Felsefe
Din ve Ahlak5 Haziran 2026
Arif
20:03 - 3 Mart 2015
Gazi 19 Temmuz 1930’deki konuşmasından üç yıl sonra onuncu yıl kutlamaları sırasında yaptığı konuşmada, yani “Onuncu Yıl Nutku”nda Fethi Bey’e söylediklerinden tamamen başka şeyler söylemektedir. Bu nutuk Fethi Bey’e söylenenlere göre çok başka bir düzlemdedir; bu düzlem diğer düzlemle hiç bir şekilde kesişmez: Türk Milleti! Kurtuluş savaşına başladığımızın 15´inci yılındayız. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu […]
Arif
16:00 - 29 Ocak 2015
0 Yorumlar
Bu devirde cemiyeti bütün hücreleriyle kuşatan baskı atmosferinin tabi olarak en önemli hedefi basın yayın organları olmuştur. Halkın kendisini ifade etmesinin önündeki bütün kanalları paranoyak bir anlayışla tıkayan Milli Şef bürokratları, yayın dünyasındaki bütün hareketlilikleri de büyük bir dikkatle izlemiş ve çizgi dışı hareket edenleri insafsızca cezalandırmışlardı. Esasen 1931 târihli Matbuat Kanunu hür basının önünde […]
Arif
15:00 - 29 Ocak 2015
0 Yorumlar
Şeflik Rejimi’yle yönetilen Türkiye’nin siyâsî literatürdeki adını koyabilmek için rejimin baskın karakterini İrdelemek gerekir. Milli Şef Rejimi’ni bariz karakter hususiyetleriyle tahlil eden araştırmacılar ve devrin şahitleri bir Polis Devleti’ tesbitinde birleşirler. Gerçekten de Şefin ülkesi, gerek baskıcı diktatöryal yapısı, gerekse insan hak ve hürriyetlerini yok sayan icraatlarıyla bu tesbiti teyid eder. Ancak Milli Şef Türkiyesi’nin […]
Arif
14:38 - 29 Ocak 2015
0 Yorumlar
Sembolik bazı icraatlar o rejimin karakterini ortaya koyan önemli ipuçlarıdır. Rejimin dünya görüşünü ve hayat felsefesini anlamanın yolu bu sembolik icraatlarını tespit etmekle mümkündür. Milli Şeflik Rejimi’nin karakter hususiyetlerini ve genetik şifrelerini ortaya koyan belli başlı bazı sembolik icraatlar vardır. Bunlardan biri de Varlık Vergisi uygulamasıdır. Şeflik Rejiminin devrin güçlü devleti Nazi Almanyası’nın tesirinde giriştiği […]
Arif
14:34 - 29 Ocak 2015
0 Yorumlar
Şeflik Rejimi’nin ileri gelenleri tabii olarak tasavvur ettikleri hayat tarzları ve gelecek ümidleriyle parelellik arzeden yeni nesiller yetiştirmek istiyorlardı. Ancak bunun için yaygın bir eğitim sistemine ihtiyaç vardı. 0 günlerde 40 bin köyün 35 bininde henüz okul yoktu. Bunu dikkate’ alarak sistemli bir eğitim plânını uygulamaya koydular. Plânın birinci kısmı, Türk halkının zihninde yerleşik bulunan […]
Arif
14:24 - 29 Ocak 2015
0 Yorumlar
Anadolu topraklarındaki yol(suzluk) problemi devre ait eserlerin çoğunda çeşitli şekillerde yer alıyordu. “Samsun’dan 180 kilometre uzaklıkta olan Ordu’ya karayolundan gitmek mümkün değildi. Vatandaşlar tam 27 yıldır ‘yol yapıyoruz’ denilerek yollarda taş kırmış, kürek sallamıştı. Fakat, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’i birbirine bağlayan bir sahil yolu dahi yapılmamıştı. Diyarbakır’dan Siirt’e beş günde ulaşılıyordu.”(1) Manisa’dan, Manisa’nın […]
Arif
14:14 - 29 Ocak 2015
0 Yorumlar
…Diğer mamuller gibi ekmeğin bulunması da artık bir problem olmuştu. Çeşitli vesilelerle ülke için geziler yapan bürokratlar dahi”ilçe merkezlerinde ekmek bulamıyorlardı”(1) 1942 yılında baş gösteren kıtlık, ülke halkı için tam bir yıkım olmuştu. *Tarlasındaki ürün devlet vazifelilerince kaydedilen vatandaşlar, bir kaç kilo mısır bulmak için komşu vilayete yolculuk yapmak zorunda kalıyordu.’(2) *Resmî müesseseler halka ölmeyecek […]
Arif
14:11 - 29 Ocak 2015
0 Yorumlar
Milli Şefin ekonomi bilgisi ise ibtidai teorilere dayanıyordu. Şef,”Ekonomiyi bilmediği için hâzineyi kılıflayıp aynen muhafaza etmeyi bir maharet sanıyordu.”(1) 16 Nisan 1941 târihinde İngiliz matbaalannda bastırılmış 304 milyon Türk Lirasını taşıyan gemi Pire Limanı’nda bombalanmış, ülkenin 1941 yılı bütçesi 100lük ve 50’lik banknotlar halinde denizin üstüne dağılmıştı. Bundan dolayıdır ki, “İkinci Dünya Harbi devri kalkınma […]
Arif
14:09 - 29 Ocak 2015
0 Yorumlar
Devri inceleyen kaynakların ittifakla zikrettiği üzere; “Milli Şeflik Faşist İtalya’nın Düşesini, Nasyonel Sosyalist Almanya’nın Fuhrer’inin İsmet İnönü’ye yamanmış biçimiydi”(1) Bu idare biçimi “Faşizm ve Nasyonel Sosyalizmi hatırladı* bir totaliter idare (2) biçiminden başkası değildi. Böylece kurulan ya da uygulanmasına başlanılan devlet düzeni ile, bir partinin varlığına rağmen, tam bir partisiz Cumhuriyet devrine giriliyordu. Nitekim; İsmet […]
Arif
23:00 - 28 Ocak 2015
0 Yorumlar
1926 yılında Mustafa Kemal’e İzmir seyahati sırasında bir suikast düzenlemek istedikleri gerekçesiyle çok sayıda muhalifin derdest edilerek “İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanması Türk devrim târihine dramatik bir fasıl katan”(1)topyekün bir imha hareketidir. İzmir Suikasti hâdisesinin ardından Terakkiperver Cum-huriyet Fırkasının önder kadrosu tasfiye edilir.”(2) 2. Meclise mensup 6 milletvekili, dokunulmazlıkları dahi kaldırılmadan İstiklal Mahkemesinde yargılanıp idam edilirler?(3) Ali […]

0 Yorumlar