Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
17:31 - 22 Haziran 2015
Bunu belirttikten sonra Velî kimdir, konusuna geçelim : Âyet-i Kerîmelerde olsun, Hadîs-i şeriflerde olsun Velî nasıl ve kim olarak anlatılıyor. Bunu şunun için gündeme getiriyoruz : Özellikle sûfîyeye, evliyaya karşı çıkanlar, şunu iddia ederler : “Biz Kelime-i Şehadet getirdikten sonra hepimiz Allah’ın velî kulları oluruz. Dolayısıyla siz ayrı bir veli tanımını nereden çıkarıyorsunuz ? Bir […]
Arif
17:26 - 22 Haziran 2015
0 Yorumlar
FATİH KUT : Peki bazı insanlar neden mezheb ve tasavvufa düşmanlar, bunun sebepleri nelerdir? PROF. DR. ORHAN ÇEKER: Tasavvuf / tarikata düşmanlık ile mezheblere düşmanlığın sebebi aslında aynıdır. Yani şöyle : Bir adam eğer tarikata düşmansa, şöyle veya böyle mezhebe de yan bakar. Ya da mezhebe düşmansa, yanı sıra mutlaka tarikata da düşmandır. Bunu göz […]
Arif
17:16 - 22 Haziran 2015
0 Yorumlar
Kimileri, ‘tasavvufi eylemlere bakıyoruz, bir de Hindistan’da yogilerin veya Hind rahiplerinin vs. yaşantılarına bakıyoruz; ikisinin birbirine benzediğini görüyoruz. Öyle ise tasavvuf çoğunlukla eski Hind kültürüne dayanıyor, diyorlar. Bir kısmı da eski Yunan’a benzetiyor. Eflatun’un ideler alemine vs. şuna buna benzetmeye çalışıyor. Özellikle Muhyiddin b. Arabi’nin temsil ettiği Vahdet-i Vücud görüşünün Yunan felsefesinden kaynaklandığını söylemeye çalışıyorlar. […]
Arif
17:09 - 22 Haziran 2015
0 Yorumlar
FATİH KUT:Mezheb konusunda bazı insanlar, bid’attir, olmasa da olur hatta daha da tehlikeli şeyler söylüyorlar. Hatta mezhebe ne gerek var ki. “Kur´ân ve Sünnete uyduktan sonra zaten sen yolunu çizmişsin” deniliyor. Bu noktada neler söylersiniz? PROF. DR. ORHAN ÇEKER: Önce konumuzla kısaca ilgisini hatırlatalım : Konu tasavvufken niye mezhebe geldi. Şunun için ; çünkü Cibril […]
Arif
17:03 - 22 Haziran 2015
0 Yorumlar
Her şeyden önce tasavvufi hayatın tanımını yapacak olursak deriz ki bildiğimiz kadarı ile sûfilerde olduğu gibi Peygamberimiz Aleyhi´s-Salâtu ve´s-Selâm’ın Sünnetini en ince ayrıntısına varıncaya kadar yaşamaya gayret eden bir anlayışın ve bu hareketin adı olup bunun failine sûfi denir. Bunu felsefi düşünce ya da yabancı bir düşünce olarak algılamak çok garip bir yanlışlıktır. Bunu nefsine […]
Arif
01:50 - 22 Haziran 2015
0 Yorumlar
Bir kişi, Allah yerde mi gökte mi bilmiyorum, derse, Hanefîler’e göre dinden çıkar. Çünkü Allah’a mekan isnad etmiş olur. Keza Arş için de öyledir, yani Allah Arş’ta mı yoksa başka bir yerde mi bilmiyorum, derse de böyledir. Kişi, Lokman yahut da Zülkarneyn peygamber midir yoksa değil midir, bilmiyorum, derse dinden çıkmaz.Çünkü bunların nebi olup olmadıkları […]
Arif
01:45 - 22 Haziran 2015
0 Yorumlar
Mu’tezile ve Cehmiyye’nin hilafına, bize göre kabir azabı vardır.Onlar bunu kabul etmiyorlar ve şahidde de gaibde de görüp müşahede ettiğimize göre, ölü bizim kendisine verdiğimiz acıları hissetmemektedir, diyorlar; Onlara göre ölünün karnına bir tutam saç konsa ve bir süre bırakılsa, yerinden kıpırdamayacaktır. Azab veya başka bir şey sebebiyle kımıldamış olsa yeri değişmiş olacaktı. Bu anlayışlarından […]
Arif
01:17 - 22 Haziran 2015
0 Yorumlar
Allah Te’âlâ âhirette görülecektir. Rü’yet (görme, görülme) kelimesinin mânası, Allah Teâlâ’yı tıpkı dünyada görülebilen başka şeyleri görür gibi ve fakat cihet ve keyfiyetten münezzeh olarak, gözle görmek suretiyle bilgi edinmemizdir. Biz o görülebilir demişizdir. Çünki “mevcut’tur ve her mevcudun görülmesi mümkündür, o halde Allah da görülebilir. Ortada cinler gibi görülemeyen birçok şey durup dururken nasıl […]
Arif
00:41 - 22 Haziran 2015
0 Yorumlar
Her zaman ve her devirde, dini, felsefi ve ilmi eserlerin muhatablar tarafından iyice anlaşılıp kavranabilmesi için, onların kendilerini iyi anlayanlar tarafından izah edilip açıklanması lazım gelir. Bu gibi eserlerde, öyle esas ve prensipler var ki, onu okuyan herkes, ne demek istediğini anlayamaz. Hele insanlığı dalalet bataklığından kurtaracak esasları ihtiva eden ilahi kitapların muhteviyatı, muhatabları […]
Arif
17:49 - 21 Haziran 2015
0 Yorumlar
Âlemin ezelî padişahı Cenâb-ı Allah, önce bize birliğini bildirdi. Allah teâlâ- nın bu hususta buyurduğu şöyledir: “İlâhınız bir tek Allah’tır. “Âlimler de şöyle buyurmuşlardır: “İlim üçtür: Muhkem âyetler, kesin farzlar ve bunların dışındakiler. Hz. Peygamber buyurur: İlim üçtür: Birincisi apaçık ayetler. İkincisi kuvvetli farz, Üçüncüsü sabit sünnet. Bu üç ilmi bilen gerçekten büyük kişidir. Sonra […]

0 Yorumlar