İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
16:02 - 16 Mart 2015
Modernlik geleneksel toplumlara ait yapısal unsurları yok etmemiş, onları dönüştürerek yeni biçimler vermiştir. Bu çerçevede modem toplumlara ait birey, devlet, egemenlik, bilim gibi yapısal unsurların bir değişime uğraması şaşırtıcı olmamalıdır. Otoriter ve totaliter devlet biçimlerini ve ötekine varolma hakkı tanımayan ideolojileri modernliğin ölçütü olarak algılarsak bunların zayıfladığı süreçte “tarihin sonu”nun (Fukuyama, 1994) geldiğini söyleyebiliriz. Fakat […]
Arif
06:38 - 15 Mart 2015
0 Yorumlar
Gerçekten de modernitenin evrensellik iddiası da anlamsızdır ve her geçen gün erozyona uğramaktadır. Tüm evrensellik iddialarına karşılık yerellik duyguları gelişmektedir. Evrenselliğin araçları gibi gözüken bazı olgular, iletişim, teknoloji tek düzeliği ve monotonluğu sarsmaktadır. Kaldı ki nereden bakarsak bakalım Batı toplumlumun kendilerine özgü olan ama başkalarına evrensel diye takdim edilen değerlerin yanlı olduğu her geçen gün […]
Arif
07:47 - 9 Mart 2015
0 Yorumlar
Jean Baudrillard, teknolojik gelişmenin zihinsel algılama biçimine yapmış olduğu vurgulama süreçlerinden ilham alarak, “simülasyon” kavramını ortaya attı. Simülarklar, Baudrillard’a göre gerçeğin yerine teklif edilen, lâkin gerçeğin yerine geçtikten sonra gerçek mi sanal mı oldukları ayırt edilemeyen yapılardır. Simülarklar’ın kalkış noktası sanallık olduğu için kendi gerçeklik düzlemlerinin de teknolojik bir düzlem olması gerekmektedir. Çünkü asıl yanılgının, […]
Arif
07:35 - 9 Mart 2015
0 Yorumlar
Verimliliğin en üst seviyede tezahürü olarak, insanların alışverişlerini kolaylaştıran, onlara promosyonlar ve çeşitli imkanlar sunması ile kredi kartının kullanımı tüketime ayartılmış birey için cazibeli bir iştir, hatta vazgeçilmez bir araçtır. Oysa tüketim toplumu mutlak bir tatminsizlik üretmekte ve daha fazlasını istemek üzere ayartılmış bir tüketim faaliyetini körüklemektedir. Kredi kartı ile daha akılcılaşan tüketim faaliyeti her […]
Arif
07:30 - 9 Mart 2015
0 Yorumlar
Dünyanın bütün iktidar kavgalarını, ahiret hayatının ebediliği yanında bir oyun ve kurmaca mesabesinde gören peygamberimiz, daha ölmeden hasta yatağında iktidar savaşlarının içinde buldu kendini; şu an İslam âlemi halen o savaşların ruhsuz kavgaları, kanlı ve dehşetli faciaları içinde boğulup duruyor: Dönüşüm daima ironik oluyor, hatta traji-ironik. Kaynak: Hece Dergisi,Batı Medeniyeti Özel Sayısı
Arif
07:26 - 9 Mart 2015
0 Yorumlar
Zweig,Bir sempozyum dolayısıyla Rusya’ya gitmiştir. Lenin’in naşını ziyarete götürürler onları. Zweig, oraya gittiğinde hayretler içinde kalır. Rus imparatorluğunun hemen her yerinden gelmiş insanlar naaşı ziyaret için uçsuz bucaksız kuyruklar oluşturmuşlardır. Binlerce insan, Lenin’in naaşını görmek için sıraya girmiş beklemektedir. Zweig der ki, şimdi Lenin’in mozolesinin tam karşı sokağında eski bir kilise vardı. Eskiden insanlar, aynı […]
Arif
22:38 - 6 Mart 2015
0 Yorumlar
Kültür, bir zihniyet biçiminin ifadesidir. Zihniyet biçimi kültürü varlıkla, insanla, nesneyle ilişki halinde gerçekleştirir. Bu yaşantıdan doğan kültürün özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz: (1) Mitolojiden beri hız kesmeden süre gelen bilme ve anlama isteği. (2) Bilgiyi güç, üstünlük ve egemenlik aracı olarak tanımlama ve kullanma eğilimi. (3) Macera arzusu. (4) Kültür ve gelenek oluşturma tutkusu. (5) […]
Arif
22:16 - 6 Mart 2015
0 Yorumlar
Batı, yaşam biçimini öyle üç yılda oluşturmadı. Sömürdü, sömürmekle elde ettiğini aklı kullanarak işledi. Parayı akılla destekledi, ilmi geliştirdi. Sonuçta aynı maddi kaynak birçok petrol ülkesinde de var, fakat o ülkeler aklı kullanmaktan yoksun. Parsellendiği için sömürecek yer kalmadığına göre ve Güney Doğu’da sahiden petrol yoksa şu aşamadan sonra yapabileceğimiz; yaşam biçimini benimsemediğimiz Batı’nın hukukuna […]
Arif
21:53 - 6 Mart 2015
0 Yorumlar
Modernite ile birlikte Batı dünyası, geçmişini temellendirdiği iki ana dayanaktan uzaklaşmayı esas almıştır. Çünkü Batı dünyası, “Antik Yunan düşünce geleneği” ve “Hristiyanlık” olmak üzere iki temel kaynakla kökleşmiştir. Ancak özellikle 17. yüzyıldaki bilgi ve bilim anlayışının evren tasavvuru üzerindeki yansımalarıyla Batı dünyası bu iki dünya görüşünden uzaklaşmaya başlamıştır. Şöyle ki Kopernik, Kepler, Galileo ve Newton […]
Arif
21:02 - 6 Mart 2015
0 Yorumlar
İlk bakışta Postmodernizm, modernitenin aksine geçmişle bağ kurulmasından yana gözükmekledir. Ama hiçbir eksen olgusu ve yargısı olmadığı için elle tutulur somut bir sonuca ulaşamamaktadır.Öznesizlik ve belirsizlik onun en temel esprisidir. Hatta mevcut haliyle günümüzdeki borsa, ciddi hiçbir gerekçeye dayanmayan iniş ve çıkışlarıyla tipik bir post modern durumdur. Yine kumar postmodernizmi simgeleyen bir olgudur; bir zarın […]

0 Yorumlar