Dua

Dua

Dua, bir çocuğun babasından bir şeyler tırtıklamak istemesi türünden bir olgu değildir. Dua, Al­lah’a sığınmak ve Onun rızasını talep etmektir. Aslında dünyevî veya uhrevî taleplerin tümü, O’nun rızasında iç­kin bulunmaktadır. Onun rızasını talep eden ve O’nun rı­zasından başka bir niyeti içinde barındırmayan birisi için, somut ve özgül taleplerin her biri sefil, gülünç,’maska­ra şeyler olarak görünür. Dua, Allah’a sığınmak, onun rı­zasını talep etmek, daha da ileriye giderek Allah’la be­raber olmak ve O’nunla bütünleşmek ise, bu, aynı za­manda, kişinin Allah’ın rahmetine gark olma anlamım da tazammun eder, demeye gelir.

Rahmetin içinde yaşamayı istemekse, akla gelebilecek duaların en yücesi olmalıdır. Yunus Emre: “İsteyene ver sen onu (Cenneti), bana seni gerek, seni” derken, Cemalullahı talep ediyordu. Yani Cennetten daha fazlasına talipti: Cennet ve onun bütün makamları zaten Cemalullahta mündemiç değil miydi? Rahmet de içinde olarak… .

 

Rasim Özdenören-Eşikte Duran İnsan

Muhammed Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir