Tarihselciliğin Tarihten Meşruiyet Arayışı

Bu zeminde, Kur’an’ı Hz. Peygamber’in (sas) kalbine gelen ilahî mana olarak yorumlayanlar var. Peygamber bu manayı beşer kapasitesi dahi-linde formüle ederek kitaplaştırmış ve Kur’an böyle meydana gelmiştir görüşündeler. Buna göre, tarihsel bir kişilik olarak Hz. Resûlullah çağının çocuğudur. Yaşadığı dönemin kültüründen, bilgi birikiminden, şahsî tarih tecrübesin-den etkilenerek ve öğrenerek yetişmiştir. Aynı zamanda beşer kapasitesinin sınırı, […]

Daha fazla oku
İslam  Nazarında Ahlak-Anlama İlişkisi

Anlamanın,  derin  düşüncenin  ve  en  genelde  bilmenin  kişinin  ahlakıyla ilişkili  olduğu  kadim  zamanlardan  beri  bütün ulemamızın  farkında  olduğu  bir  husustur.  İmamı Azam’ın  fıkhı  “kişinin kendi  lehine  ve  aleyhine olan  meseleleri  bilmesi” diye  tarif  ettiği  malumdur. Sadru’ş-Şeria ,  bu  tarifin  itikadı  ve  amelı  meselelerin  yanı  sıra  zühd, kalp  huzuru  gibi  ahlak/ tasavvuf  meselelerini  de bilmek  manasına  […]

Daha fazla oku
Konuşurken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Konuşmak, Rabbimiz’in bize bağışladığı pek değerli bir özelliktir. Mâdem ki böyle bir lütfa nâil olmuşuz, Rabbimizin bu ihsânına şükretmek için hem doğru konuşmalı, hem faydalı söz söylemelidir.Acaba Peygamber Efendimiz nasıl konuşurdu diye merak edenlerimiz olabilir. Kısaca belirteyim:Efendimiz ağır ağır ve tane tane konuşurdu.Onu dinleyen biri, ağzından çıkan kelimeleri sayabilirdi.(1) Söylediği sözlerin iyi anlaşılması ve hatırda […]

Daha fazla oku
Dua Etmeliyiz

Duâ Nedir? Duâ, dileklerimizi ve ihtiyaçlarımızı Allah Teâlâ’ya bildirmek ve o konuda bize yardım etmesini istemektir. Çünkü Yüce Rabbimiz, her şeye kàdirdir. O’nun her şeye gücü yeter. Biz ise, zayıf ve âciz varlıklarız. O yardım etmezse, biz bir şey yapamayız.Peygamber Efendimiz duânın önemini belirtirken onun “ibâdet olduğunu”,(1) hattâ “ibâdetin özü”(2) olduğunu söylemiştir.Zaten Allah Teâlâ da bizim […]

Daha fazla oku
Sebb-i Sahabe Meselesi

“Sahâbe-i Kirâm Hakkında Uygunsuz Konuşmanın Hükmü” Ehl-i Sünnet nazarında Sahabe, muhabbet duyulması vacip olan, faziletleri gerek Kur’ân gerekse Sünnet tarafından sabit olmuş kimselerdir. Ehl-i Sünnet’in bu zatlara karşı duyduğu muhabbet ve bağlılık duygusu, başından beri mezhebin en belirgin alametlerinden olmuştur. Hamele-i din ve Kur’ân olan Sahabenin hatırasına gösterilecek hürmet, onlar tarafından İslam dinine duyulan muhabbet […]

Daha fazla oku
Ebû Hüreyre(r.a) ve Hadis Rivayeti

Ebû Hüreyre (r.anh), Allah Resûlü(SallallahuAleyhiveSellem)’den gece gündüz hiç ayrılmadı. O, bir zekâ ve hafıza kahramanıydı. Gecenin üçte birinde uyur, üçte birinde ibadet eder, evrâd ve ezkârını okur; kalan üçte birinde de hafızasındaki hadisleri unutmamak için tekrar ederdi. Aynı zamanda o, bir ilim adamı, bir fakih, bir hadis hafızı da olmuştu. Bir gün mescitte: “Allahım, bana […]

Daha fazla oku
İslam’da Örtünme(Tesettür)

Bu mesele birçok garplı yazarların tenkitlerine uğramış bir meseledir. Onlar, örtünmeyi bir türlü kafalarına sığdıramıyorlar. Fakat Kur’an-ı Kerim onu, ancak ahlâk ve namusu korumak maksadıyla emretmiştir. Düşünelim: Tehlike arzeden herhangi bir şeyle savaşmak için hürriyeti tahdid pahasına bile olsa kanunlar vaz’edilir. Halbuki insandaki behimî ve şehevî his birçok tehlikeli şeylerden daha tehlikelidir. O halde bu […]

Daha fazla oku
Kur’an-ı Kerim’in Tercümesi Meselesi

İlâhiyat mevzuunda bilgileri kıt bir sürü şahıslar, Kur’an-ı Kerim’i dillerine dolamışlardır. “Efendim, Kur’an ana dilimiz olan Türkçe’ye çevrilsin; herkes Kur’an’ın ne olduğunu bilsin. İbadet de Türkçe edilsin; tercüme aslın yerine geçsin…” diye bir takım hezeyanları sıralıyorlar. Bu mahmuru (saçma sapan söz söyleyen) insanların kopardıkları yaygaraya hiç bir ehli iman kapılmıyor, ehemmiyet vermiyor. Hamd olsun, o […]

Daha fazla oku
Varoluşun Hikmeti

Prof.Dr.Metin Özdemir Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi … Evrenin yoktan var edilmesinin anlamı, yaratılışın hikmetli oluşuyla yakından ilgilidir. Allah evreni boş yere yaratmamıştır. Onun içerisinde bulunan her bir varlığın bir anlamı ve yöneldiği bir gayesi vardır. Bu anlayışı besleyen temel düşünce, yaratıkların geri dönüşü olmayan bir yok oluş için yaratılmış olmasının boş ve saçma bir […]

Daha fazla oku
Hz.Ali ile Bir Yahudi’nin Konuşması

Nu’mân b. Sa’d anlatıyor: Kûfe’de vilâyet konağında, Ali b. Ebî Tâlib’in evindeydik. Bulunduğumuz mekâna Nevf b. Abdillah geldi ve “Ey Müminlerin Emiri, kapıda kırk Yahudi adam var” dedi. Ali “Bana getirin” dedi. Huzuruna geldiklerinde ona: “Ey Ali! Semadaki Rabbini bize anlat,kendisi nasıl bir şeydir, nasıl oldu, ne zaman oldu, kendisi şimdi nerededir?”diye sordular. Ali dik […]

Daha fazla oku