Genel Sosyoloji
Osmanlı Aydını ve Dönemin Fikir Akımlarının Zihin...7 Ekim 2026
Arif
15:08 - 7 Ekim 2026
İslâm kaynaklarında adaletin muhtelif veçheleriyle iki farklı litaratürde, yani felsefî ahlâk ile fıkıh literatürlerinde karşılaşırız.Bu eserlerde adaletin ferdi ve toplumsal yönlerinin ayrıntılarına değinmeden önce,İslam ahlak düşüncesinin en olgun örneklerinden olan Edeb’üd’dünya ve’d din’de,Maverdi’nin adaletin kapsayıcılığı hakkında yazdıklarını özetlemek yerinde olacaktır.Maverdi “kapsayıcı adalet”i (adlün şâmil) kişinin kendinde gerçekleştireceği adalet ile başkalarında gerçekleştireceği adalet olmak üzere […]
Arif
15:06 - 7 Ekim 2026
0 Yorumlar
İKİNCİ BÖLÜM “Hak”, her hukuk sistemi açısından merkezî kavramlar arasında yer alır. Bir hukuk sistemini biçimlendiren temel unsurlardan biri, hakkın tasavvur ediliş şeklidir. Hakları yalnız verili hukuk sistemlerinin (dolayısıyla modern anlamda devletin) var edip tanıdığı haklardan ibaret olup olmadığı, yani hukuk sistemlerini önceleyen doğal hakların kabul edilip edilmediği de bu çerçevede önem taşır. Modern Batı […]
Arif
15:50 - 8 Ocak 2022
0 Yorumlar
Yazar: Asım Cüneyd Köksal* Platon, Euthyphron diyaloğunda Sokrates’e şu soruyu sordurmuştu: “Dine uygun olan şeyi tanrılar, dine uygun olduğu için mi hoş görürler, yoksa bu, tanrılar hoş gördükleri için mi dine uygundur?”1 Soruyu modernize ederek şöyle de sorabiliriz: “Bir eylem iyi ve değerli olduğu için mi Tanrı tarafından emredilmiştir, yoksa o eylem Tanrı onu […]
Arif
13:16 - 5 Kasım 2019
0 Yorumlar
Asım Cüneyd Köksal Birçoğumuz, yaşlı tanıdıklarımızdan bazılarının “Ahlak sukut etmiş evladım!” dediklerine şahit olmuşuzdur.1 Bu sözü sarf edenler, yaşadıkları devri yadırgamakta ve ahlaki bazı değerlerin yozlaştığını, hatta artık dikkate alınmaz olduğunu, bu değerlerin hükmünün kalmadığını anlatmak isterler. Yani bu sözle olgusal bir durumdan söz etmiş olurlar. Osmanlılar devrinde yaşamış bir âlim olan Hasan Kâfî el-Akhisârî (ö. […]
Arif
18:07 - 16 Ekim 2019
0 Yorumlar
Asım Cüneyd Köksal* Fıkıh ilmi için insan her şeyden önce sorumlu bir varlıktır. Ebu Hanife’nin “İnsanın haklarını ve vazifelerini bilmesidir.” şeklinde tercüme edilebilecek olan fıkıh tarifi, insanın sorumlu ve aynı zamanda bu sorumluluğun farkında bir varlık oluşunu âşikâr kılar. Fıkıh ilminin konusu mükelleflerin fiilleridir, yani ilâhî hitaba muhatap ve yaptıklarından sorumlu olan insanların ortaya koydukları […]

0 Yorumlar