Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
18:00 - 19 Kasım 2017
Ahlak, “hulk” kelimesinin çoğuludur. Hulk, tabiat ve seciye demektir, buna huy da denilmiştir. Bir ağaç bir çekirdeğin içerisinde, bir insan bir menî hayvancığın içerisinde ve bir tavuk yumurtanın içinde gizlenip sonra da tezahür ettiği gibi, insanın da bedeni içerisinde gizli ve yerleşmiş hakîkî bir heyet vardır. Bu gizli heyet, meleke, seciye, hulk kelimeleriyle adlandırılır. Bu […]
Arif
22:37 - 17 Kasım 2017
0 Yorumlar
Muhterem ve pek aziz kardeş, Insan olabilmek kadar güç bir şey yoktur. Kişi, zengin olabilir, âlim olabilir, yüksek makam sahibi olabilir. Fakat insanlık bambaşka bir şeydir. Diğerleri her ne kadar güzel şeylerse de “insanlık” yanında hiç kalırlar. Şimdi sana şu yazdıklarımın bir hülâsasını yapayım: 1- Nefs-i Emmâre Nefs-i Emmâre denilen bedbaht nefis, zenginleştikçe şımarır. Bilgisi arttıkça […]
Arif
12:40 - 11 Kasım 2017
0 Yorumlar
Fıkıh ilmi ve bu ilmin kurucu aktörleri olan fukaha, gerek tarihte gerekse günümüzde kimi çevrelerce farklı sebep ve sâiklerle eleştirilmiş / eleştirilmektedir. Klasik dönemlerde kimi tasavvuf çevreleri fıkhı ve fukahayı “dinin kabuğunda kalmak”, “zâhire önem verdiği halde bâtına önem vermemek”, “Allah’a kulluğu bir takım şekil şartlarına endekslemek” gibi gerekçelerle eleştirmişlerdi. Bu eleştirilerin bir noktaya kadar […]
Arif
12:32 - 11 Kasım 2017
0 Yorumlar
Eski âlimlerimiz “her şeyin bir engeli vardır, ilmin ise birçok engeli vardır” diyerek ilim öğrenmenin sabır, gayret ve emek isteyen bir süreç olduğunu ve ilim talibini bekleyen pek çok engelin olduğunu belirtmişlerdir. İlim öğrenmenin engelleri arasında ilim tâlibini aşan çeşitli dış engeller olabilir. Bu yazıda ilim tâlibinin kendisinden kaynaklanan iç engellerin bir kısmından söz etmek […]
Arif
12:24 - 11 Kasım 2017
0 Yorumlar
Yusuf aleyhisselam’ın kıssasında ilginç ayrıntılardan biri, onun ana-babası ve kardeşleri Mısır’a geldiklerinde söylediği sözdür. Âyet bize bu olayı şekilde anlatır: … “Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: “Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana […]
Arif
19:43 - 10 Kasım 2017
0 Yorumlar
Ben Midye Diyeyim, Sen Mezheb Anla.. Direk konuya gireceğim, çünkü artık “girizgâh yapma” âdab- erkânına riayet edecek lüksümüz de kalmadı. Toplumun bünyesine ur gibi tasallut eden vebayı karantinaya almanın aciliyeti, uzun soluklu yazıların pabucunu tozlu rafların ardına attı.. Midye konusunda iddia aynen şöyle: “Mâide 96. ayette Kur’an deniz avının ve yenilmesinin helal olduğundan […]
Arif
18:47 - 9 Kasım 2017
0 Yorumlar
Emaneti sahib-i hakikisine satmak. İşte o satışta beş derece kar içinde kar var. Birinci kar: Fani mal bekà bulur. Çünkü Kayyum-u Baki olan Zat-ı Zülcelale verilen ve Onun yolunda sarf edilen şu ömr-ü zail, bakiye inkılab eder, baki meyveler verir. O vakit ömür dakikaları, adeta tohumlar, çekirdekler hükmünde, zahiren fena bulur, çürür; fakat alem-i bekàda […]
Arif
23:30 - 7 Kasım 2017
0 Yorumlar
ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻰْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ ﺍَﻟﺴَّﻠﺎَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﺍَﺑَﺪًﺍ ﺩَﺍﺋِﻤًﺎ Aziz, sıddık, mübarek kardeşlerim! Evvela: Medresetü’z-Zehra erkânlarının arzularıyla verilen bir dersin bir hülâsasını sizlere de söylemeyi münasip gördük. O dersin mevzuu da: Umum kâinat mevcudatı hesabına Mi’rac Gecesinde, Fahr-i kâinat ve netice-i hilkat-i âlem Peygamber aleyhissalâtü vesselâm, […]
Arif
16:33 - 6 Kasım 2017
0 Yorumlar
İnsanın kendini düzeltip olgunlaştırması, Mevlânâ’ya göre öncelikle insanın kendi kusurunu bilmesine bağlıdır. Çünkü eksikliği hissedilmeyen bir şeyin telafisine gidilemez. “Meselâ on kişi bir eve girmek istese de, bunlardan dokuzu girip biri dışarıda kalsa, bu kişi muhakkak kendi kendine: ‘Acaba ben ne yaptım, ne terbiyesizlik ettim de beni içeriye almadılar?’ diye düşünür.” Kişinin de yolunda gitmeyen […]
Arif
13:44 - 6 Kasım 2017
0 Yorumlar
Mevlânâ’ya göre insanı değerli kılan; insanın asıl varlığını oluşturan rûhun bir yetisi olarak kabul edilen düşünce ve zihindir. Dolayısıyla insanın değerini belirleyen, onun düşüncesinin ne olduğudur. Bu konuda Mevlânâ şöyle der: “Ey birâder! Sen ancak o endişesin, o ruhtan ibaretsin. Geri kalan şeyin kemik ve deriden başka bir şey değildir.559 Eğer senin endişen gül ise, […]

0 Yorumlar