Millî Mücadele Döneminin Karakteristik Özellikleri

Millî Mücadele süreci Tanzi­mat döneminden o güne kadar süren sekülerleşme trendini geçici olarak tersine çevirmiştir. Böylece ilk defa Millî Meclis’te gayrimüslimler temsil edilmemiştir. İslâm milliyetçiliği Anadolu ve Trakya’nın Müslüman sakinlerine saldıran Hıristiyanlara yöneltilmiştir. Bu dönemde oluşturulan ve içinde Türklerin yanı sıra Kürtler, Çerkezler ve Lazların da bulundu­ğu etnik koalisyonun ortak paydası ve sosyopolitik meşruiye­tin zemini […]

Daha fazla oku
İsmet İnönü’nün Sakarya Savaşındaki Yeri !…

  İsmet (İnönü) Paşa, Sakarya Savaşı sırasında Garb Cephesi Kumandanadır ama, bir iddiaya göre, bu Garb Cephesi Kuman­danı İsmet Paşa, Sakarya Savaşında «fiilen yoktur»!.. Peki ne­rededir Sakarya Harbi’nde İsmet Paşa?.!.. O günlerde cephede bulunan ve gördüklerini yazan Halide Edib Adıvar’ın hâtıratına göre: İsmet Paşa, Sakarya Savaşı sırasında bir tahta sandalye üstünde uyuyakalmıştır!.. Halide Edib’in bu […]

Daha fazla oku
Topyekûn Batılılaştırma

“Türkleştirme yoluyla Batılılaştırma,” Kemalist devlet seçkin­lerinin yeni “Türk” toplumunu, Batının seküler evrenine sü­rekli bir sosyokültürel ve politik reformasyon yoluyla özümse­mesine dayanır. Batıdan siyasî bağımsızlığa paralel olarak pozitivist Aydınlanma geleneğinin seküler kültürüne bağımlılık Kemalist modernleşmenin ana çerçevesini teşkil eder. Kohn,Kemalizmin topyekûn Batılılaşmaya olan “kendinden gönüllü­lüğünü”, Kemalist muhakemenin ana motiflerinden biri olan, “Türklere has eski, büyük bir […]

Daha fazla oku
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e

Osmanlı’nın dünyada işgal ettiği yer açısından bakıldığında Cumhuriyet, bir anda büyüyen ve kalabalıklaşan bir dünyada kendini küçük bir millet ve devlet olarak bulan kadroların siyasi ve zihni mücadelesi neticesinde ortaya çıkmış bir yapıdır. Bu yüzden Osmanlı milletlerinin kozmopolit toplum yapısına ve so­fistike kültür tecrübesine karşılık Cumhuriyetin tek-tipçi cemiyet anlayışı, milli güvenliği ve bekayı, küçülerek ve […]

Daha fazla oku
Dil Devrimi

Dert,üzüm yemek olmayıp bağcıyı dövmek, yâni sözleri Türkçeleştirmek değil; İslâmî hayatımızdan topyekûn atmak. Türkçe bu yüzden mahvedilmiştir. Hayat ile ‘yaşam’ sözlerini de taşıdıktan tasavvurgüçleri açısından karşılaştırmak şart. ‘Hayat’ta bin küsur yıllık bir kültürün iş­leyip belirlemiş olduğu tasavvurgücü saklı, ‘ Yaşam’ınsa tasavvur gücü sıfır. İki kelime arasındaki fark, nesiller boyu ot…urulmuş aileye iyi kötü günlerde ocak […]

Daha fazla oku
Serdengeçti Osman Yüksel Neden Atatürkçü Değildi ?

Osman Yüksel’i, 1950 yılında, Serdengeçti dergisindeki “Yıkıl­dılar” başlıklı yazısıyla tanıdım. 27 yıllık CHP iktidarının devrilme­sini, yıkılıp gitmesini müthiş bir sevinçle, aynı zamanda anlatılmaz bir öfkeyle açıklıyordu. “Yıkıldılar” yazısını okuya okuya ezberle­dim. Sonra onun yazılarının tiryakisi oldum. 1950-1956 yılları arasında Serdengeçti dergisi 11 sayı çıkabil­di. O dergileri de su içer gibi gözden geçirdim. Yüksek tahsil için […]

Daha fazla oku
Türkler ve İslâmiyet / Prof. Dr. Osman Turan

Yeni bir din veya medeniyetin kabulü, cemiyet içerisindeki inanış, düşünüş ve yaşayış gibi türlü bakımlardan husule getirdiği derin değişiklik ve inkişaflar dolayısıyla bir kavmin tarihinde en mühim bir hadise olmak vasfını daima muhafaza eder. Böyle bir inkılapla kavimlerin mevcudiyetlerini koruduğu veya yeni bir hızla ileri bir seviyeye eriştiği, yahut da bünyelerini sarstığı veya bir istihaleye […]

Daha fazla oku
Batılılaşma

Türkiye’nin başının çaresini Batılılaşma yolunda arayacağım diye diretmesi sinek kâğıdına yapışmış hayvancığın zavallı ve gülünç durumundan farksızdır. Ayağının birini kurtarsa ötekini yapıştırmak zorundadır oraya. Batı güdümünde -bu güdüm kültürel ve siyasal alanlardır- bir “ilerlemenin” söz konusu olamadığını görmek için ülkemize bakmak yeterlidir. Batı güdümünde ancak bir müstemleke ekonomisi, ancak müstemleke düzeni mümkün olabilir. Ancak gizli […]

Daha fazla oku
Saklı Tuğra

Birkaç hafta önce, kendimi ayaklarımın emrine verip aylaklık ettiğimden söz etmiştim. Bazı dostlarım bu yazıdan çok hoşlanmış ve benim yaptığım gibi çıkıp çoktandır yollarının düşmediği bazı cadde ve sokaklarda keyiflerince yürümüşler. Böyle yürüyüşler hem çok dinlendiricidir, hem de zihninizin daha hızlı çalışmasını sağlar; evinize kafanızda yeni sorularla, hatta şaşırtıcı keşiflerle dönebilirsiniz. Ben, o gün, Bayezid […]

Daha fazla oku
Türkiye Selçukluları – II. Mes’ud’un İkinci Saltanatı ve Türkiye Selçuklu Devleti’nin Sonu Dönemi-

II. Mes’ud’un İkinci Saltanatı ve Türkiye Selçuklu Devleti’nin Sonu Bu sırada Hemedan’da bulunan II. Mes’ûd ikinci kez olmak üzere sul­tanlığa getirildi (1302) ve Konya’ya dönerek tahta oturdu. Onun bu ikinci hü­kümdarlığı esnasında adının geçmesi bir isyanla ilgilidir. Aksaray-Niğde arasında Develühisar (Dulhisar) Kalesi’ni Cahıoğlu adında bir şahıs işgal etmişti, Abışga ve Sultan Mes’ûd bu kaleyi kuşattılarsa […]

Daha fazla oku