Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
17:55 - 10 Kasım 2016
Bilgi,eylemin değişimlerine katılmaksızın,eylemi aydınlatır; manevi olan maddi olana kılavuzluk eder. Böylece her şey, kendi düzeyinde, evrensel hiyerarşide, kendisine ait olan sırada kalır; ama modern dünyada, hâlâ gerçek bir hiyerarşi kavramı nerede bulunabilir ki? Artık hiçbir şey ve hiçbir kimse normal olarak olması gereken yerde değildir; insanlar artık manevi alanda hiçbir gerçek yetki, maddi alanda ise […]
Arif
15:34 - 15 Ekim 2016
0 Yorumlar
İlk çırpıda böyle bir başlık insana garip gelebilir.”Öğrenmenin sicil dosyası mı olur?”Çünkü önemli olan her şey sicillenir, kayda geçer,tescil eder.Sicil dosyası, iki açıdan önemlidir. Birincisi,sicil, aynı zamanda başarının bir göstergesidir. Performans değerlendirmelerinde siciller gözden geçirilir.Çünkü sicil kayıtları, mazi sayfasının not defterleridir. Kırık notlar, bir anlamda eğitim ve öğretimin eksikliğinden,metod ve tekniklerin yetersizliklerinden kaynaklanır Öğrenme ile sicil arasında çok anlamlı bir […]
Arif
21:03 - 4 Ekim 2016
0 Yorumlar
İlim ilim bilmektir, İlim, kendin bilmektir. Sen kendin bilmezsen, Bu nice okumaktır ?” -Yûnus Emre “Eğitimde verimlilik” konusu, daha derinliğine bir biçimde analize tabi tutulduğunda karşımıza “gerçek öğrenme” kavramı çıkmaktadır, Eğitimden matlub ve maksud, gerçek öğrenmedir. Çünkü gerçek öğrenme, bir liyakat göstergesidir; o göstergenin ibreleri alınan diplomalar, verilen sertifikalar, duvarlara resmedilen başarı belgeleri, giydirilen […]
Arif
03:58 - 30 Haziran 2016
0 Yorumlar
İhsan FAZLIOĞLU Türk Tarih Kurumu Haziran 2013 Konumuz, felsefe ile tarih ilişkisi olduğundan, doğrudan, tarih felsefesi anlatmayacağım. Çünkü, günümüzde, tarih felsefesi dediğimizde, iki tür temel başlık söz konusudur. Birincisi, Tarih Metafiziği dediğimiz, daha çok, Alman Okulu’nun kurucusu olduğu, Kant’tan itibaren başlayan ama özellikle Herder, Hegel ve Dilthey çizgisinde devam eden bir tarih metafiziği… Tarih metafiziği, […]
Arif
22:10 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
‘Sevgiye adanmış ruhlar pek nadidedir. “Sadelikleriyle et- kilerler; sadelik belki de onların ermişliğidir. Gümüşlükte kalabalık bir aile halinde balık yiyoruz. Arka masada bir adamın sesi kulaklarımı tırmalıyor: Benim bu hayattaki zevkim para kazanmak…” Yani nasıl? Bu cümle, insanın yüzü kızarmadan, pişkin bir kahkahayla nasıl söylenebiliyor? îbni Sina’nın hayatını okuyordum, öğretmenlerinden birisi ondaki cevheri keşfettikten sonra […]
Arif
13:01 - 27 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Şimdiye değin pek çok yazımızda “Sadık bir tabiat tasavvuru ve sahih bir hayat görüşü için en asgarî şart dakik bir dildir.” yargısını kullandık ve çağdaş düşünce dünyamızda dil çerçevesinde bazı kritik noktalara işaret ettik: i. Günlük dille düşünülmesi, dolayısıyla kavramsal içerik dikkate alınmadan sözcüklerle yetinilmesi; ii. pek çok kavramın geçmiş gerçeklik küresinden ayıklama ve soyutlama […]
Arif
00:08 - 22 Mayıs 2015
0 Yorumlar
…Her eylem, her eser, kişinin sahip olduğu fikrin, duygunun tecessüm etmesidir. Süleymaniye Külliyesi, bir fikrin, bir duygunun cisimleşmesidir; hatta bütün bir şehir, bir mananın/anlamın tecessüm etmiş halidir. Her ne ki içerisindedir kişinin o dışına vurur; kafada olmayan mekanda da olmaz çünkü. Ahmedî’nin dediği gibi: “Sanmagil fikr etmeden her işe el / Ki’olur evvel fikret ü […]
Arif
14:50 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Acıkanlar yemek yer ve uykusu gelenler uyur. Hiç kimse bir diğerinin yerine karnını doyuramaz, hiç kimse bir başkasının uykusunu uyuyamaz. Bilgi de böyledir. Hiç kimse bir başkasının bildiğini bilemez. Ama iki insan aynı bilgiye sahip olabilirler. Böyle bir olayın gerçekleşmesi için her iki insanın aynı tecrübeyi geçirmiş olmaları zorunludur. Bu durumda bir soru çıkıyor karşımıza: […]
Arif
13:34 - 21 Mart 2015
0 Yorumlar
Müslümanlar bilginin insanın zihnî mekanizmasının bir türevi olmadığını bilmekle Hegelin perdesini yırtarlar. Bilgi, Yaradan’ın insana ulaştırdığıdır. Bunun ötesi zann’dan ibarettir. Dolayısıyla gerçek ve akıl arasındaki ilişki, gerçeğin algılanış alanında değil, daha ötede gerçeğin kavranış alanında kurulur. Gerçeğin kavranış alanı tasvir edilemez çünkü sabit, statik değildir. Kavrayan ve kavranılanı bu alan içinde tefrik edemeyişimiz yüzünden Müslümanlar […]
Arif
15:00 - 27 Ocak 2015
0 Yorumlar
Zamanın mı mekân üzerinde yoksa mekânın mı zaman üzerinde etkisi vardır. Bir yerde hareket yoksa orada zaman da yoktur. Coğrafyanın mı millet, milletin mi coğrafyada etkisi vardır. Millet, coğrafyanın ruhudur. Beden de ruhun coğrafyasıdır. Muhatabımız coğrafya mı, millet mi? Muhatabımız beden mi, ruh mu? Hatip, muhatabını tanıyan, tanıması gereken kişidir. Hatip, muhatabın ne soracağını önceden […]

0 Yorumlar