Malum olduğu üzere ölüm, yok olmak değildir; yeni bir varlığın, hayatın kapısının açılmasıdır. Nasıl ki dünyada varlıklı .bir kimse, muhtaç olanı faydalandırırsa, ölü kimseyi de faydalandırmak mümkündür. Bunu inkar eden Ehli Sünnetten değildir. Ehli Sünnet vel Cemaatin ittifakıyla, ölüler iki sûretle dirilerden faydalanırlar: Birincisi, kendi bıraktığı eserden faydalanır; salih evlad, ilim ve vakıflar gibi.. […]
Peygamberlerin ve büyük imâmların (hepsine salâtü selâm) meşhetlerini kabirlerini ziyarete gelince : Bundan maksat: Onları ziyâret etmek, hacetlerin bitirilmesi, günâhların afvedilmesi hususunda peygamberlerin ve imamların ruhlarından imdat dilemektir. Bu imdâd da şefaattan ibarettir. Bu da iki yönden hâsıl olur bir taraftan istimdât (yardım dilemek) diğer taraftan da imdâttır. Yâni birinin şefaat istemesi, ötekinin de şefaat […]
Bu bahiste; Resûlullah aleyhisselâmın kabrini ziyâret etmenin hükmü, Allah’ın Elçisi’ni ziyâret edenin ve ona selâm verenin kazanacağı sevâp ve ziyâretçinin Peygamber-i Zişân’a nasıl selâm verip duâ edeceği konusu ele alınacaktır. Kabr-i Saâdet’i Ziyâret Sünnettir Resûlullah Efendimiz’in kabrini ziyâret etmek bir İslâm geleneğidir ve bu ziyaretin sünnet olduğu konusunda İslâm âlimleri arasında görüş birliği vardır. Fahr-i […]
0 Yorumlar