kerim′i, Peygamber’e ittiba ile Peygamber’i takiple anladığını, yani hoca talebe ilişkisinde olduğu gibi Kur’an-ı Kerim’i Peygamber’in dizinin dibine oturup ondan aldıkları çok yönlü eğitimle anladıklarını konuştuk. Daha sonra […]

Daha fazla oku
Kur’an-ı Kerim’i Nasıl Anlamalıyız? 1.Bölüm

– 1.bölüm – Soru: Hocam, Kur’ân-ı Kerim’i nasıl okumalı ve nasıl anlamalıyız? Birilerinin bize okuyup anlatması mı yoksa doğrudan bizim okuyup anlamamız mı daha doğru bir yol? Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahirabbi’l-alemînve’s-salâtüve’s-selâmüalâmuhammedin ve alââlihî ve sahbihîecmaîn… Aslında iki ayrı başlıkla iki ayrı oturumda ele alınması gereken iki ayrı konu. Ama biz meselenin Kur’ân-ı Kerim′i okuma boyutuyla değil de […]

Daha fazla oku
Sünnetsiz Hocaların Ego ile İmtihanı

  Kur’ân’a dayandığını ileri sürerek ortaya çıkan hocalar arasındaki kıyasıya ekran savaşları, bizi bir gerçekle karşı karşıya bıraktı: İnsanlara doğru yolu göstermek için indirilmiş bulunan kitabı en büyük ihtilâfların kaynağı haline getirmiş bulunuyoruz! Bunu nasıl başarıyoruz? Kur’ân’a yöneldikçe birbirimize daha da yaklaşmamız gerekirken, nasıl oluyor da birbirinden bu kadar uzak inançların peşine takılıyoruz? Bu sorunun […]

Daha fazla oku
Tasavvufun Dinde Bid’at Oluşu İddiası

Gelenek-Yenilik Tasavvuf sadece bir bilgi alanı, bir ilim değildir. Kelâm ve fıkıh gibi ilimlerden farklı olarak aynı zamanda bir yaşama tarzı, dini algılama şekli ve dünya görüşüdür. Bu özelliği itibariyle canlı bir organizmaya benzer: Oluşur, gelişir, güçlenir, her tarafa dal-budak salar, çeşitli süreçlerden geçer. Böyle olunca ilk zahid ve sûfîlerin, zühd ve tasavvuf adı altında […]

Daha fazla oku
Din Düsturlarının Zedelenmesi Anarşiye Kapı Açar

  … Rivayetlerde Hazret-i İsa Aleyhisselâm’a “Mesih” namı verildiği gibi, her iki Deccal’a dahi “Mesih” namı verilmiş ve bütün rivayetlerde ﻣِﻦْ ﻓِﺘْﻨَﺔِ ﺍﻟْﻤَﺴِﻴﺢِ ﺍﻟﺪَّﺟَّﺎﻝِ ﻣِﻦْ ﻓِﺘْﻨَﺔِ ﺍﻟْﻤَﺴِﻴﺢِ ﺍﻟﺪَّﺟَّﺎﻝِ denilmiş. Bunun hikmeti ve tevili nedir?     Elcevab: Allahu a’lem bunun hikmeti şudur ki: Nasılki emr-i İlahî ile İsa Aleyhisselâm, şeriat-ı Museviyede bir kısım ağır tekâlifi […]

Daha fazla oku
İbn Kayyım’ın (Sünnet Hakkında) Nefis Sözü

İmâm İbn-i Kayyım’ın Hz. Peygamberin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisiyle gönderilen nebevi yol ve Muhacimimi aydınlık ile ilgili parlak, nefis bir sözü vardır, O şöyle diyor;Hz. Peygamber vefat ettiğinde, onlara her şeyi hatta kazâ-yı hâcet adabını dahi öğretmiştir. Yine onlara cima, uyuma kalkma, oturma, yeme, içme, binme, inme, yolculuk, ikamet, susma, konuşma, uzlet, insanlara karışma, zenginlik, […]

Daha fazla oku
Müşteşriklerin (Sünnet Hakkında) Uygunsuz Sözleri

Sünnet-i nebeviyyenin mahiyetini tanımlama konusunda, bunların bizatihi Hz. Peygambere (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ait sözler olmadığı, bunların ancak “Hz. Peygam­berden (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nakledilen her türlü söz, fiil, takrir ve sıfatlar”dan ibaret olduğu şeklindeki değerlen­dirmeler, bize bazı müsteşriklerin, hadîslerin çok fazla, nere­deyse yüz bine varacak kadar çok olması hakkındaki uygunsuz sözlerini hatırlatıyor ki onlara […]

Daha fazla oku
Sahâbenin Hz. Peygambere Saygısına Dair Bir Tablo

  İmâm Buhârî’nin Sahih’inde rivayet ettiğine göre Kureyş-liler önde gelen şahsiyetlerinden ve kurnaz zekâlılarından Urve b. Mes’ûd’u, Hudeybiye Anlaşması yılında görüşmek üzere Hz. Peygambere (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gönderir Urve b. Mes’ûd gelir ve Hz. Peygamberle (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sulh hakkında konuşur. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle der: Biz kimse ile savaşmak […]

Daha fazla oku
Sünnet’e Uymak (İttibau’us Sunne)

  İmam el-Evzâînin (u. 157) sahâbe neslinin karakterini ve bir ölçüde de ayrıcalığını oluşturan özelliklere yönelik beşli tesbitinin İkincisi ‘Sünnet’e uymak’tır. Burada, asli İfadesiyle “ittihâü’s sünne” özelliği ve güzelliği üzerinde bazı tespitlerde bulunmak istiyoruz. Genel anlamda sahâbe nesli, dünyada sünnet, âhirette cennet ehli olarak dikkat çekmektedir. Çünkü sahâbîler,Hz. Peygamberin önderliğinde onun sohbet/bilgilendirme ve yönlendirmesiyle yetişmiş, […]

Daha fazla oku