Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
12:21 - 26 Kasım 2015
Bismillahirrahmanirahim Beşinci Pencere Görüyoruz ki, eşya, hususan zîhayat olanlar, def’î gibi âni bir zamanda vücuda gelir. Halbuki, def’î ve âni bir surette, basit bir maddeden çıkan şeyler gayet basit, şekilsiz, san’atsız olması lâzım gelirken, çok maharete muhtaç bir hüsn-ü san’atta, çok zamana muhtaç ihtimamkârâne nakışlarla münakkâş, çok âlâta muhtaç acip san’atlarla müzeyyen, çok maddelere muhtaç […]
Arif
12:17 - 26 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Dördüncü Pencere İstidat lisanıyla bütün tohumlar tarafından; ve ihtiyac-ı fıtrî lisanıyla bütün hayvanlar tarafından; ve lisan-ı ıztırarî ile bütün muztarlar tarafından edilen duaların makbuliyetidir. İşte, bu nihayetsiz duaların bilmüşahede kabul ve icabeti, herbiri vücuba ve vahdete şehadet ve işaret ettikleri gibi, mecmuu, büyük bir mikyasta, bilbedâhe, bir Hâlık-ı Rahîm ve Kerîm […]
Arif
12:15 - 26 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Üçüncü Pencere Zeminin yüzünde, dört yüz bin muhtelif taifeden (HAŞİYE) ibaret olan bütün hayvânat ve nebâtat envâının ordusu, bilmüşahede ayrı ayrı erzakları, suretleri, silâhları, libasları, talimatları, terhisatları, kemâl-i mizan ve intizamla, hiçbir şey unutulmayarak, hiçbirini şaşırmayarak, bir surette tedbir ve terbiye etmek öyle bir sikkedir ki, hiçbir şüphe kabul etmez, güneş gibi […]
Arif
12:13 - 26 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim İkinci Pencere Eşya, vücut ve teşahhusatlarında, nihayetsiz imkânat yolları içinde mütereddit, mütehayyir, şekilsiz bir surette iken, birden bire gayet muntazam, hakîmâne öyle bir teşahhus vechi veriliyor ki, meselâ herbir insanın yüzünde, bütün ebnâ-yı cinsinden herbirisine karşı birer alâmet-i farika o küçük yüzde bulunduğu ve zâhir ve bâtın duygularıyla, kemâl-i hikmetle teçhiz edildiği […]
Arif
12:10 - 26 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Birinci Pencere Bilmüşahede görüyoruz ki, bütün eşya, hususan zîhayat olanların pek çok muhtelif hâcâtı ve pek çok mütenevvi metâlibi vardır. O matlapları, o hâcetleri, ummadığı ve bilmediği ve eli yetişmediği yerden, münasip ve lâyık bir vakitte onlara veriliyor, imdada yetiştiriliyor. Halbuki, o hadsiz maksudların en küçüğüne, o muhtaçların kudreti yetişmez, elleri ulaşmaz. […]
Arif
12:08 - 26 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Otuz Üçüncü Söz – Otuz Üç Penceredir Bir cihette Otuz Üçüncü Mektup ve bir cihette Otuz Üçüncü Söz بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ سَنُرِيهِمْ اٰيَاتِنَا فِى اْلاٰفَاقِ وَفِىۤ اَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُ الْحَقُّ اَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ اَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ )1 SUAL: Şu iki âyet-i câmianın ifade ettiği vücub ve […]
Arif
12:05 - 26 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Zeylin Beşinci Parçası Evet, nass-ı hadisle, nev-i beşerin en mümtaz şahsiyetleri olan yüz yirmi dört bin enbiyanın icmâ ve tevatürle, kısmen şuhuda ve kısmen hakkalyakîne istinaden, müttefikan âhiretin vücudundan ve insanların oraya sevk edileceğinden ve bu kâinat Hâlıkının kat’î vaad ettiği âhireti getireceğinden haber verdikleri gibi; onların verdikleri haberi keşif ve […]
Arif
12:02 - 26 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Hem kâh oluyor ki, ef’âl-i uhreviyesini öyle bir tarzda zikreder ki, dünyevî nezâirlerini ihsas etsin, tâ istib’âd ve inkâra meydan kalmasın. Meselâ اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ ilâ ahir, ve اِذَا السَّمَاۤءُ انْفَطَرَتْ ilâ ahir, ve اِذَا السَّمَاۤءُ انْشَقَّتْ ilâ ahir. İşte, şu sûrelerde, kıyamet ve haşirdeki inkılâbât-ı azîmeyi ve tasarrufât-ı rububiyeti öyle […]
Arif
12:00 - 26 Kasım 2015
0 Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Hem, Kur’ân, kâh oluyor ki, Cenâb-ı Hakkın âhiretteki harika ef’âllerini kalbe kabul ettirmek için ihzariye hükmünde ve zihni tasdike müheyyâ etmek için bir idadiye suretinde, dünyadaki acaib ef’âlini zikreder. Veyahut istikbalî ve uhrevî olan ef’âl-i acîbe-i İlâhiyeyi öyle bir surette zikreder ki, meşhudumuz olan çok nazireleriyle onlara kanaatimiz gelir. Meselâ, اَوَلَمْ يَرَ […]
Arif
11:20 - 26 Kasım 2015
0 Yorumlar
*Okuyacağınız bu bölüm aşağıdaki ilk iki âyetin tefsiridir. بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ Haşir münasebetiyle bir suâl: Kur’ân’da mükerreren 1 اِنْ كَانَتْ اِلاَّ صَيْحَةً وَاحِدَةً hem 2 وَمَاۤ اَمْرُ السَّاعَةِ إِلاَّ كَلَمْحِ الْبَصَرِ fermanları gösteriyor ki, haşr-i âzam bir anda, zamansız vücuda geliyor. Dar akıl ise, bu hadsiz derece harika ve emsalsiz olan meseleyi iz’an ile […]

0 Yorumlar