Uydurma Hadis Uydurmacası

Sönük bir ipe hülyalar kurulmaktadır. Dine vurmak için zayıf ipe sarılmaktadır. Kaynağından gelenlerle, kaynağı akıl olduğunu söyleyenlerin, kaynağa müracaat ettiğini söyleyenlerin mücadelesi yaşanmaktadır. Bulunduğumuz dönemde hem içten ve hem de dışarıdan saldırılar yakın hedeften vurulmaya çalışılmaktadır. “Benden bilerek yalan birşey haber veren, Cehennemdeki yerini hazırlasın.” Hadisi mucibince bu durum yalan uyduran için ne kadar büyük […]

Daha fazla oku
Müsteşrikler ve Hadis

… Müsteşrik bilindiği gibi Şark (Doğu) üzerinde inceleme yapan kimselere verilen genel addır. Türkçemiz’de “şarkiyatçı” veya Batı dillerinde kullanıldığı şekilde “oryantalist” de denilir. Müsteşrikler genellikle Kuran’ı ilahi bir kitap, Hz. Muhammed’i de bir peygamber olarak kabul etmezler.İçlerinde çok az da olsa objektif bir tutum sergilemeye çalışanlar varsa da genellikle yaşadıkları toplumun ve eski inançlarının etkisi altındadırlar. […]

Daha fazla oku
Sünnetsiz Hocaların Ego ile İmtihanı

  Kur’ân’a dayandığını ileri sürerek ortaya çıkan hocalar arasındaki kıyasıya ekran savaşları, bizi bir gerçekle karşı karşıya bıraktı: İnsanlara doğru yolu göstermek için indirilmiş bulunan kitabı en büyük ihtilâfların kaynağı haline getirmiş bulunuyoruz! Bunu nasıl başarıyoruz? Kur’ân’a yöneldikçe birbirimize daha da yaklaşmamız gerekirken, nasıl oluyor da birbirinden bu kadar uzak inançların peşine takılıyoruz? Bu sorunun […]

Daha fazla oku
İbn Kayyım’ın (Sünnet Hakkında) Nefis Sözü

İmâm İbn-i Kayyım’ın Hz. Peygamberin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisiyle gönderilen nebevi yol ve Muhacimimi aydınlık ile ilgili parlak, nefis bir sözü vardır, O şöyle diyor;Hz. Peygamber vefat ettiğinde, onlara her şeyi hatta kazâ-yı hâcet adabını dahi öğretmiştir. Yine onlara cima, uyuma kalkma, oturma, yeme, içme, binme, inme, yolculuk, ikamet, susma, konuşma, uzlet, insanlara karışma, zenginlik, […]

Daha fazla oku
Müşteşriklerin (Sünnet Hakkında) Uygunsuz Sözleri

Sünnet-i nebeviyyenin mahiyetini tanımlama konusunda, bunların bizatihi Hz. Peygambere (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ait sözler olmadığı, bunların ancak “Hz. Peygam­berden (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nakledilen her türlü söz, fiil, takrir ve sıfatlar”dan ibaret olduğu şeklindeki değerlen­dirmeler, bize bazı müsteşriklerin, hadîslerin çok fazla, nere­deyse yüz bine varacak kadar çok olması hakkındaki uygunsuz sözlerini hatırlatıyor ki onlara […]

Daha fazla oku
Sahâbenin Hz. Peygambere Saygısına Dair Bir Tablo

  İmâm Buhârî’nin Sahih’inde rivayet ettiğine göre Kureyş-liler önde gelen şahsiyetlerinden ve kurnaz zekâlılarından Urve b. Mes’ûd’u, Hudeybiye Anlaşması yılında görüşmek üzere Hz. Peygambere (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gönderir Urve b. Mes’ûd gelir ve Hz. Peygamberle (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sulh hakkında konuşur. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle der: Biz kimse ile savaşmak […]

Daha fazla oku
Sünnet’e Uymak (İttibau’us Sunne)

  İmam el-Evzâînin (u. 157) sahâbe neslinin karakterini ve bir ölçüde de ayrıcalığını oluşturan özelliklere yönelik beşli tesbitinin İkincisi ‘Sünnet’e uymak’tır. Burada, asli İfadesiyle “ittihâü’s sünne” özelliği ve güzelliği üzerinde bazı tespitlerde bulunmak istiyoruz. Genel anlamda sahâbe nesli, dünyada sünnet, âhirette cennet ehli olarak dikkat çekmektedir. Çünkü sahâbîler,Hz. Peygamberin önderliğinde onun sohbet/bilgilendirme ve yönlendirmesiyle yetişmiş, […]

Daha fazla oku
Sünnetin Hüküm Koyması

İslâm’a düşmanlık besleyenlerin, Allah Teâlâ’nın kendi­siyle semâvî risâleti sona erdirdiği, insanlar için uyulması ge­reken din olarak seçtiği ve kullarından din olarak razı olduğu bu yüce dine yönelik tuzakları, Muhammedi risâlet güneşinin yükselmesinden beri devam etmektedir, “Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak Islâm’ı beğendim”(Maide,3) Halen Yahûdî, Hıristiyan ve onların […]

Daha fazla oku
Risale-i Nur,Mektubat-19.Mektub’dan Çeşitli Hadis Bilgileri

Hazret-i Üstad’ın kadettiği bütün hakikatlar, tek-tek büyük hadîs kitaplarında me’hazleri bulunup verilmiştir. İsteyen Hadîsler cetveli, 19. Mektub kısımlarına bakabilirler.     Bil-mâna ile hadîs nakletmek câizdir     «Şu risalede çok ehadîs-i şerife nakletmişim. Yanımda kütüb-ü hadîsiyye bulunmuyor. Yazdığım hadîslerin lafzında yanlışım varsa; ya tashih edilsin veyahut “Hadîs-i bil-mâna”dır denilsin. Çünki kavl-i râcih odur ki: […]

Daha fazla oku
Sünnet Müdafaası veya Risale-i Nurda Hadis Vurgusu

    “Elbette o Zât’ın Sünneti, harekâtı, iktidâ edilecek en güzel numunelerdir ve takip edilecek en sağlam rehberlerdir ve düstur ittihaz edilecek en muhkem kanunlardır. Bahtiyar odur ki, bu ittibâ-ı Sünnet’te hissesi ziyâde ola. Sünnet’e ittibâ etmeyen, tembellik ederse hasâret-i azîme, ehemmiyetsiz görürse cinâyet-i azîme, tekzibini işmâm eden tenkit ise dalâlet-i azîmedir.” Bediüzzaman Said Nursî, […]

Daha fazla oku