Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
18:30 - 9 Kasım 2017
Bazı eserlerde rastlanan pek tuhaf bir iddiaya göre, onbeşinci yüzyılın sonlarından itibaren Avrupalılar deniz yollarını keşfedip Hindistan ve diğer Asya memleketleriyle doğrudan doğruya bağlanmış ve Osmanlı Devletinin coğrafî ve ekonomik önemini bozup onu arkadan çevirdikleri zaman, Türk diplomasisi dünyadan habersiz olduğu için, Türkiye gafil avlanmıştır! Bütün bir yüzyılı dolduran olayların yalanladığı bu tuhaf anlayış tamamıyla […]
Harun Selçuk
19:13 - 3 Şubat 2017
0 Yorumlar
İnsanoğlu, evrendeki milyonlarca karmaşık olayı, zihninde geliştirdiği birtakım çerçeve ve örneğe göre biraraya getirip manalandırmak ihtiyacındadır. Bulutlara bakıp onları zihnindeki belli şekillere benzeten bir kimsenin fantezisi gibi. İnsanoğlu, zaman ve mekân oluşumu içinde iz bırakmış milyonlarca toplumsal olayı da, aynı biçimde belli çerçeveler içine koyup manalandırmayı ve kavramayı dener. Toplum birimi, aile, kabile, kavim, devlet, […]
Arif
12:33 - 13 Eylül 2016
0 Yorumlar
…… Bir Portrenin Hikayesi Fatih Sultan Mehmed’in Avrupa’ya olan siyasî, ticarî ve kültürel ilgisi İstanbul’un fethinden sonra da artarak devam etmiştir. Bunun çarpıcı örneklerinden birini Venedik Kralına yaptığı bir davette görüyoruz. Kralı oğlunun düğününe davet eden Fatih, İstanbul’a bir ressam, heykeltıraş ve bronz dökümcüsü de göndermesini ister. Venedik Konseyi derhal toplanır ve dönemin en büyük ressamlarından […]
Arif
21:18 - 11 Eylül 2016
2 Yorumlar
(*) Osmanlı İmparatorluğu’nda 15. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar olan dönem bu imparatorluğun tarihinde dinî akımlar ve dinî-sosyal hareketler tarihi itibariyle çok önemli bir yer işgal eder. Bu dönem içinde de özellikle Kanuni Sultan Süleyman devri bu bakış açısından müstesna bir zaman dilimini oluşturur. Bilindiği gibi, Kanuni Sultan Süleyman zamanı genellikle tarihte Osmanlı güç ve kudretinin […]
Arif
13:26 - 12 Mart 2015
0 Yorumlar
Maddî zaferlerin arkasında manevî sebepleri aramayanlar, zafer kelimesini tarihlerine yazdıramazlar. Zira Allah müsaade etmeyince duyan kulaklar duymaz ve isteyen gönüller istemez oluverir. Bu mânâyı hisseden ve yaşamaya çalışan müslüman ecdadımız da duanın ehemmiyetini idrâk etmişler ve kazandıkları zaferlerini Allah’ın ihsanına borçlu olduklarını hiç bir zaman unutmamışlardır. “Gölgelerin bile yerlere kapanışı sahiplerinin değil, Allah’ın emrine bağlı […]

0 Yorumlar