Felsefe
Sevginin Epistemolojideki Rolü ve Yaşamın Sezgisel Rolü30 Eylül 2026
Arif
03:00 - 21 Şubat 2015
Ulu Allah iyiliği ve kötülüğü irade edicidir. Fakat O, hayırdan başka birşeye razı olmaz. Çünkü:”Ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim”buyurmuştur. Hiç şüphe yok ki Allah emir ve nehiy etmek (yasaklamak) irâdesinde bulunur. Emir ise, memur emredildiği şeyi tab’an İstemezse doğru olmaz. Meselâ: Ey aç, tatlı ve şeker ye!”diye emr olunmaz; buna emir denilmez, bu ikram […]
Arif
02:00 - 21 Şubat 2015
0 Yorumlar
Bu namaz, oruç ve savaş da inanışa tanıktır. Bu zekat, hediye, bu hasedi bırakma da kendi sırrından haber vermedir. İhsanda bulunmak doyurmak, konuk davet etmek, ey ulular, biz sizinleyiz, size doğru bir özle inandık demektir. Hediyeler armağanlar, sunulan şeyler, ben seninleyim; seni seviyorum diye tanıklıktan ibarettir. Kimi bir mal veya afsun için çalışır, uğraşırsa bu […]
Arif
01:00 - 21 Şubat 2015
0 Yorumlar
Tekbir getirince kurbanlık koç gibi alemden çıktılar. Ey ulu tekbirin manası şudur: Yarabbi huzurunda kurbanız. Koyun keserken “ Allahu ekber-Allah uludur” dersin ya o geberesi nefsi keserken de bu söz söylenir. Allahu ekber de,de o şom nefsin başını kes, kes de can, mahvolmaktan kurtulsun. Ten İsmail’e benzer can Halil’e can bu semiz bedeni yaptırdı da […]
Arif
00:45 - 21 Şubat 2015
0 Yorumlar
Hz.Ali (Allah ondan razı olsun): “ Perde kalksa da benim yakinim artmıyor” buyuruyor. Yani: Bu kalıbı ortadan kaldırsalar ve kıyamet görünse de benim yakinim (Bilmek ve öğrenmek, görmekle İmanım değişmez) artmaz (Demektir). Bu şunun gibidir: Mesela farz edelim ki karanlık gecede, bir evde herkes yüzünü bir tarafa çevirmek suretiyle, namaz kılsa, gündüz olunca, yüzlerini çevirmiş […]
Arif
00:30 - 21 Şubat 2015
0 Yorumlar
Görünen suret gayb alemindeki surete delalet (işaret ) eder, o da başka bir gayb aleminde vücut bulmuştur. Böylece bunları görüşünün miktarınca ta üçüncü , dördüncü , böylece onuncu surete kadar say dur. Bunlar satrançtaki oyuna benzer…her oyunun faydasını ondan sonrakinde gör.Gözünü böylece etraftan ileriye çevir de ta karşındakini mat edip oyunu kazanıncaya kadar ne oyunlar […]
Arif
13:14 - 31 Aralık 2014
0 Yorumlar
Kıyamet günü, her şeyin Hakk’a arz (sunmak) edileceği gündür. O günde, İnsanî vakfelerini yapmış olanlar, temiz ve faziletli kişiler, kendilerini göstermek isterler. O kendini gösterme gününde, kötü işler yaparak yüklerini karartmış kişiler, artık kendilerini gidilemeyecekler ve rezil olacaklardır. Güneş gibi parlak yüzü olmayan ve günahlarla yüklerini karartmış kişiler elbette kendi kirliliklerini göstermemek için gecenin karanlığı […]
Arif
19:10 - 29 Aralık 2014
0 Yorumlar
Niçin bu câhiller Allah’a yakın olan sâlih kimseleri, mekânın her yerinde ve zamânın her çağında dinlemez olurlar? Bilmezler mi ki, Allah dostlarının ruhlarını incitmeye gelmez çünkü onların ruhu, Allah ile devamlı vuslat halindedir. Bir hadis-i kudside;Allah ”Bir velîme kötü muamele eden kişi hakikatte bana savaş açmış demektir” buyurur: Bir hadîs-i şerifte ise “Beni inciten, Hakk […]
Yusuf Aslan
10:29 - 25 Aralık 2014
0 Yorumlar
Hazreti Mevlânâ’ya ait olmadığı halde ona ait olduğu zannedilen meşhur bir söz var. Birçok kimse, Hazreti Mevlânâ her anıldığında “Mevlânâ ne demiş” diye hemen o sözü söylerler. Rubâî olarak söylenmiş olan o söz şöyle: Gel, gel, ne olursan ol yine gel! İster kafir, ister mecûsî, ister puta tapan ol yine gel! Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı […]
Arif
22:40 - 24 Eylül 2014
0 Yorumlar
Ledün ilimlerine anadan doğma istidatlı olmakla beraber zahir ilimlerle de fevkalade şöhretli olan Hak lisanının tercümanı Şems Tebrizî Hazretleri, Mevlâna Celâleddin Rûmî Hazretlerini irşad etmek için Tebriz’den ta Konya’ya gelmiş, irşad etmeden önce Mevlana’nın medresesinden hücresine döndükleri sırada yol üzerinde bekliyordu. Hazreti Mevlâna mehtabın etrafında çevreleyen hâre gibi yanlarında toplanan talebelerle birlikte büyük bi debdebe […]
Arif
12:53 - 21 Nisan 2013
0 Yorumlar
Kıymetli evlâdım, kişinin bilmediğine sabretmesi kolaydır; sebebi hikmetini bilmez, dolayısıyla hükmünü tam veremez,iyi mi kötü mü, neticesini beklemek üzere sabreder. Bizim yolumuzda sair kimselere sabır daha farklıdır. Bizim büyüklerimiz karşısındaki insanın cibilliyetini, fıtratındaki şerri ve hileleri matuf ihaneti gördüğü ve bildiği halde sabreder. Hükmü verebilecek durumda olmasına rağmen, Cenab-ı Hakk’ın o hükmü huşu etmesini bekler ve […]

0 Yorumlar