Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
00:03 - 17 Şubat 2016
Bir kısım din cahilleri “İmam Azam zamanında teşekkül eden bir mezhep oluşumu yoktur , Hanefilik onun adına uydurulmuş ve ona isnat edilmiş bir mezheptir” diyerek hadis-i şeriflerin Efendimize (s.a.v.) olan nispetini inkar ettikleri gibi Hanefi mezhebi ile İmam-ı Azam Ebu Hanife arasındaki nispeti de bu ucuz yaklaşımla inkar ederler..Oysa İmam-ı Azam üzerine yazılan menkıbe kitapları […]
Arif
16:31 - 13 Şubat 2016
0 Yorumlar
Ebu Hanife’nin akılcılığı (?) hadisçiliğinin önünde midir? 1-Aşağıda, Yaşar Nuri Öztürk’ün İmam Azam’ı geleneksel ehl-i sünnet çizgisinden farklı bir yere taşıma gayretini ve bu gayrete hem İmam Azam’ın kendi kaleminden hem de Hanefi mezhebi alimlerinden çıkan cevabı okuyacağız..”İmam Azam akılcıydı, Kur’an’dan başka kaynak bilmezdi, sadece bir hadisi kabul ederdi” gibi bir çok safsata […]
Arif
20:13 - 7 Şubat 2016
0 Yorumlar
Bu yazının ele alınışının asıl nedeni ‘Ebu Hanife’ye yöneltilen eleştiriler ve bu eleştirilerin haklılık payının’ izharıdır. Bu yüzden Ebu Hanife’nin nerede yaşadığı,çevresi,öğrencileri,şahsiyeti,takvası,menkibeleri,metodu gibi konular üzerinde pek durmadık.Bu yazı daha çok,ona yöneltilen eleştirilere cevap verme amaçlı ele alınmıştır. Ebu Hanife (İmam A’zam) kimdir ? Asıl adı Numan olup 80 (M.699) yılında Kufe’de doğup 150 […]
Arif
16:43 - 30 Ocak 2016
0 Yorumlar
Kur’an’ın hükümleri genel bir tasnifle itikat, muamelat (ibadet) ve ahlak olmak üzere üç kısma ayrılır. İtikat ile akait ilmi, muamelat ile fıkıh ilmi, ahlak ile de tasavvuf ilmi ilgilenir. Bu üç alan baş, gövde ve ayaklardan oluşan bir vücuttur. Bu alanların ve bu alanlara ilişkin söz konusu ilimlerin ayrılığı teklif ve tasavvur dahi olunamaz. Bilinçli […]
Arif
14:51 - 30 Ocak 2016
0 Yorumlar
Kur’an’ı Kerim’i anlamada bir problem olarak “modern zihniyet” Buraya kadar önce Kur’ân-ı Kerim′i anlamanın yolu yordamı konusunda bir ufuk olarak Ashab’a işaret ettik ve Ashab’ın Kur’ân-ı Kerim′i, Peygamber’e ittiba ile Peygamber’i takiple anladığını, yani hoca talebe ilişkisinde olduğu gibi Kur’an-ı Kerim’i Peygamber’in dizinin dibine oturup ondan aldıkları çok yönlü eğitimle anladıklarını konuştuk. Daha sonra […]
Arif
14:39 - 30 Ocak 2016
0 Yorumlar
– 1.bölüm – Soru: Hocam, Kur’ân-ı Kerim’i nasıl okumalı ve nasıl anlamalıyız? Birilerinin bize okuyup anlatması mı yoksa doğrudan bizim okuyup anlamamız mı daha doğru bir yol? Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahirabbi’l-alemînve’s-salâtüve’s-selâmüalâmuhammedin ve alââlihî ve sahbihîecmaîn… Aslında iki ayrı başlıkla iki ayrı oturumda ele alınması gereken iki ayrı konu. Ama biz meselenin Kur’ân-ı Kerim′i okuma boyutuyla değil de […]
Arif
15:50 - 14 Kasım 2015
0 Yorumlar
“Ben çok hadîs okurum. Ciltler dolusu hadîs kitaplarım var. Peygamberimiz ne dediyse öyle amel ederim. Mezheb vs. hikâye “diyorlar. Halbuki bu ifadelerin, sahabe nazarında hiçbir değeri yoktur ve tümden palavra ifadelerdir. Çok hadis bilmek, ictihad edebilmek anlamına geliyormuş gibi anlıyorlar ki bu da çok yanlış bir düşünce. FATİH KUT: Yani çok hadis bilmek o […]
Arif
15:39 - 19 Ekim 2015
0 Yorumlar
MUKADDİME MEZHEB İMAMLARI NAZARINDA HADÎSLERİN DEĞERİ Onların hadîs’e bağlanma hususundaki şiddetli arzularını ve hadislerle amel etmeğe olan aşırı rağbetlerini anlayabilmemiz için, imamlar nazarında hadîslerin değerini açıklayacak kısa bir mukaddimeye ihtiyaç vardır. İmam Ebû Hanife (80-150) şöyle demiştir: “İçlerinde hadîsle meşgul olanlar bulunduğu müddetçe insanlar salâh içersindedirler. Ne zaman ilmi, nadîs’in dışında ararlarsa o zaman bozulurlar!”(Şarani,Mizanul […]
Arif
18:50 - 12 Ekim 2015
0 Yorumlar
Bugün “kaynaklara inelim” diye tutturan bazı iyi niyetli, fakat bilgi bakımından yetersiz Müslümanlarla karşılaşıyoruz. Kaynaklara inmek için Kuran-ı Kerim’i veya hadisi şerifleri tercümelerinden okuyabilmek yetmez. Hatta asıllarından okuyabilmek de yetmez. Lisan, çünkü gerekli, hatta elzem bir şart olmakla beraber yeterli değildir. Bunun yanında, islâm fıkhı üzerinde ciddi bir eğitim ve öğretim de gereklidir. Fıkıh değil […]
Arif
17:14 - 2 Ekim 2015
0 Yorumlar
Asrı saadette ashabdan her biri,Râsulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’den işitmiş olduğu Kur’an ve hadisle hükmederdi.Kendileri vahyi müşahade ettiklerinden dolayı,karşılarına çıkan herhangi bir hükümle müşkül çekmezlerdi. Allah’ın Rasûlü sallallâhu aleyhi ve selem de ümmetin, ashabın arkasında gitmesini emretmiştir.Tâbiîn ve tebei tâbiîn devresinde heva ve hevesler çoğalınca,en itimadlı müctehidlerin arkasında gitmenin vacib olduğu hakkında, Ehli Sünnet […]

0 Yorumlar