6-İlme Hizmet Yolunda İffetli Olmaları,Evlenmemeleri

  -BAZI ALİMLER NİÇİN BEKARLIĞI TERCİH ETMİŞTİR? Bu örneklere geçmeden önce âlimlerin, evlenmenin hük­münü ve faziletini, bekârlığın tehlike ve zorluklarını, özellikle bekârlığı özendirecek sahih bir nassın bulunmadığını bilmeleri­ne rağmen, ilmi evliliğe tercih etmelerinin sebebi nedir acaba? Alimlerin, bekârlığı tercih etmelerine ruhsat veren ince bir nükteyi buraya serdetmeyi pek uygun buluyorum. Sorunun cevabı (en doğrusunu Allah […]

Daha fazla oku
5-Kitaplarını Kaybetmeleri veya Çeşitli İhtiyaçlarından Kitaplarını Satmaları

Lügat âlimi, edip, şair, fakih Ahmet b. Faris b. Zekeriya er Razi, hayatın çeşitli zorluklarından şikâyet ediyor, gam ve ke­derlerinin tesellisi, enis-i ruhu ve beraber yaşayıp, kendilerine sığındığı kitaplarından şöyle bahsediyor:   ‘’Sorduklarında bir gün halim Derim ki iyiyim yok bir ihtiyacım Elbet bir gün feraha çıkarım Sarsa da gönlümü ğumum (gamlar, kederler) Arkadaşım kedim […]

Daha fazla oku
4-Mallarını ve Geçim Kaynaklarını Kaybetmeleri

  İLMİN TADI, HER ZORLUĞU UNUTTURUR Bu rivayetleri okuyanlar veya dinleyenler, bu değerli ilim adamlarının, bu sıkıntılara nasıl tahammül ettiklerine şaşırmak­tadırlar herhalde. Kalpleri, bu afet ve felaketlere nasıl dayanmış? İşittiğinde bile insanın huzuru kaçıyor. Fakat imanla çarpan, Allahın rızasını ve mükâfatını uman bir kalbe sahip olan kişiye, bütün zorluklar kolay gelir. Şair ne güzel söylemiş: […]

Daha fazla oku
3-Alimlerin Fakirliğe Karşı Tahamulleri

  EBU HANİFENİN TALEBESİNE HİMMETİ Ebû Hanîfe’nin öğrencisi Ebû Yûsufla (d. 113/0.182) ilgili olarak da şunlar anlatılır: (41) Ebû Yûsuf demiştir ki: “Parasız pulsuz, bitik bir vaziyette hadis ve fıkıh öğreniyor­dum. Ben Ebû Hanîfe yanındayken bir gün babam geldi ve be­raberinde oradan ayrıldım. Bana dedi ki: «-Ey oğlum! Sen Ebû Hanîfe ile boy ölçüşme. Çünkü […]

Daha fazla oku
2-Alimlerin Dünya Zevklerinden Uzak Kalmaları

GECELERİNİ İLİMLE AYDINLATANLAR   Mervân b. Muhammed şöyle der: (29) Leys b. Sa’d’ın şöyle dediğini işittim: “Muhammed b. Zührî, bir gece yatsıdan sonra abdestli bir şekilde oturarak hadis müzakere etti. Ben sabahlayıncaya kadar onun bu meclisi sürdü.” Mervân der ki: “Sonra yeni bir hadis müzakeresine başladı.” *********************** Fakîh, hâfiz, önde gelen âlimlerden, âmâ Mugîyre b. […]

Daha fazla oku
1-Alimlerin İlim Uğruna Zorluklara Katlanmaları ve Uzun Yollar Katetmeleri

SÖZ O’NUN (A.S.) SÖZÜ OLUNCA   Hatib el-Bağdâdî tâbiînin önde gelenlerinden Ebü’l-Âliye Rüfey’ b. Mihrân er-Riyâhî el-Basrî’den (ö. 93) şöyle rivayet etmiştir:   “Biz, Basra’da iken Resûlullah’ın ashabından gelen rivayetler dinliyorduk. Bineğimizle Medine’ye yola koyulup da hadisi bizzat sahâbenin ağzından dinlemedikçe duyduğumuza gönlümüz razı olmuyordu. ”(1)   Hâfiz b. Kesîr tâbiînin büyüğü, Medîne-i Münevvere’nin âlimi […]

Daha fazla oku
Tasavvuf Nedir? Tarikat Nedir? İslamda Yeri Nedir?

Tasavvuf, farz ve vacibleri hakkıyla edadan sonra nafi­lelerle manevi makamatta kat-ı meratip ile Allah’a yakınlık kesbetmektir. Tasavvuf, Kur’an ve sünnetten süzülmüş bir sızıntı ve bir hakikattır. İslam’ın özü ve ruhudur. Tasavvuf, kitap ve sünnete tam ittiba ile ahlak-ı İlahîyye ile tahalluk; yani. Kur’an ahlakıyla ahlaklanmak, masivayı terk ederek rıza-i Bârî’yi tahsile müteveccih olmak ve bu […]

Daha fazla oku
Mizân’ın Ve Amellerin Tartılmasının Mahiyeti

  Tartıdan kasıt, kutların amellerinin Mizan ile tartılmasıdır. İbn Ömer der ki: O gün kulların amel sahifeleri tartılacaktır. Sahih olan budur. İleride ge­leceği üzere haber de böylece vârid olmuştur. Şöyle de denilmiştir: Mîzan, kulların amellerinin içinde bulunduğu hitap­tır. Mücahid ise, şöyle açıklamaktadır: Mizan, bizzat hasenatın ve seyyiatın kendileridir. Yine Mücahid’ten, ed-Dahhâk ve el-A’meş’den de şöyle […]

Daha fazla oku
Dinlerini Parça Parça Edenler

159- Dinlerini parça parça edip fırka fırka ayrılanlar var ya, senin – onlarla hiç bir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a aittir. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Hz. Ali, şöyle derdi: Allah’a yemin ederim, onlar dinlerini parça parça et­mediler. Kendileri dinlerinden ayrıldılar. Diğerleri ise, “re” harfini şeddeli olarak (“fe”den sonra “elif koymaksızın) okumuşlardır. Şu […]

Daha fazla oku
Uymamız Gereken Dosdoğru Yol

Yüce Allah’ın: “Şüphesizki bu, Benim dosdoğru yolumdur. O halde ona uyun”(En’am 153)   Bununla yüce Allah, Peygamberi Muhammed (sav) vasıtası ile açıklamış ve açmış olduğu geniş bir yol olarak teşri buyurduğu, sonu da cennete ula­şan yoluna tabi olmayı emretmektedir. Bu yoldan bir çok yollar ayrılmıştır. Kim o doğru yolu izlerse kurtulur, kim bu ayrılan yollara […]

Daha fazla oku