İslamı Yıkmak İçin Her Kalıba Giren Yahudi

  Dönmelerin karargâhında dünyaya geldi. 1883’de. Yirmi bir yaşında yazılara başladı. Mehmed Emîn, Yunus Nadi ile beraber  çalıştı. Yıkıcı ve bölücü fikirlerin kaynaklandığı Selânikte Yahu­diliğin kendisinden beklediği hizmeti ifası yolunda ilerleme sağla­yabilmesi için önce “Türkçülük” akımına girdi. Bunda başarı sağ­laması için ilk önce öz adım gizlemesi ve takma ad kullanması ge­rekiyordu. Bunu da başardı. Yazılarında […]

Daha fazla oku
‘Din Değil,Kavmiyet Fikri’ Bu İdi Ömrünün Zikri

1918’lerde havaîmi şöyle anlatıyordu: ‘Altmış, yetmiş senelik tarihi olan eski bir ev içinde büyü­düm. Orda Hamid Bey’i, Şinasiyi, Ziya Paşâ’yı, Sezai Beyi, Kemal’i, hepsini okurduk. Fakat benim çocuk senelerimde bana memleketimin aşkını ve yüksek, asıl şeylerin sevgisini ve kuvvete, zulme karşı kafa tutmanın zevkini öğreten Kemal Bey oklu. Ruhumun üzerindeki en derin izleri ondan gelmiş­tir. […]

Daha fazla oku
Bir Adam ki ‘Pembe Konaktan’ Cumhuriyetcilik Yapar…

Öyle bir adam ki hayatı boyunca “Faşist” bir kafa taşır. Tâa İkinci Meşrutiyetten itibaren bu yolu tutar. Aslında dönme bir aileden  gelmedir. Fethiye’de, 1880’de doğmuştur, ilk tahsilinden sonra  Rodos Adası’nda bulunan “Süleymaniye Medresesi “ne gider. Sonra İstanbul’a gelir. Galatasaray Sultanisi (Lisesi)’ne ve Hukuk Mektebine girer. Buralarda okur. Daha yirmi yaşında “Malûmat” gazetesinde yazı yazmaya başlar, […]

Daha fazla oku
İslam Tarihine Kanlı Belası Sayan Adliye Vekili

Yıl 1925.33 yaşında genç bir Adliye Vekili.. Hukuk İnkılâbı  yapılacak, bunun için de önceki vekil İzmir Mebusu Seyyid Beye  sahneden el çektiriliyor. Bu genç hukukçu sahneye çıkıyor. Zaten bu ikinci mecliste hep genç mebuslar ön safları alıyor. Çünkü Nisan 1923 başlarında ilk millî meclis “sine-i millete” dönmek ve “ta­rihî vazifesini yapmak” gerekçesi ile kendini fesh […]

Daha fazla oku
”Turan Turan !” Diye Diye Harab Olan Memleketin Mefkureci Mimarı…

Genç yaşta ölen ve hayatı boyunca dikkat çekici fikirler ileri süren Filibeli Ahmed Hilmi Bey, 1912’de ” Siyonistlerin Uğur­suz Siyasetini Yine Türkler mi Çekecek?” adlı bir makale neşr etmişti. Bu makalede siyonistlerin plânlarından birini şöyle dile getiriyordu: “Türkleri aldatmak, elde tutmak, millî gururlarını okşa­yıp kendilerini müslüman ve gayr-i müslim sair Osmanlı un­surlara karşı bir kuvvet […]

Daha fazla oku
Devrik Cümlenin Önderi

Son devrin adamlarının kafa yapısı bozuktur. Kafaları içinde bulunan şeyler birer sürpüntüdür. Çünkü yol geçen hanı gibi Ba­tıdan ne gelmişse Doğu’ya, onların kafalarında bir yer bulmuştur. Bundan dolayı da son devirde yazar-çizer adamlarımızın çoğu dü­şünce, dil ve edebiyat alanında millî hayata cephe almışlardır. Bunlardan biri de tarihçi Hammer’in “Osmanlı Tarihini dili­mize çeviren Ata Bey’in oğludur. […]

Daha fazla oku
Türkiye Selçukluları -Şahin Şah Dönemi-

Şahinşâh’ın Saltanatı Bir süre sonra Konya Selçuklu tahtında Şahinşâh’ın oturduğunu görü­yoruz (1110). Onun Anadolu’ya dönüşü ile ilgili iki rivayet vardır. Birincisi­ne göre, Büyük Selçuklu sultanı Muhammed Tapar Anadolu’nun kötüye gi­den durumunu görerek Şahinşâh’ı ülkesine göndermiş, İkincisine göre ise Şahinşâh kendisi kaçmıştı. Şahinşâh’ın Konya’ya geldikten sonra belki de ilk işi, kendisine rakip gördüğü Haşan Bey’i ortadan […]

Daha fazla oku
Türkiye Selçukluları -I. Kılıç Arslan Dönemi-

                      Kılıç Arslan’ın Saltanata Hâkim Olması: Ebu’l-Kasım’ın ölümünden sonra kardeşi Ebu’l-Gazî İznik’i elinde tut­makta devam etti. Tam bu sıralarda da Sultan Melikşâh’ın vefat etmiş olması onu Emîr Bozan’ın tazyikinden kurtarmış oldu. Zira Bozan bütün kuvvetleri ile birlikte Büyük Selçuklu Devleti’nde meydana çıkan karışıklıklarda rol oy­namak […]

Daha fazla oku
Türkiye Selçukluları -Kuruluş Devri-

Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşunda önemli derecede rol oynayan Dendânakan Savaşı’nı (1040) kazandıktan hemen sonra, süratle İran’ı geçe­rek Doğu Anadolu’ya yapılan Türk akınları bu bölgedeki Bizans mukaveme­tini kırma yönünden büyük bir önem taşır. Öte taraftan Selçuklu sultanı Alp Arslan’ın Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Malazgirt Savaşı’nda (1071) Bizans’ı mağlup etmesi Türklerin Anadolu’ya yerleşmesine imkân sağlıyordu. […]

Daha fazla oku
Osmanlı’da Şeyhülislam

Tanzimat’tan sonraki Osmanlı devlet teşkilât ve rejimini inceleyen bazı yazarlarımız, Osmanlı Devletinin siyasî yapısına Avrupalı bir yazarın Hristiyanlığa ve bir Avrupa devletine baktığı tarzda bakıp ona göre bir değerlendirme yapmaya çalışıyor. Bu bakışla farklar tespit edilebilir ama değerlendirme yapılamaz. Osmanlı devleti İslâmî esaslara dayanan bir devlet olduğu halde, devlet başkanının padişah sıfatıyla cismanî, halife sıfatıyla […]

Daha fazla oku