Selefilik Neyin Devamı

Yatağından ayrılan nehir suyu gibi, vahyin aydınlık yolundan uzaklaşan insan zihni de saf halini kaybeder. İdeolojiler mahşerine dönüşen zihnin, hakikati yanlışlardan ayıklayabilmesi, vahyi bozulmamış bir akılla okuması ile mümkündür. Peygamberler farklı renk, dil ve iklimlerin egemen olduğu zihinleri yanlışlardan ayıklayıp “hakikat” etrafında yek vucût olmaya çağırdılar. Her peygamber ümmetini Allah’a ve ahiret gününe iman etmeye […]

Daha fazla oku
İslâm Akılcı Mı?

İslâm’ın akılcı bir din olduğunu işitmek sanıyorum bazılarımızın hoşuna gidiyor. Fakat acaba böyle bir niteleme yerinde midir? Islâm bazılarımızın sandığı gibi “akılcı” bir din midir? “Akılcılığın” ne olduğu hususunda ortak bir anlayışa varmadan bu sorunun cevabını alamayız. İlkin “akla uygun” olanla “akılcılık” arasındaki sınırı belirlememiz gerekiyor. Çoğu kez, akla uygun olanla akılcılık arasında karıştırmalar yapıyoruz. […]

Daha fazla oku
Gerçek Özgürlük

“Nedir öyleyse özgürlük? Mücerret bir istiğna halinden başka ne olabilir? Allah ve Resulünden başka her şeye müstağni kalmaktan başka ne ile açıklayabiliriz özgürlüğü? Bir gaza için,varını yoğunu getiren, kendisine çocukları için ne bıraktığı sorulduğunda: “Allah’ı ve Resulünü bıraktım” cevabı alınan Hz. Ebu Bekir’dir özgür (hür) olan.   Kelime-i şahadet: Kişinin Allah ve Resulünden (İslâm) başkasından […]

Daha fazla oku
Rızık ve Rızkı Elde Etmenin Sebepleri

  Bu âyet-i kerimede kalbin rızık hususunda sebeplere taalluk etmesinin ca­iz olduğuna ve bunun tevekküle aykırı olmadığına delil vardır. Her ne ka­dar rızık takdir edilmiş ve Allah’ın emir ve paylaştırması yerini bulacak ise de, Allah rızkı hikmete mebni sebeplere bağlı kılmıştır. Böylelikle yüce Al­lah sebeplere taalluk eden kalpler ile rabblerin Rabbine tevekkül eden kalpleri birbirinden […]

Daha fazla oku
Ölümün Mahiyeti

Müslim’in, Enes b. Malik yoluyla gelen rivayetine göre, Rasulullah (sav) Bedir’de (müşriklerden) öldürülenleri üç gün terkettikten sonra onların bulundukları yerde ayakta olduğu halde onlara seslenip şöyle dedi: “Ey Ebu Ce-hil b. Hişam, Ey Ümeyye b. Halef, Ey Utbe b. Rabia, Ey Şeybe b. Rabia, Rabbinizin size va’dettiğini gerçek olarak buldunuz değil mi? Şüphesiz ki ben, […]

Daha fazla oku
Dua Ve Âdabı

Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. -Gerçek şu ki O, had­di aşanları sevmez. Bu buyruğa dair açıklamalarımızı üç başlık halinde sunacağız: Dua Ve Âdabı:   Yüce Allah’ın: “Rabbinize… dua edin” şeklindeki bu buyruğu, dua etme­mizi ve onunla Rabbimİze ibadeti emretmektedir. Daha sonra yüce Rabbimiz bu emir ile güzel olan bir takım sıfatlara riâyeti de […]

Daha fazla oku
Giyim Ve Kuşam Adabı

Durum böyle olduğuna göre âyet-i kerime değerli elbiselerin giyilebileceğine, Cuma ve Bayramlarda insanlara karşı çıkılacağı vakitlerde, kardeş­lerin ziyaretine gidileceği zamanlarda bunlarla süslenilebileceğine delalet et­mektedir. Ebu’l-Âliye der ki: Müslümanlar biribirleriyle ziyaretleştiklerinde gü­zel elbise giyerlerdi. Müslim’in Sahih’inde Ömer b. el-Hattab’dan rivayete göre o, mescidin ka­pısı önünde Siyerâ denilen (saf ipekten), kendisine sarınılarak örtünülen bir elbise görür. Ey […]

Daha fazla oku
Yemek, İçmek Ve İsraf Etmemek

  Yüce Allah’ın: “Yeyin, için, israf etmeyin” buyruğu ile ilgili olarak İbn Abbas şöyle demektedir: Yüce Allah bu âyet-i kerimede israf veya büyüklenme söz konusu olmadığı sürece yemeyi ve içmeyi helal kılmaktadır. İhtiyaç gereği olan miktar ise -ki bu da açlığı susturan ve susuzluğu gi­deren miktardır- aklen de şer’an de mendup (teşvik edilmiş) dır. Çünkü, […]

Daha fazla oku
Örtünmeye Dair Hükümler

Yüce Allah’ın: “Ey Âdemoğulları size avret yerlerinizi örtecek bir libas…indirdik” buyruğu ile ilgili olarak çoğu ilim adamı şöyle demiştir: Bu âyet-i kerime, avreti örtmenin vücubuna delildir. Çünkü yüce Allah: “Avret yer­lerinizi örtecek” diye buyurmaktadır. Kimisi de şöyle demektedir: Bu âyet-i kerimede onların sözünü ettikleri hususa delil teşkil edecek bir taraf yok­tur. Aksine bunda sadece bununla […]

Daha fazla oku
7-Mal ve Mülklerini,İlim Tahsili Uğruna Harcamaları

  …. ‘”Şam muhaddislerinden İsmail b. Ayyaş el Hımsi 106 sene­sinde dünyaya gelmiş ve 182 senesinde vefat etmiştir. Eski âlim­lerden Ameş ve birçok kişi kendisinden rivayette bulunmuştur. Halife el Mansur’un huzuruna çıkmış ve Mansur onu elbise dolaplarıyla sorumlu memur yapmıştır. Kendisi asil, cömert ve mütevazı bir insan ve ilmiyle âmil bir âlimdi. Ebul Yeman onun […]

Daha fazla oku