İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
00:32 - 15 Eylül 2017
Akıl alır gibi değil! Bir Müslüman düşünün! Hz. Peygamber’in -bırakın haram kılmasını- dini bakımdan bir tavsiyede bulunmasını dahi kabul edemiyor! Bunu dine ilavede bulunmak zannediyor! Böyle bir hadis varsa bu durum onun uydurma olduğunu gösterirmiş! Bu nasıl bir düşünce Allahım! Ümmetin bu sapan fertlerini bu düşünceye ne şevketmiş olabilir? Bu nasıl bir psikolojidir?! Hadîse karşı, […]
Arif
00:29 - 15 Eylül 2017
0 Yorumlar
Hadîs reddedilirken kullanılan başlık şu: “Gel de çık şu işin içinden” Aç tavuk kendini tahıl ambarında zannedermiş! Kafası karmakarışık, ilimden nasibi olmayan bu gürüh da karışıklığı kendinde değil, başkasında görüyormuş! İşin içinden çıkılmayan (!) hadis hangisidir bakalım: Hadîs: “Kalbinde hardal tohumu kadar kibir bulunan cennete giremez. Yine kalbinde hardal tohumu kadar iman olan da […]
Arif
00:23 - 15 Eylül 2017
0 Yorumlar
İddia şöyle: Kur’an: “Gerçekten Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise dilediği kişi için bağışlar.” Nisa, 48. Hadîs: “Cehennemde en şiddetli azaba uğratılacak kişiler ressamlardır.” (Buhari, Tesavir, 89) Kur’an’a göre en büyük günah Allah’a ortak koşmaktır. Allah, ortak koşmayı affetmeyeceğini söylemekte, bunun dışında her günahın affedilebileceğini belirtmektedir. Bu yüzden Allah’ın en şiddetli azabına […]
Arif
00:11 - 15 Eylül 2017
0 Yorumlar
Evet, mantıkta bazı çelişmezlik kuralları vardır. En basitini söyliyeyim. A ve B önermeleri olsun. Mesela A’nın çelişiği nedir, diye sorsam, ilk akla gelen A, B olursa çelişir şeklinde olacaktır. Yani A, B’dir. Oysa A’nın çelişiği A değildir, şeklinde olmalıdır. Mesela iki cümlemiz olsun. 1. Ali Okula gitti 2. Ali, eve gitti. Sorsam, bu iki cümle […]
Arif
00:08 - 15 Eylül 2017
0 Yorumlar
‘İslamoğlu, Kur’ana olması hasebiyle tarihselci olamaz. Acaba gerçekten öyle mi? Önce “Maksad eksenli okuma” dediği şeye üç örnek verir. Sonuncusu hırsızlık cezasıdır. Sorular sorar. Cezanın kendisi mi, maksad mı diye… Ardından bu cezayı Kur’an’ın ihdas etmediğini söyler. Hz. Peygamber in geleneksel cezayı olabilidiğince sınırladığını ifade eder. Mesela seferde bu cezanın uygulanmayacağını buyurmuştur. (Not: Ona göre […]
Arif
00:02 - 15 Eylül 2017
0 Yorumlar
Islamoğlu, Buharî’de Kur’an’a aykırı gördüğü -ama esasen muhtemelen zahiri tecrübe ve akla aykırı olan bir Buharî hadisi vardır. Bunu da Buharî’de sahih senedli bir iftira olarak ballandıra ballandıra anlatmaktadır. Bu hadis şöyledir: Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur; “Eğer İsrailoğulları olmasıydı, et kokmazdı…” (Buhârî, Enbiyâ, 2) Peki, gerçekten bu hadis akla ve tecrübeye aykırı mıdır? Hadîsin zahirinde […]
Arif
23:58 - 14 Eylül 2017
0 Yorumlar
Bilemiyorum, insan bir noktaya kilitlendi mi, artık gözü başka bir şey görmüyor. Kesin tarih vermek zor, ancak en iyi tahminle Üç Muhammed’den sonra bariz bir dönüşüm ortaya çıktıktan sonra bütün himmetler hadisleri delil olmaktan nasıl çıkarırız ateşine odun toplamaya sarfedilmiş gözüküyor. İşte onlardan bir kaçı: “Sünnet/ hadisi vahiy ilan etmek cerh-ta’dil ulemasına bir sözün vahiy […]
Arif
23:49 - 14 Eylül 2017
0 Yorumlar
İddia şu ki, muhaddislerin, eserlerini oluştururken 600.000 hadîsten, 1.000.000 hadîsten seçim yaptıkları ifade edilmektedir. Bu kadar hadis olmaz. Bu durum hadislere el atıldığına, onların uydurma olduğuna, hadislerin güvenilmez bir tarihe sahip olduğuna işarettir. İslamoğlu’na göre hadislerin sayısı konusunda Ebu Davud çok ciddi bir emek vermiştir. Bundan anlıyoruz ki 4500 ile 6300 arasında bir hadis var. […]
Arif
23:39 - 14 Eylül 2017
0 Yorumlar
İslamoğlu’nun, konuşmalarına bakıldığında belli ki, Buharî ile bir alıp veremediği var. Özellikle Buharî’yi bertaraf etmek için yoğun çaba sarfediyor. Sahih senedli iftira olur mu derken Buharî’den örnek veriyor. Hatta bir münasebetle Buharî’nin, Sahih’ini kendisinin yazmadığını ileri sürüyor. Ona göre Buharî’den yıllar sonra yazılmış. Tabii ki, böyle olunca insanlar onun hadisleriyle oynamış intibaını veriyor. Buna cevap […]
Arif
23:27 - 14 Eylül 2017
0 Yorumlar
Şimdi Gazali üzerinden tarihte sünnetin nasıl anlaşıldığı üzerinde duralım. Gazalî’ye göre mutluluğun anahtarı, yeme, içme, uyuma, konuşma gibi davranışlarda olsa bile tüm hal ve harekatında Resullerin Efendisine uymaktır. Gazali, bilinçli bir şekilde bununla Hz. Peygamberin sadece ibadet konularındaki emir ve adabını kastetmediğini vurgular. Zaten ibadet konularındaki sünneti ihmal etmenin hiçbir sebebi yoktur. Ona göre işte […]

0 Yorumlar