Felsefe
Din ve Ahlak5 Haziran 2026
Arif
17:17 - 22 Ağustos 2015
Ey oğul! *Dünya nedir bilir misin? Kadınlar, oğullar, mallar, şan, şöhret, liderlik, eğlence ve oyun gibi seni Hak Sübhânehû’dan uzaklaştıran ve O’na ulaşmanı engelleyen her şey dünyadır. Boş şeylerle meşgul olmak da dünyaya dâhildir. Ahiret işleriyle ilgisi olmayan ilimler de dünyadan kabul edilir. Astronomi, mantık, geometri, aritmetik vb. faydasız ilimleri tahsil etmek faydalı olsaydı filozoflar […]
Arif
17:15 - 22 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Aziz kardeşim! Bilmelisin ki, ebedî kurtuluşa erişmek için üç temel esasın elde edilmesi insan için mutlaka gereklidir. Bu üç esas ilim, amel ve ihlâstır. İlim iki kısımdır. Bir kısım vardır ki, bundan maksat ameldir. Bu ilmin açıklamasını/ifa/ı ilmi üstlenmiştir. Diğer bir kısım vardır ki, bundan maksat da sadece kalp için yakîn (kesin kanaat) ve inanç […]
Arif
17:02 - 22 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Bilmelisin ki, bu dünya dış görünüşü itibariyle tatlıdır. Görünüşte bir cazibeye sahiptir. Fakat o gerçekte öldürücü zehir ve boş bir metadır. Dünyaya dönük olan alaka ve irtibatın arkasında bir fayda yoktur. Dünyanın makbul gördüğü kimse rezil, ona kendini kaptıran da delidir. O tıpkı altınla donatılmış pislik ve şekere bandırılmış zehir gibidir. Akıllı kimse odur ki, […]
Arif
16:26 - 21 Ağustos 2015
0 Yorumlar
43.MEKTUP Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhârî’ye göndermiştir Tevhidin, vahdet-i vücûd ve vahdet-i şühûd olmak üzere ikiye ayrıldığı, kişiye gerekli olanın vahdet-i şühûd olduğu Allah size selamet versin, şahsınızı lekeleyecek şeylerden sizi muhafaza etsin, sizi zedeleyecek şeylerden korusun… Tasavvuf ehline göre iki çeşit tevhid vardır: vahdet-i şühûd ve vahdet-i vücûd. Vahdet-i şühûd, tek olanı müşahede etmektir. […]
Arif
01:13 - 17 Ağustos 2015
0 Yorumlar
İmam Rabbani “Kıyamet günü insanların en ağır azap görecek olanı, Allah Teâlâ’nın ilminden faydalandırmadığı âlimdir, ” Nasıl bu âlimlerin ilmi kendilerine zarar vermesin ki! Allah katında en değerli mertebe olan ilim rütbesini alçak dünyanın mal, mevki, eş, dost ve makam gibi gelip geçici menfaat sağlama aracı haline getirmişlerdir. Halbuki dünya, Allah katında değersiz bir şey […]
Arif
01:09 - 17 Ağustos 2015
0 Yorumlar
29.MEKTUP Farzların edasına teşvik, sünnet ve adaba riayet; farzlara öncelik vermek; yatsı namazını geciktirmekten ve abdest suyunu içmekten men; müritlerin şeyhlerine veya başkalarına yaptığı secdeden men Allah Teâlâ, kendisinde (mâsivâya) göz kayması bulunmayan beşeriyetin efendisi Resûl-i Ekrem hürmetine bizleri bağnazlık ve haddi aşmaktan korusun, karamsarlık ve üzüntüden kurtarsın. En güzel salâtlar, en mükemmel selamlar ona […]
Arif
00:59 - 17 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Bazı şeyhlerin, manevi sarhoşluk esnasında küfre övgü, bele zünnar bağlamaya teşvik ve buna benzer türden sarf ettikleri sözler zâhirî manasına yorulmaz. Bunların hepsinin bir yorumu ve açıklaması vardır. Nitekim sekr halinde bulunanların sözleri akla ilk gelen zâhirî manasında anlaşılmayıp yoruma tâbi tutulurlar. Çünkü onlar, sekr halinin kendilerini kaplaması nedeniyle bu sakıncalı şeyleri işleme konusunda mazurdur. […]
Arif
00:49 - 17 Ağustos 2015
0 Yorumlar
“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. İşiten ve gören O’dur” (Şûrâ,42/11). Bu âyetin başı katıksız tenzihi ispat etmektedir. Âyetin devamındaki, “O işiten ve görendir” ifadesi de bu tenzihi tamamlayıcı mahiyettedir. Bunun izahına gelince, işitme ve görme vasfının mahlûkata da nisbet edilmesi kısmen de olsa Allah Teâlâ ile aralarında bir benzerlik bulunduğu hissini uyandırmaktadır. Bu sebeple Cenâb-ı […]
Arif
22:13 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Keşfe dayalı bir hata; içtihad işinde yapılan hata hükmündedir. Özellikle, sahibinden itap ve ayıplamanın kalkması gibi.. Hatta müçtehid için bu hususta sevap derecelerinden bir derece dahi tahakkuk eder.. Ancak, keşif ehli kimse ile müçtehidin mukallidi (uyanı) arasında bir fark vardır; Şöyle ki: Müçtehid mukallidi, müçtehid hükmündedir; kendisine sevap derecelerinden bir derece verilir. Yani: Hata takdir […]
Arif
22:09 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Bilesin ki. Said o kimseye derler ki: Kalbini dünya mahabbetinden soğutup Sübhan Hakkın mahabbet ateşi ile onu tesir altına alan kimsedir. Dünya sevgisi bütün hataların başıdır; onu sevmeyi terk ise., bütün ibadetlerin başıdır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruldu: — «Dünya Sübhan Hakkın buğzettiği bir şeydir. Yarattığı günden bu yana hiç de ona iyi nazarla bakmamıştır.» […]

0 Yorumlar