İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
01:37 - 13 Temmuz 2015
Kalbin ıslahı hüzün ve kaygıdadır; devası ise Allah’ı zikre devam etmektir. Kalbin fesadı, dünyevi ve nefsanî sevinçlerden kaynaklanır. Hastalığı ise, Allah’ın zikrinden yüz çevirmesi ve Allah’ın zikrinden kendisini uzaklaştıracak şeylere yönelmesidir. Balık için su ne ise, nefs için de sevinç odur. Balığın hayatı su iledir, karada kaldığı zaman yaşayamaz. Nefs de dünyevi sevinçlerden alıkonulduğu zaman solar […]
Arif
01:56 - 12 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim DÖRDÜNCÜ NÜKTE İnsan, şu kâinat içinde pek nazik ve nazenin bir çocuğa benzer: Zaafında büyük bir kuvvet ve aczinde büyük bir kudret vardır. Çünkü, o zaafın kuvvetiyle ve aczin kudretiyledir ki, şu mevcudat ona musahhar olmuş. Eğer insan zaafını anlayıp, kàlen, halen, tavren dua etse ve aczini bilip istimdad eylese, o teshirin […]
Arif
01:10 - 9 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Şeytanın mühim bir desisesi, insana kusurunu itiraf ettirmemektir, tâ ki istiğfar ve istiâze yolunu kapasın. Hem nefs-i insaniyenin enâniyetini tahrik edip, tâ ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin, adeta taksirattan takdis etsin. Evet, şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez. Görse de, yüz tevil ile tevil ettirir. (1) وَعَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ […]
Arif
01:07 - 9 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim İ’lem eyyühe’l-aziz! Gafil nefis, âhireti dünyanın bitişiğinde ve dünya ile bağlı bir menzil zannediyor. Bu itibarla nefsin elinde iki silâh vardır. Dünyanın zeval ve fenasının eleminden kurtulmak için âhireti düşünmekle ümitvar olur. Âhiret için lâzım olan a’mâl külfetine gelince, gaflet veya tegafül ile ondan da kendisini kurtarır. Ölmüş olanların hayatta olmadıklarını düşünmüyor. Ancak, sefere […]
Arif
00:41 - 9 Temmuz 2015
0 Yorumlar
İ’lem eyyühe’l-aziz! Nefs-i nâtıkanın en yüksek matlubu devam ve bekadır. Hattâ vehmî bir devam ile kendisini aldatmazsa hiçbir lezzet alamaz. Öyleyse, ey devamı isteyen nefis! Daimî olan bir Zâtın zikrine devam eyle ki, devam bulasın. Ondan nur al ki sönmeyesin. Onun cevherine sadef ve zarf ol ki kıymetli olasın. Onun nesim-i zikrine beden ol ki, […]
Arif
02:22 - 6 Temmuz 2015
0 Yorumlar
İnsan ancak kendinden gafil,olduğunda ”zaman” hakikatini unutuyor. Onun da bir yaratık olduğunu, onun da vadesinin dolacağını unutuyor.. Gecenin karanlığı sizi sarıpta gözleriniz uykuyla kapandığında zamanın geçişini fark ediyor musunuz ? Eğer belirli vakitlerle ilginiz yoksa, zamanın hiç yürümediğini zannedebilirsiniz. Ama o, sizin gafletinizin dışında, siz onun farkında olsanızda, olmasanız da kendi vadesini doldurmak üzere, fakat […]
Arif
12:52 - 4 Temmuz 2015
0 Yorumlar
“Ey Nefs, seni bu gördüğüm yollara sevk eden şey birinci derecede ‘Cehl’ ve ikinci derecede ‘Şehvet’dir. Âdem -Allah’ın selamı üzerine olsun- devrinden beri dünya yüzünde her ne fitne ve fesad olmuş ise ekserisi Cehl yüzünden olmuştur. Cehl bertaraf olsa Şehvet seni pek de fenalığa sevk edemez. Îlahî mahlukât içinde Cehl’den alçak ve bundan rezil bir […]
Arif
17:11 - 21 Haziran 2015
0 Yorumlar
İkinci sultan şeytandır. Nefis ise şeytanın vekilidir. Komutanları ise kibir, hased, buhl (cimrilik) açgözlülük, öfke, kahkaha ve maskaralıktır. Sözü geçen bu yedi fiil muhafızlardır. Bundan dolayı kalbin sağ tarafında yedi kale vardır. Her kalede bir muhafız görevlendirilmiştir. Her bir muhafızın yüz bin komutanı vardır. Şimdi, hased ve buhul, dünyayı terk etmekle; bunların tamamı sabr […]
Arif
17:15 - 15 Haziran 2015
0 Yorumlar
Adil olmak yasaklardan şiddetle kaçınmak demektir. “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hûd Sûresi, 112) âyeti adaletin zirvesi olarak kabul edilmiştir. Adil insan gidişatı düzgün, kendisinden hoşnut olunmuş kimse demektir. Adl, “doğru hüküm vermek” ve “her şeye hakkını vermektir”. Bir şey, başka bir şeye denk olduğunda onun dengidir denilir. Adl, “bir şeyin değeri ve karşılığı” anlamında da […]
Arif
00:01 - 4 Haziran 2015
0 Yorumlar
Mü’minin kalbinde parlayan ilk yıldız “hüküm yıldızı”dır; sonra “ilim ayı”, sonra “ma’rifet güneşi” gelir. Mü’min, hüküm yıldızının ışığıyla dünyâya bakar. İlim ayının ışığıyla âhirete bakar. Ma’rifet güneşinin ışığıyla Mevlâ’sına bakar.. Nefsi mutmainne bir yıldızdır. Kalb-i selîm bir aydır, saf/tertemiz sır, bir güneştir. Nefsin makâmı kapıdadır. Kalbin makâmı huzurdadır. Sırrın makâmı ise özel odada, Cenâb-ı Hakk’ın […]

0 Yorumlar