Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
18:42 - 12 Ekim 2015
‘Olgun ve medenî insanların en değerli zihnî karakteri, hoşgörüdür. Hoşgörü, başkalarının görüş ve düşüncelerini, dinî, siyasî her türlü inançlarını saygı ile karşılamaktır. Başkaları bizden başka türlü düşünebilirler, bize gülünç görünen örflere bağlanabilirler, bizim küçük gördüğümüz değerleri yaşatabilirler. Bizim insanlık görevimiz, bunların hepsini saygı ile karşılamaktır. Hoşgörüye sahip olmayışın doğurduğu hamlığa taassup adı verilir. Taassup, düşüncenin […]
Arif
14:47 - 9 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim İ’lem eyyühe’l-aziz! Dualar, tevhid ve ibadetin esrarına nümunedir. Tevhid ve ibadette lâzım olduğu gibi, dua eden kimse de, “Kalbinde dolaşan arzu ve isteklerini Cenâb-ı Hak işitir” deyip Kadir olduğuna itikad etmelidir. Bu itikad, Allah’ın herşeyi bilir ve herşeye kadir olduğunu istilzam eder. Bediüzzaman Said Nursi (Mesnevi-i Nuriye-Hubâb)
Arif
00:44 - 9 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Çünkü, âbid, namazında der: (Şehâdet ederim ki, Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur.) Yani, “Hâlık ve Rezzâk, Ondan başka yoktur. Zarar ve menfaat, Onun elindedir. O hem Hakîmdir, abes iş yapmaz. Hem Rahîmdir, ihsanı, merhameti çoktur” diye itikad ettiğinden, her şeyde bir hazîne-i rahmet kapısını bulur. Duâ ile çalar. Hem herşeyi kendi Rabbinin emrine musahhar […]
Arif
23:37 - 2 Haziran 2015
0 Yorumlar
İslâm’ı, sadece ibâdet gibi mükellefiyetlerin toplamı olarak algılıyoruz, O’nun nasıl bir gönül ve insan kurduğunu gözden kaçırıyoruz. Böylece, bir yaşama dini olan dinimizi, tapınma dini hâline indirgiyoruz. Bu tehlikeli gidişatın sonu dinimizi yalnızca bir duâ dini hâline indirgememiz ihtimalidir. İslam, evde seccade üzerine, dışarıda cami duvarları arasına hapsedilecek bir kurum değildir. Kusura bakmasınlar, hocalarımızın kabahati […]
Arif
14:53 - 29 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Camiye gitmek için atılan ilk adımla fert için ibadetin başlamış olacağı” esası, evden veya işyerinden camiye gidip-gelirken yollarda her türlü hafiflik ve aşırılıklardan uzak, vakur, ağır başlı gidilip gelinmesini sağlayacaktır. Günde beş defa, bu şekilde gidip-gelmelerle de, yukarıda zikredilen esaslardan (prensiplerden) dolayı sokak adabı, davranışları bir alışkanlık halini alacak, herkesin nefsinde ayrı ayrı yerleşecek ve […]
Arif
14:51 - 29 Mayıs 2015
0 Yorumlar
‘Toplumdaki çekişmelerin, huzursuzlukların sebebi manevî değer ölçülerinin ehemmiyetlerini kaybederek yerlerini maddî değer ölçülerine (para, kadın, içki, kumar, vs.) terk etmeleridir. Yine cami “Allah’a en yakın olanınız, kötülüklerden en fazla sakınanınız, fazilet, meziyet vs. ahlakça en üstün olanınız, başkalarına en büyüklerine, amirlerine en fazla itaat edeninizdir.” ifadeleriyle, toplumun her çeşit sınıflarına ait, fertlerin muayyen, belirli,, “manevî […]
Arif
22:20 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Veheb demiştir ki: “Bir abid Allah Teala’ya elli sene ibadet etti. Allah Teala, ona: “ben seni af ve mağfiret ettim” diye bildirdi. O da: “Ya Rabbi, benim için neyi mağfiret ettin, çünkü ben günah işlemedim” dedi. Bunun üzerine Allah Teala, onun boynundaki bir damara emretti, o da çarpmaya başladı. O abid uyuyamadı, namaz kılamadı, sonra […]
Arif
18:45 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
Âhiret işleriyle uğraşmana engel olan tutkularına ve dünyanın geçici zevklerine meyletme. Aksi hâlde suya batınca kendini kurtarmak yerine, çok sevdiği ağır bir eşyayı kurtarma telaşında olan ve bu yüzden boğulup giden kişinin durumuna düşersin. ——————— Allah’a, cahillikle ve temiz olmayan niyetlerle niyazda bulunmayın, O’na isyan etmeyin, sınırlarını aşıp kanunlarını çiğnemeyin. Arkadaşlarınıza, kendinize davranılmasını istemediğiniz […]
Arif
13:22 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
Kimi insan sabır ve şükür bilmez. Bunun sebebi câhillik, kocamışlıktır. Allah’a şükretmez, Hakk’ın emirlerine ve emrettiği ibâdete sabrı ve tahammülü yoktur. Kocamış ruh, bütün miskinlerde olduğu gibi buna da bir sebep bulur. Der ki: Eğer Allah benim ibâdet etmemi isteseydi, bana ibâdet için şevk ve arzu verir, yol gösterirdi. Böyle söyleyerek; rûhunun değil, nefsinin emirlerine […]

0 Yorumlar