Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
22:02 - 20 Ağustos 2016
Kültür, bir kez daha belirtelim, bir hayat ve yaşama tarzıdır. İslam yaşanmadıkça ona ait bir kültür ortamının oluşması da söz konusu olmayacaktır. Durum, İslâm’ın yeniden yaşanır hale gelmesi hususunda taşıdığı potansiyelle ilgili değil; bu hususa dikkat istiyorum. İslam,din olarak ortadadır. Mesele, onu yaşamaya layık insan üzerinde toplanmaktadır. Kaynak: Rasim Özdenören-Yeniden İnanmak
Arif
22:00 - 20 Ağustos 2016
0 Yorumlar
Bütün inkılâplar, şekil ve kıyafet değiştirmeden ibaret kalıyor; ruh daima aynı oluyor. Aynı mefhumlar, divan edebiyatından intikal ediyor, buna ilâve edilen yeni konular yine eski ruhla işleniyor. Nedim-Mehmet Rauf edebiyatı yeni nesilde, divân edebiyatının medhiye ve mersiyeleriyle birlikte devam ediyor. Edebiyatta milliyet cereyanından bahsedenler, millî edebiyatı sade şekil, isim ve kalıpların başkalığında arıyorlar. Hayat sahasında […]
Arif
21:58 - 20 Ağustos 2016
0 Yorumlar
Düşmanlarımız, vaktiyle bütün hayat ve irfanınızı idare ederek din müessesesine nüfuz etmiş olan cehaletle taassuptu Sonra devletin müsamahasından faydalanarak onun mukadderatına sahip olan yabancılar, selâmet ve mukadderatından mesul olmadıkları ana vatana suikast yaptılar. Nihayet geçen asrın içinde komiteleşen “Jön Türkler”in asıl gayesi de hürriyet perdesi altında gizlenmişti. Herşeyden önce Anadolu’nun bir vatan oluşunu inkâr ettiren, […]
Arif
01:44 - 12 Ağustos 2016
0 Yorumlar
Kimi bir iş yaptığını sanır. O, boşuna bir çırpınıştır. Kimini de yerinde durur sanırsınız. O, ilerlemektedir; fakat bu ilerleyişi görecek göz gerektir. İlerleyiş, sadece hareket etmek demek değildir. Çevresini de beraber hareket ettirmek demektir. Bir tertibi bozarak eşyaya bir başka tertip vermek, bir ilerleyiş değildir. İlerleyiş, özde bir değişiklikle başlar. Görünüşlerde ve biçimlerdeki bir değişmeyle değil, özdeki değişme, […]
Arif
01:41 - 12 Ağustos 2016
0 Yorumlar
Her şey aslına döner. Yeryüzündeki müslümanlar da asılları olan İslâm’a dönecekler. Bu dönüş, geriye doğru dönüş değil, asla, öze, köke dönüştür. Dağı görmek istiyorsanız dağa kadar gitmeden de onu görebilirsiniz. Göz, dağı gördü mü, dağ, göze gelir. Siz bir çukurda dağa arkanızı çevirmişseniz dağı geride kalmış savmanız, sadece size ait bir aldanıştır. Dağ belki arkanızda fakat çok yüksektir. […]
Arif
01:38 - 12 Ağustos 2016
0 Yorumlar
»Namaz, dinin sütunudur» buyurdu Peygamber. Evet, namaz, dinin ana sütunlarının birincisidir. Din, insanın ve toplumun ruhuna yerleşmiş ulu bir ağaçsa, bu ağacın kökü iman, gövdesi namaz ve namaz sütununun etrafında halkalanmış olan oruç, zekât ve hac daireleri, dallan ve budakları da iyi ahlâk, davranışlar ve yemişleri ve çiçekleri de, bütün iyilikler, güzellikler ve doğruluklardır. Namaz, bir ucu […]
Arif
01:36 - 12 Ağustos 2016
0 Yorumlar
İhtiyaçtan müstağni olan yalnız Allah’tır. Bütün yaratılmışlar, yaradılış şartlarına, çağlarına, hayat dönemlerine göre bir ihtiyaç kataloğunu taşırlar umutlarının sırtında. Umut, bir ihtiyaç repertuvarıdır. Cansız eşya, kimya bağıntısıyla açıklar ihtiyacını ve umudunu. Ateş suya, su ateşe muhtaç. Toprak buluta muhtaç. Bitki, hayvan, insan, derece derece bütün yaratıklar gittikçe kabaran bir ihtiyaç dizisiyle çevrili. İhtiyaçtan arınmamışlık, yalnız […]
Arif
01:31 - 12 Ağustos 2016
0 Yorumlar
İnanmış adamın çağla durumu, kıldan ince, kılıçtan keskincedir. Çağı aşarsa anlaşılmayacaktır. Çağın akışına uyarsa, zaman içinde eriyip gidecektir. Çağ gelsin bana yetişsin diye bir kıyıya çekilirse, çağ onu aşacaktır. Dinamizme yeniden dönüş güçleşecektir. Öyleyse ne yapacaktır inanmış insan? Hem çağın önünde gidecek, hem çağ kendisine yetişsin diye onun elinden tutacaktır. Çağ uyusa ve onun hiç […]
Arif
01:27 - 12 Ağustos 2016
0 Yorumlar
Kötü ruh hep yaşayacak değil ya,bir gün de ölecek. Hep başkalarını baskı altında tutacak,erim cürüm edecek değil ya, bir gün de, kendini kayalara çarpacak. Kötü ruhun şiddeti hep dışa, masum olanlara karşı olacak değil ya,bir de kendi içinde, kendi kendini iki parçaya ayıracak bir iç kıvrılması olacak. Kötü ruh, İslâm dünyasında bugüne kadar varabileceği aksiyonun […]
Arif
01:22 - 12 Ağustos 2016
0 Yorumlar
Hazreti Musa ve âsası arasındaki bağın, bir dâvanın kuvveti ve zafere gidişi bakımından oldukça aydınlatıcı bir hikmet demeti olduğu kuşkusuzdur. Hazreti Musa elinden bırakır bırakmaz âsa canlanıyor ve müthiş bir canlılıkla, büyücülerin sihirli değneklerine saldırıyor. Fakat Hazreti Musa, elini ona dokundurur dokundurmaz âsa tekrar eski uysal halini adıyor. Bir mucize, sadece görünüşünden ibaret değildir. Görünüş, […]

0 Yorumlar