Sevginin Tezahürleri

İnsanın iç dünyasına ait olan duygular, dışa akseden alâmet ve belirtileri ile anlaşılır ve tanınır. Duygular hakkındaki hükümler de buna göre verilir. İmân, her şeyden önce kalbî bir duygudur. Fakat bir kimsenin mü’minliği ancak tezahür ve belirtilerle anlaşılabilir, Bu tezahürler ise duyu organları ile ilgilidir. Mesela, dil ile ikrar îmânın bir rüknüdür. Nitekim, “Lâ ilâhe […]

Daha fazla oku
Tarihselciliğin Cemaziyelevveli

İncil dogma ve efsanelerle tahrif edildi ve kutsallığını kaybetti. Sadece kitap mı tahrif oldu? Elbette hayır. İnsan tahrif oldu. Akıl tahrif oldu. Hikmet tahrif oldu. Bozulan hakikat çağrısı, beraberinde hakikat algısını da bozdu. Aklı ve hikmeti çarmıha geren ruhbanların skolâstik felsefeleri, bezdirici tahakkümleri, engizisyon mahkemeleri ve aforozları Avrupalının şuur altında vahye ve dine karşı bir […]

Daha fazla oku
Kur’an Lafzı Allah’a Ait Değil mi?

Kelamcılar vahiy, nübüvvet ve vahyin mahiyetine dair konulardan haberdardırlar. Bu konular ve tartışmalar yeni de değildir. İslam tarihinde birçok felsefî ve kelâmî konular gibi vahye dair konular da tartışılmıştır. Ancak İslam, vahiy merkezli olduğu için vahiyle ilgili ileri sürülen her iddia, bu veya şu şekilde dinin mahiyetini de ilgilendirmektedir. Akademik camia ve medya, birkaç gündür […]

Daha fazla oku
er-Rezzâk

Şerhu’l-Esmâ adlı kitabında İmam Gazzali şöyle diyor: “er-Rezzâk” ismi, Allah’ın rızıkları ve rızık yollarını yaratıp mahlukata ulaştırmasını ve ondan mahrum bırakma sebeplerini yaratmasını anlatan bir ism-i şerifidir. Rızık iki kısımdır: Birincisi, zâhiri rızıktır ki bunlar azık ve yiyeceklerden ibârettir. Zâhirî olmasının sebebi, bedenlere müteveccih olması hasebiyledir. İkincisi ise bâtınî rızık olup mârifet ve keşiflerden müteşekkil […]

Daha fazla oku
Allah Teâlâ’yı Esmâsı ile Tefekkür

Allah Teâlâ’yı esmâsı ile tefekkür edecek olursak; “Allah Teâlâ bir tek ilâhtır. Ulûhiyyetinde ikincisi yoktur. Eşten ve çocuktan münezzehtir. Her şeyin sahibi ve mâlikidir. Ortağı yoktur. Öyle bir sultandır ki veziri yoktur. Öyle bir yapıp yaratıcıdır ki beraberinde işlerinin düzenleyicisi ve yardımcısı yoktur. Vâcibü’l‐Vücûddur. Varlığı bir başkasının varlığına bağlı değildir. Bir başkasının var etmesine İhtiyâcı olmadan vardır. […]

Daha fazla oku
Bülbül/Andelîb/Hezâr

En meşhur ötücü kuş olan bülbül için ‘Dünyada hiçbir müzik aleti yoktur ki, sukuşun ağzından çıktığı kadar güzel ses çıkarsın.’ denmiştir. Sesinin güzelliğiyle ünlü bu ötücü kuş, tan yeri ağarırken öter. Ötüşü armoni ve ses zenginliği bakımından eşsizdir. Boyu 16 cm olan bülbüller kül renginde olur. Bülbüllerin uçuşları dengesizdir. Bülbüller, aydınlık ormanlarda, korularda, hatta büyük park […]

Daha fazla oku
el-Vedûd

Buruc/14:O, çok bağışlayan ve çok sevendir. “O” inkârına tevbe edeni ve îman edeni “çok bağışlayan” ayrıca küfür günahından  başka diğer günahlarına tevbe edeni ve dilerse tevbe etmeyeni de çok bağışlayan “ve” kendisine itâat etmeyi seveni veya tevbe edeni “çok sevendir.” Nitekim aynı mânâ bir başka âyet-i kerimede şu şekilde ifâde olunuyor: “Şunu iyi bilinki, Allah […]

Daha fazla oku
Dil ve Uslüb Açısından Ahkam Ayetlerinin Bağlayıcılığı ve Tarihselliğin İmkanı

Yrd.Doç.Dr.Recep Orhan Özel* / Amasya Üniversitesi,İlahiyat Fakültesi * Öz Kur’ân-ı Kerim iman, ibadet ve ahlak gibi konuların yanında kamu hayatını düzenleyici hükümler içeren bir kitaptır. Modern düşünce ile beraber muamelata ilişkin hükümlerin bağlayıcılığı tartışma konusu yapılmıştır. Bu noktada söz konusu hükümlerin kendi tarihi şartları içinde geçerli olduğunu öne süren tarihselci düşünce ortaya çıkmıştır. Geleneksel fakat […]

Daha fazla oku
Namazın Farz ve 5 Vakit Oluşunun Hikmeti

Allah Rasûlü (s.a.) Mi’râc gecesi semâya yükseltildiği zaman semâvâtın melekûtunu ve oradaki meleklerin ibâdetlerini bütün incelikleriyle müşâhede etti. Onların değişik ibâdetlerini görüp beğenerek imrendi. Bu ibâdetlerin benzerlerinin ümmeti için de olmasını diledi. Bunun üzerine Allah Teâlâ, beş vakit namazda bütün meleklerin ibâdetlerini cem etti. Çünkü bu meleklerden bâzısı kıyâmda, bâzısı rükûda, bâzısı secdede idi. Bâzısı […]

Daha fazla oku
Allah’ın Zât ve Sıfatlarının Benzeri Yoktur

“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O işitendir, görendir” (Şürâ, 42/11). Hak Teâlâ en vurgulu bir şekilde kendisinin benzeri bulunmadığını bildirmiştir. Çünkü benzerinin benzeri bile bulunmadığını ifâde etmektedir (âyetteki “ke-mislihî” O’nun benzerinin benzeri demektir). Bununla benzerinin bulunmadığını (vurgulu olarak) belirtmeyi kastetmiştir. Yani mademki O’nun “benzerinin benzeri” yoktur, 0 hâlde “benzerinin” olması hiç mümkün değildir. Bu durumda […]

Daha fazla oku