Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
14:23 - 28 Aralık 2012
Cevdet Paşa’nın hayatında iki facia var. Biri yabancı dil öğrenememesi. Medresenin ciddi disiplininden geçen, çalışkan, ağırbaşlı devlet adamı, topraktan biten mantarlar gibi çevresini saran zıpçıktı intelijansiyadan nefret eder. Merhaleleri birer birer geçmemiş, her basamağın çilesini ayrı ayrı çekmemişlerdir. Fakat bağırıp çağıran ve küçük dağlan biz yarattık diye haykıran onlardır. Paşa’nın içine şüphe düşmüştür. Kendi değerinden şüphe, putlarından şüphe. […]
Arif
14:18 - 28 Aralık 2012
0 Yorumlar
Osmanlı tarihinin bugünkü Türk insanına mirası nedir?Yarını inşa ederken tarihî vasıflarımızdan ne ölçüde faydalanabiliriz?Maziden gelen temayüllerimize dayanarak nasıl bir istikbal inşa edebiliriz? Başka bir tabirle Türk insanı kapitalizme mi sosyalizme mi yatkındır? Osmanlı birçok unsurların mesut bir terkibi. Orta Asya’dan getirdiği biyolojik vasıflar: bir başbuğ etrafında toplanmak, gözünü daldan budaktan esirgememek, bir kelimeyle birçok göçebe medeniyetlerinde […]
Arif
14:15 - 28 Aralık 2012
0 Yorumlar
Köye tek kitap girebilmişti: Kur’an. Ve hayali cennete kanatlandıran birkaç risale. Toprak adamı ancak cehennemden kurtulmak için okur. Kitap cennetin anahtarıdır. Öğretmen imamın yerini tutamadı, tutamayacaktır. Öğretmen köye neyi getiriyor? Samimiyetsizliği, köksüzlüğü ve hoppalığı. Köy bir gurbet, bir sürgün, bir Lilluputlar ülkesidir hazret için. Hazret de köylü için yabancı bir madde, bir düşman, bir nevi casus. Okuyup […]
Arif
13:47 - 28 Aralık 2012
0 Yorumlar
İki asır önce basılan bir ikonoloji kitabında, kadın olarak tasvir edilmiş demokrasi; alnında asma yapraklarından bir taç, sırtında kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde yılan. Her çağ kendi rüyalarını, kendi emellerini söyletmiş kelimeye; her demagog kendi yalanlarını. Uğrunda sel gibi kan akıtılmış. Nedir bu demokrasi? “Katıksız demokrasi ayak takımının despotizmidir”, diyor Voltaire. “Demokrasinin temeli […]
Arif
13:42 - 28 Aralık 2012
0 Yorumlar
Avrupa, Makyavel’den beri kasideler okur şiddete. Hristiyanıyla, maddecisiyle, sosyalistiyle bir sara nöbeti içindedir. Ama şiddet, tarihin hiçbir döneminde çağımızdaki kadar yüceltilmemiştir. Sorel’in “Şiddet Üzerine Düşünceler”iyle başlayan bir isteri nöbeti, Batı’nın sözde irfanını bir cinayet kışkırtıcısı derekesine düşürdü. Camus doğru söylüyor: “Maverayla göbek bağını koparmış bir dünyanın insanı ya intihar eder ya isyan.” Öldürmek, maddeci Batı’nın alın yazısı. […]
Arif
13:37 - 28 Aralık 2012
0 Yorumlar
Kur’an başka bir dile çevrilemez. Düşüncedir, ışıktır, musikidir. Kur’an’ı çevirmeye kalkmak, insan idraki ile beraber gelişen ve gelişecek ezelî hakikatleri dondurmak, her çağa ye bütün insanlığa hitap eden Kelâmullah’ı, bir çağın ve bir insanın kısır ve zavallı idraki ile sınırlamaktır. Kaldı ki Kur’an’ın yalnız zahiri manasını anlamak için büyük cehidlere, çetin hazırlıklara ihtiyaç var. İmam Cafer […]
Arif
13:27 - 28 Aralık 2012
0 Yorumlar
Birkaç gün önce Atatürk Eğitim Enstitüsü’nden çocuklar geldi.Nasıl kalmışlar,bilmiyorum.Kılıç artıkları.Biri müstağribler kervanı’nı ezbere okuyor.Ezberlemiş.”Efendim”dedi.”Reşid Paşa,İngilizler’in Ajanı”dedi.”Peki Cevdet Paşa,Reşid Paşa’yı neden seviyor? Bir kere şunu kabul etmek gerek.Reşid Paşa,İngiliz burjuvazisinin ajanıdır,demek hem doğru,hem yanlış.Reşid Paşa,Batı’dan dostlar bulduğuna kanidir.Genç yaşta Fransa’ya giden Reşid Paşa’yı artislerle,ajanlarla istila ettiler ve onu sadrazamlığa hazırladılar.Fransa’ya ve İngiltere’ye büyük bir samimiyetle […]
Arif
13:12 - 28 Aralık 2012
0 Yorumlar
Milliyetçilik mefhumu, doğrudan doğruya batıdan ithal edilen bir mefhumdur. İslamiyet bütün insaniyete şamildir ve biliyorsunuz ki kıtaları ikiye bölmüştür: Darü’l-Harp, Darü’l-iman diye.Daru’l İman,vahdet mefhumu etrafında toplanan insanlardan müteşekkil.Irk,kafatası..ayrımı yok. Avrupa bu vahdeti hiçbir zaman gerçekleştirememiş.Barbar istilalarından sonra birlik kuraramamışlardır.Hırıstiyanlık birleştirci unsur olamamıştır.Kavim kendi müşterek hareket etmiş ama,kendi arasında zaman zaman kavga da etmiş. Halil Açıkgöz […]
Arif
13:06 - 28 Aralık 2012
0 Yorumlar
…Demek ki, Avrupanın Asyayı hâkimiyeti altına almak temayülü tek kelimede billurlaşır: Avrupalılaştırmak. Bu emeli gerçekleştirmek için önce silaha başvurulur. Asyanın, daha doğrusu İslâm-Türkün mukabil taarruzu Haçlı emellerini akamete uğratınca, açık savaşın yerini soğuk savaş alır. Emperyalistler Asya ya dostça hulule çalışırlar. Bunun için her vasıta meşru görülür. Yalan, desise, riya… Kapitalizm Osmanlıyı hiçbir zaman emellerine […]
Arif
13:00 - 28 Aralık 2012
0 Yorumlar
Rönesans diye birşey yoktur evladım,yoktur öyle birşey.Rönesans bir ideolojidir.Hele Almanyada rönesans hiç yoktur.Avrupa için rönesans bir çürüyüştür diyor birçok filozof. Rönesans Batı’da iktisadi bir yükseliştir.Amerika’nın keşfi,sömürgeler altın yağdırmıştır Avrupa’ya.Rönesansta göze hitab eden ihtişamlı mimari eserler,heykeller yapıldı sadece.Bunu orta çağın fikirlerine bina ettiler.Bir ahmak seneler sonra kalktı bu harekete Rönesans dedi,yeniden doğuş manasına.Halbuki öyle birşey yok. […]

0 Yorumlar