Genel
İslam Felsefesi Çalışmalarında Oryantalizmin Dönüşümü:Etkileşim-Bağımlı Yorumlamaya Geçiş9 Haziran 2026
Arif
00:55 - 4 Eylül 2016
Hz. Peygamber’in doğumu münasebetiyle düzenlenmiş bu toplantı bana İslam’ın cüret edebilirsem böyle söyleyeyim, kefeni yırttığını göstermektedir. Bir fikriyat olarak, zihniyet olarak dolu dizgin yürüyüp insanlığı, dünyayı bugün büyük meselelerden kurtarmaya geldiğini göstermektedir. Bunu bir laf cambazlığı olarak alınamanızı rica ediyorum. Bir medeniyet ve onun fıkri temelleri 300-400 yıllık derin bir uykudan böylesine uyanabiliyor ve bu fikir dünyasının mensupları bir […]
Arif
01:36 - 26 Ağustos 2016
0 Yorumlar
İslâm’ın tarih sahnesine çıktığı VII. yüzyılda, Hıristiyanlık Avrupa’nın ortalarından Arap yarımadasına kadar yayılmış bir dindi. İslâm ve Hz. Muhammed hakkında ilk bilgi sahibi olan hıristiyanlar, doğuda yaşayan hıristiyan-lardı ve bunlar Süryânî, Nestûrî, Monofizit ve Melkit gibi farklı etnik ve mezhebi gruplardan oluşuyordu. Katolik kilisesinin ve Avrupa’da yaşayan hıristiyan toplulukların İslâm ve onun elçisi hakkında ilk […]
Arif
18:38 - 29 Haziran 2016
0 Yorumlar
……… Bir mümin için asıl olan Hayat’tır; dünya ve âhiret yalnızca birer sıfattır; sıfatı bırakıp mevsûfa, dolayısıyla zâta bakmalıyız. İnsân kuldur; muhâlif değil… Kul olmak ise, Varlık dâiresindeki her bir var-olanın, var-olma koşuluna uygun eylemesidir. İnsanın var-olma koşulu, düşünmedir/bilmedir; bu nedenle halîfedir; yani muhâtabtır; mükelleftir; mesûldür. Nitekim bu hakikati Âşık Paşa, Garîb-nâme’de şöyle dile getirir: […]
Arif
19:47 - 26 Haziran 2016
0 Yorumlar
Ey İnsanlar! Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık.Allah indinde en üstün olanınız, takvada en ileri olanınızdır. (Hucurat, 13) Hiçbir gelenek, dini ve sosyal hayatta erkekle kadın arasındaki ilişki gibi temel bir soruya bigane kalamaz; Keza, İslâm geleneği de bundan istisna edilemez. Aksine, Kur’an’ın açık öğretileri ve Peygamber hayatının yönlendirici ilkeleri üzerinde yükselen geleneksel […]
Harun Selçuk
19:36 - 26 Haziran 2016
0 Yorumlar
“Dua müminin silahıdır, ibadetin temel direğidir, göklerin ve yerin nurudur”. Duanın silah olması iki anlama gelebilir. Birincisi, dua sayesinde mümin şeytan ve nefis düşmanlarına karşı Allah’tan destek alır ve Allah’ın desteğini alınca artık mağlup olmaz. İkincisi, dua ile kul Allah’ı hatırlar, O’na bağlanır, sırtını adeta Allah’a dayadığı için kendini güçlü hisseder. Tıpkı korkulan bir mekânda […]
Arif
18:50 - 12 Haziran 2016
0 Yorumlar
İslâm doktrini’n in durumu, hristiyanlık ve budizm gibi sadece, tek insanın kendi varoluş problemiyle ilgili değildir. O, fizikötesi, tabiatüstü ve insanüstü ile insan benliğinin ilişkisi, yani Allah’la insan arasındaki bağıntı ve öte âlem yaşantısı yönünden bütün dinlerden daha derin ve hakikat özlü bir varoluş bildirisine ve hikmet icazına sahip olduğu gibi, ondan ayrılmaz ve onun […]
Arif
20:59 - 1 Haziran 2016
0 Yorumlar
Eğer dine (İslâm) hayatımızın her şeyi diye bakmıyorsak, onu kendisiyle amel edeceğimiz bir hükümler bütünü olarak görmüyorsak, dini bir zihin fantezisi olarak kabul ediyoruz demektir. Din, bir kez, bir zihin fantezisi olarak kabul edilince, bu fanteziye yüklenmek istenen değer ne kadar yüce ve yüksek olursa olsun, o artık kendisiyle amel edilen bir hükümler bütünü olmaktan […]
Arif
01:55 - 30 Mayıs 2016
0 Yorumlar
İslâm ve Batı ilişkilerini ele alırken kullandığımız kelimeler konusunda dikkatli olmamız gerekiyor. Bir gerçeği belirtmesi gereken kelimeler, bazan neredeyse o gerçeği anlamamızın önündeki en büyük engel haline gelebiliyor. “İslâm” ve “Batı” kelimeleri tarihten dine, kültürden sanata, felsefeden bilime ve siyasete kadar pek çok unsuru ifade ediyor. Bugün İslâm denince, insanların zihninde belli imgeler oluşuyor: Mekke, […]
Arif
18:55 - 12 Ekim 2015
0 Yorumlar
İslâm, belli bir sosyal ilişkiyi veya belli bir zihnî olguyu esas alıp her şeyi bu ilişki veya bu olgu doğrultusuna indirgemiyor. Tersine kişiyi, insanı, evreni, oluşu hem kül halinde, hem ayrıntılarıyla kavrayabileceği bir “zihin aydınlığı”na ulaştırıyor.Bu düzlemde artık,ne delil varır,ne aklın müdahalesi.İnsan çıplak hakikati çıplak gözle görebilcek bir kavrama yeteneğine kavuşmuş olur. İslam’ın vasat insanlar […]
Arif
18:54 - 12 Ekim 2015
0 Yorumlar
Dinin sahibi ve koruyucusu Allahtır.Fakat onun emaneti Müslümanların üzerinedir.Halen yeryüzünde yaşayan Müslümanlar bu emaneti ”ehliyet”le koruyabiliyor mu? Kendine Müslümanım diyen insanın davranışa bakarak bir kanıya varacak olursak, bu hususta sanırım iç açıcı bir sonuca ulaşmamız mümkün olmaz. Emaneti yüklenmiş görünen insanın davranışı, kendisi bilsin yada bilmesin hıyanetle suçlanabilir. Islâm’dan taviz vermeye yelteniyorsa, yapılan bu işe […]

0 Yorumlar