İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
17:46 - 16 Ocak 2016
Millî Mücadele süreci Tanzimat döneminden o güne kadar süren sekülerleşme trendini geçici olarak tersine çevirmiştir. Böylece ilk defa Millî Meclis’te gayrimüslimler temsil edilmemiştir. İslâm milliyetçiliği Anadolu ve Trakya’nın Müslüman sakinlerine saldıran Hıristiyanlara yöneltilmiştir. Bu dönemde oluşturulan ve içinde Türklerin yanı sıra Kürtler, Çerkezler ve Lazların da bulunduğu etnik koalisyonun ortak paydası ve sosyopolitik meşruiyetin zemini […]
Arif
17:27 - 16 Ocak 2016
0 Yorumlar
İsmet (İnönü) Paşa, Sakarya Savaşı sırasında Garb Cephesi Kumandanadır ama, bir iddiaya göre, bu Garb Cephesi Kumandanı İsmet Paşa, Sakarya Savaşında «fiilen yoktur»!.. Peki nerededir Sakarya Harbi’nde İsmet Paşa?.!.. O günlerde cephede bulunan ve gördüklerini yazan Halide Edib Adıvar’ın hâtıratına göre: İsmet Paşa, Sakarya Savaşı sırasında bir tahta sandalye üstünde uyuyakalmıştır!.. Halide Edib’in bu […]
Arif
17:20 - 16 Ocak 2016
0 Yorumlar
“Türkleştirme yoluyla Batılılaştırma,” Kemalist devlet seçkinlerinin yeni “Türk” toplumunu, Batının seküler evrenine sürekli bir sosyokültürel ve politik reformasyon yoluyla özümsemesine dayanır. Batıdan siyasî bağımsızlığa paralel olarak pozitivist Aydınlanma geleneğinin seküler kültürüne bağımlılık Kemalist modernleşmenin ana çerçevesini teşkil eder. Kohn,Kemalizmin topyekûn Batılılaşmaya olan “kendinden gönüllülüğünü”, Kemalist muhakemenin ana motiflerinden biri olan, “Türklere has eski, büyük bir […]
Arif
16:53 - 16 Ocak 2016
0 Yorumlar
Osmanlı’nın dünyada işgal ettiği yer açısından bakıldığında Cumhuriyet, bir anda büyüyen ve kalabalıklaşan bir dünyada kendini küçük bir millet ve devlet olarak bulan kadroların siyasi ve zihni mücadelesi neticesinde ortaya çıkmış bir yapıdır. Bu yüzden Osmanlı milletlerinin kozmopolit toplum yapısına ve sofistike kültür tecrübesine karşılık Cumhuriyetin tek-tipçi cemiyet anlayışı, milli güvenliği ve bekayı, küçülerek ve […]
Arif
22:40 - 9 Aralık 2015
0 Yorumlar
Dert,üzüm yemek olmayıp bağcıyı dövmek, yâni sözleri Türkçeleştirmek değil; İslâmî hayatımızdan topyekûn atmak. Türkçe bu yüzden mahvedilmiştir. Hayat ile ‘yaşam’ sözlerini de taşıdıktan tasavvurgüçleri açısından karşılaştırmak şart. ‘Hayat’ta bin küsur yıllık bir kültürün işleyip belirlemiş olduğu tasavvurgücü saklı, ‘ Yaşam’ınsa tasavvur gücü sıfır. İki kelime arasındaki fark, nesiller boyu ot…urulmuş aileye iyi kötü günlerde ocak […]
Arif
19:59 - 11 Kasım 2015
7 Yorumlar
Osman Yüksel’i, 1950 yılında, Serdengeçti dergisindeki “Yıkıldılar” başlıklı yazısıyla tanıdım. 27 yıllık CHP iktidarının devrilmesini, yıkılıp gitmesini müthiş bir sevinçle, aynı zamanda anlatılmaz bir öfkeyle açıklıyordu. “Yıkıldılar” yazısını okuya okuya ezberledim. Sonra onun yazılarının tiryakisi oldum. 1950-1956 yılları arasında Serdengeçti dergisi 11 sayı çıkabildi. O dergileri de su içer gibi gözden geçirdim. Yüksek tahsil için […]
Arif
01:20 - 14 Eylül 2015
0 Yorumlar
Yeni bir din veya medeniyetin kabulü, cemiyet içerisindeki inanış, düşünüş ve yaşayış gibi türlü bakımlardan husule getirdiği derin değişiklik ve inkişaflar dolayısıyla bir kavmin tarihinde en mühim bir hadise olmak vasfını daima muhafaza eder. Böyle bir inkılapla kavimlerin mevcudiyetlerini koruduğu veya yeni bir hızla ileri bir seviyeye eriştiği, yahut da bünyelerini sarstığı veya bir istihaleye […]
Arif
23:36 - 30 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Türkiye’nin başının çaresini Batılılaşma yolunda arayacağım diye diretmesi sinek kâğıdına yapışmış hayvancığın zavallı ve gülünç durumundan farksızdır. Ayağının birini kurtarsa ötekini yapıştırmak zorundadır oraya. Batı güdümünde -bu güdüm kültürel ve siyasal alanlardır- bir “ilerlemenin” söz konusu olamadığını görmek için ülkemize bakmak yeterlidir. Batı güdümünde ancak bir müstemleke ekonomisi, ancak müstemleke düzeni mümkün olabilir. Ancak gizli […]
Arif
21:21 - 22 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Birkaç hafta önce, kendimi ayaklarımın emrine verip aylaklık ettiğimden söz etmiştim. Bazı dostlarım bu yazıdan çok hoşlanmış ve benim yaptığım gibi çıkıp çoktandır yollarının düşmediği bazı cadde ve sokaklarda keyiflerince yürümüşler. Böyle yürüyüşler hem çok dinlendiricidir, hem de zihninizin daha hızlı çalışmasını sağlar; evinize kafanızda yeni sorularla, hatta şaşırtıcı keşiflerle dönebilirsiniz. Ben, o gün, Bayezid […]
Harun Selçuk
22:44 - 17 Ağustos 2015
0 Yorumlar
II. Mes’ud’un İkinci Saltanatı ve Türkiye Selçuklu Devleti’nin Sonu Bu sırada Hemedan’da bulunan II. Mes’ûd ikinci kez olmak üzere sultanlığa getirildi (1302) ve Konya’ya dönerek tahta oturdu. Onun bu ikinci hükümdarlığı esnasında adının geçmesi bir isyanla ilgilidir. Aksaray-Niğde arasında Develühisar (Dulhisar) Kalesi’ni Cahıoğlu adında bir şahıs işgal etmişti, Abışga ve Sultan Mes’ûd bu kaleyi kuşattılarsa […]

0 Yorumlar