Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
00:40 - 28 Mayıs 2015
(İnsanın bilme yetisi hakkında) vardığımız görüşü, insanın bütün bildiklerini beş gücünden birisiyle algılaması destekler: Birincisi, duyu gücüdür ki, beş kısma ayrılır: Koklamak, tatmak, dokunmak, işitmek ve görmek. Göz, belirli bir yakınlık ve uzaklıktaki renkleri, değişmeleri ve şahısları algılar. Gözün bir mil uzaklıktan algıladığı şey, iki mil uzaktan algıladığından farklı olduğu gibi yirmi kulaç uzaktan algıladığı şey […]
Arif
19:24 - 21 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Rüyet, Cennette müminlerin Cenâbı Hakk’ın cemâlini seyretme lütfuna ermeleridir. Bir ömür boyu, onun yarattığı şu kâinattan yine onun ihsan ettiği beden ile istifade eden ve her biri ayrı bir ilâhî ihsan olan akıl, kalp ve hissiyatıyla nice hakikatlere muhatap olan insanoğlu, kendisini bu kadar lütuflara gark eden rabbini görmeyi elbette aşk derecesinde arzu ediyor. İnsan […]
Arif
22:16 - 16 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Evet, biz ruhun varlığını ve onun bir cevher olduğunu hususî ve takribi delillerle ispat etmiştik. Bu husustaki hususî delili şöyle açıklayabiliriz: Malumdur ki ruhun zâtı zâtından ayrılmaz. Allah’ın yarattığı bir varlık bu özelliğe sahip olduğuna göre, herşeyin kendisiyle varlığa kavuştuğu Allah’ın zâtınınzâtından ayrılması düşünülebilir mi? Muhakkak ki zâtı hakikat cihetiyle her sabit mtttefiktir, birdir ve […]
Arif
01:59 - 15 Mayıs 2015
0 Yorumlar
”O, göklerin ve yerin doğrudan yaratıcısıdır (Bedi’), birşeye karar verdiği zaman ona’ol’der ve o da olur”. Şu halde, O’nun demesi ve söylemesi, icât etmesi ve doğrudan yaratmasıdır. Yazması ise sözü demektir. O’nun emrinden yaratma (ıbdâ’) doğduğu vakit o söz olur. Yerine ulaşıp, yaratılan şey ortaya çıkınca o da yazı olur. Yazılanın harfleri, feleklerin şahıslarıdır, yazılanın kelimeleri […]
Arif
01:44 - 15 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Akıllı kişinin düşünmesi ve bilmesi gerekir ki, Yüce Allah’ın sıfatları sadece ifâde düzenleri ve işâret basamakları bakımından çoğalır ve birbirinden ayrılırlar. Nitekim O’nun ilmi zorda kalmış birinin duasını işitmeğe nispet edildiği zaman O’na “işiten” (Semi) denir. O’nun ilmi, büyük ve küçük her şeyi görmeye nispet edildiği zaman O’na “Gören” (Basîr) denir. O’ndan bir rızka erişildigi […]
Arif
01:27 - 15 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Rüyânın hakikatini bilmiyen kimse rü’yâ kısımlarının hakikatlarını bilmez. Rasûl (A.S.) ve şâir Peygamberleri, ölmüş kimseleri rüyâda görmenin hakikatini bilmiyen kimse de Allah Teâlâ’yı rüyâda görmenin mânâsını bilmez. Âmî (âlim olmıyan) bir kişi, rüyâsında Allah’ın Rasulünü gören her hangi bir kimseyi hakikaten Peygamberin şahsını, kendisini görmüş olarak tasavvur eder. Nasıl ki zihninde vâki olan bir […]
Arif
23:55 - 20 Şubat 2015
0 Yorumlar
Bize rivayet olunduğuna göre, tabiîn zâhidlerinden muhaddis ve fakîh Avn ibni Abdillah da şöyle demiştir: Ey mü minler! Allah Teâlâ’ya saygılı davranın da, O’nun adını olur olmaz yerde anmayın! Meselâ: Allah köpeği zelîl eyledi’, Allah falana söyle şöyle kötülük yaptı’ demeyin. Kendisinden faydalandığımız bir hocamız, Allah Teâlânın adını olur olmaz yerde ağzına almaz, sadece O’na […]

0 Yorumlar